Bir okuyucum yazmış:
“Aman sen kahve içme…”
Güldüm vallahi.
Komik ama doğru.
Çünkü ben ya kahve içerken…
Ya yemek masasında…
Mutlaka bir şeyler öğreniyorum.
Ve nedense o masalardan hep köşe yazısına malzeme çıkıyor.
Geçen yine üç arkadaş oturduk.
Hem iş konuşalım hem iki sohbet edelim derken konu eski bir işçilerine geldi.
Film gibi olay.
Adam internetten bir kızla tanışıyor.
İstanbul’a gidiyor.
Kızın ailesiyle tanışıyor.
Bildiğin ciddi ilişki atmosferi.
“Gelin alışveriş yapın” diyorlar…
Adam gidiyor para harcıyor.
Yetmiyor altın alıyor.
Yetmiyor cebindekini bırakıyor.
Sonra?
Kız ortadan kayboluyor.
Telefon yok.
Mesaj yok.
Cevap yok.
Adam hesap sorunca da:
“Gezdiğine sayarsın artık” gibi bir cevap alıyor.
Ay şaka gibi…
Düşünsenize…
Adamın dönüş bileti alacak parası kalmamış.
Otobüse zor biniyor.
Evlilik vaadiyle insan dolandırmak artık yeni sektör olmuş resmen.
Tam bu hikâyeyi dinlerken benim telefona başka bir olay düştü.
Yine şehir gündeminden bir fısıltı…
İsmini tabii ki söylemem.
Benim yazılarımın raconu o.
Ama kulislerde konuşulan bazı meseleler var ki…
İnsan gerçekten duyunca şaşırıyor.
Öyle herkesin “asla yakıştırmam” diyeceği isimlerle ilgili öyle şeyler konuşuluyor ki…
İnsan duyunca gerçekten şaşırıyor.
Zaten geçen yazımdan sonra telefonlar susmadı.
Bir sürü okuyucum aradı.
Kimisi:
“Abla daha neler biliyorsun?” dedi.
Kimisi:
“Bir kahve içelim anlat” dedi.
Canlarım…
Kahvemizi içeriz.
Muhabbet ederiz.
Ama bilgi alma kısmını çok abartmayın.
Ben bilgi alırım…
Kolay kolay bilgi vermem.
Ketumum biraz.
Ama itiraf edeyim…
Bu şehir sayesinde ben de her gün yeni bir şey öğreniyorum.
Mesela geçen bir okuyucum bana:
“Bu şehirde swinger olayları çok yaygın” dedi.
Ben tabii hemen kaldım öyle.
“Swinger ne?” diye Google’a bakıyorum.
Sonra bir anda jeton düştü…
Meğer geçen yazdığım köşe yazısındaki olayın adı swinger’mış.
Ben tabii bilmiyorum böyle terimleri…
Oturup araştırdım.
Ben hâlâ sütlü kahve içip mutlu olan bir insanım…
Millet ilişkilere yeni yazılım yüklemiş.
Meğer çiftlerin kendi rızalarıyla başka insanlarla ilişki yaşadığı bir düzenmiş.
Modern ilişki diyen var.
Özgürlük diyen var.
Yeni nesil ilişki biçimi diyen var.
Ay bilemedim…
Bir de anlatılanlara göre bunlar kendi aralarında partiler düzenliyormuş.
Birbirlerinin onayını alıp eş değiştiriyorlarmış.
Hatta dedim ki;
Bir gün biri bana böyle bir partinin yerini söylese…
Gidip ilişki araştırması yapacağım.
Çünkü benim merak duygum bazı insanların aşk hayatından daha hareketli.
Şimdi kimse kusura bakmasın da…
Ben buna biraz “aldatmanın medeni hali” gözüyle bakıyorum.
Çünkü olayın özeti yine aynı yere çıkıyor gibi geliyor bana.
Sadece bu sefer:
“Git aldat ama haberim olsun” versiyonu.
Aldatma demişken…
Hep erkekler mi aldatıyor canım?
Vallahi kadınlar yapınca daha büyük olay oluyor.
Bir tanıdığım anlatıyor…
Kuzeninin başına gelmiş.
Adam evli.
Üstelik çocukları da var.
Kadın bir firmada çalışıyormuş.
Meğer patronuyla yasak aşk yaşamaya başlamış.
Yetmemiş…
Bir de hamile kalmış.
Tabii sonrasında evlilik bitmiş.
Boşanmışlar.
Çocuk annede kalmış falan…
Ama insan duyunca gerçekten afallıyor.
Çünkü toplum erkek aldatmasına o kadar alışmış ki…
Kadın yapınca millet bir durup:
“Vay be…” diyor.
Bakın yanlış anlaşılmasın…
Aldatan erkek de yanlış, kadın da yanlış.
Ama toplumun şaşırma refleksi bile değişik çalışıyor.
Adına özgürlük mü dersiniz…
Modernlik mi dersiniz…
Yeni dünya düzeni mi dersiniz…
Vallahi bana çok uzak.
Swinger mevzusuna da gelecek olursak…
Vallahi öyle herkesin birbirine ilişki kullanım şartları gönderdiği şeyler bana göre değil.
Benim sinir sistemim kaldırmaz.
Tokadı yapıştırır çıkarım ortamdan.
Çünkü bazı şeyler modernleşmiyor…
Sadece insanların tahammül sınırı değişiyor.