Hadi gözümüz aydın. Günlerdir "Kiminle başlayacağız, derbi ne zaman, zorlu deplasmanlar hangi haftaya denk gelecek?" diye papatya falı açıp duruyorduk. Nihayet Riva’dan beklenen haber geldi ve Nesine 3. Lig 2026-2027 sezonunun yol haritası önümüze serildi.
Fikstür masanın üstünde duruyor. Şöyle bir yukarıdan aşağıya süzdüm. Karşımızda adı sanı ne olursa olsun, bu ligin gerçekleri var. Ama daha da önemlisi, bu ligin çok üzerinde bir büyüklüğe sahip olan Eskişehirspor gerçeği var.
Açılış Evimizde, Meşaleleri Hazırlayın!
Sezonu 6 Eylül’de, kendi evimizde Alanya 1221 maçıyla açıyoruz. Bu liglerde sezona nasıl başladığınız, camiaya nasıl bir mesaj verdiğiniz çok önemlidir. İlk maçta o tribünleri hınca hınç doldurup, o meşaleleri yakıp Alanya temsilcisine bu şehrin deplasman olduğunu daha ilk dakikada hissettirmeliyiz. İç sahada firesiz gitmek, şampiyonluk şarkılarının bestelendiği yerdir. İlk hafta alınacak üç puan, sonraki Uşak ve Biga deplasmanlarına cebimizde büyük bir özgüvenle gitmemizi sağlar.
11. Hafta: Şehrin Kalbi Duracak
Fikstürde hepimizin gözünün gayriihtiyari aradığı bir hafta vardı: Eskişehir Anadolu SF maçı. Takvimler 11. haftayı gösterdiğinde bu şehirde adeta hayat duracak. Evet, belki deplasman statüsünde oynayacağız ama hepimiz biliyoruz ki o gün o stadyumun her köşesi siyah-kırmızının asaletine bürünecek. Bu bir rekabetten ziyade, Eskişehir’in futbol kültürünün gövde gösterisi olacak. Kimsenin şüphesi olmasın; o gün kazanan dostlukla beraber Eskişehirspor’un şampiyonluk inancı olacaktır.
Karşıyaka ve Bucaspor: İlk Yarının Final Virajı
Fikstürün en kritik, en can yakıcı dönemi ise şüphesiz ilk yarının son düzlüğü. 15. haftada İzmir deplasmanında Karşıyaka, hemen ardından iç sahada Bursa Nilüfer ve ilk yarının kapanışında yine İzmir’de Bucaspor.
Burası tam anlamıyla bir "şampiyonluk testi." Eğer Eskişehirspor, o son 3 haftalık viraja lider ya da liderin hemen ensesinde girer ve oradan minimum hasarla çıkarsa, ikinci yarıda kimse bu takımın önünü kesemez. Karşıyaka ve Bucaspor gibi köklü camialarla oynanacak maçlar, bu ligin kalitesini artıracağı gibi bizim takımın da gerçek gücünü ortaya koyacaktır.
Sözün Özü;
Yolumuz uzun, ligin yolları engebeli, deplasmanları uzak ve yorucu olabilir. Akşehir’den Söke’ye, Ayvalık’tan Denizli’ye kadar her hafta bir savaş bizi bekliyor. Ancak unutulmamalıdır ki; bu ligdeki hiçbir takımın arkasında Eskişehirspor’un sahip olduğu o muazzam, o cefakar taraftar gücü yok.
Bu fikstür bize sadece rakipleri söylüyor; şampiyonu ise her zaman olduğu gibi yine Kırmızı Şimşekler’in inancı belirleyecek.
Ayaklarımız yere sağlam basacak, rehavete kapılmayacağız. Şimdi armanın arkasında kenetlenme, 6 Eylül’e kadar o inancı bileme vakti. Bu hikayenin sonu 2. Lig olsun!