Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NÖHÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen 6. Uluslararası 7. Ulusal Doğum Sonu Bakım Kongresi, sağlık profesyonellerini ve araştırmacıları bir araya getirerek anne ve bebek sağlığındaki güncel yaklaşımları tartışmaya açtı. Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlik, doğum sonrası bakımın sadece fiziksel değil, ailenin ruhsal ve sosyal iyilik halini de kapsayan bütüncül bir süreç olduğunu vurguladı.
Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sağlıkta kullanımı
Kongrenin en dikkat çekici başlıklarından birini yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamaları oluşturdu. Uzmanlar, sezaryen risklerinin yapay zekâ ile değerlendirilmesi, doğum sonrası depresyonun makine öğrenmesi yöntemleriyle öngörülmesi ve tele-sağlık sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi yenilikçi çalışmaları paylaştı. Sanal gerçeklik destekli emzirme eğitimleri ve giyilebilir sağlık teknolojileri, geleceğin bakım modelleri arasında öne çıkarıldı.
Afet ve iklim krizinin anne sağlığına etkileri
Bilimsel programda sadece klinik uygulamalar değil, çevresel faktörlerin sağlık hizmetlerine etkisi de geniş yer buldu. Özellikle afet durumlarında bakımın sürdürülebilirliği, iklim krizinin anne ve bebek sağlığı üzerindeki riskleri ile yoksulluğun sağlık hizmetlerine erişimde yarattığı engeller detaylıca ele alındı. Bu oturumlarda, çevresel tehditlerin doğum sonrası bakım politikalarına entegre edilmesi gerektiği vurgulandı.
Psikososyal destek ve yas danışmanlığının önemi
Kongre, annelerin yanı sıra babaların da yaşayabileceği doğum sonrası depresyon süreçlerini ve ailelerin psikososyal destek ihtiyacını merkeze aldı. Perinatal kayıp yaşayan ailelere yönelik yas danışmanlığının güçlendirilmesi gerektiğinin altı çizilirken, anne-bebek bağlanması, uyku sorunları ve aile desteği gibi konularda kanıta dayalı klinik uygulamalar üzerinde duruldu. Dört gün süren etkinlik, bilimsel oturumların yanı sıra düzenlenen kurslar ve kültürel gezilerle tamamlandı.