Samsun'un hareketli noktalarında gitarı ve sesiyle dikkat çeken Sadık Keleş, şehrin günlük temposuna müzikal bir dokunuş ekliyor. İstanbul'daki yaşamının ardından memleketine dönen 37 yaşındaki müzisyen, Cumhuriyet Meydanı'ndan sahil şeridine kadar uzanan geniş bir alanda sanatını icra ederek geçimini temin ediyor.
Günlük performans rotası ve çalışma disiplini
Sadık Keleş, müzikal faaliyetlerini belirli bir disiplin çerçevesinde yürütüyor. Gün içerisinde Cumhuriyet Meydanı, Atakum Körfez ve sahil kesimi olmak üzere üç farklı noktada sahne alan Keleş, her bir lokasyonda ikişer saatlik performanslar sergiliyor. Sokak sanatçılığını bir yaşam biçimi haline getiren Keleş, dinleyicilerin ilgisi ve sundukları bahşişlerle müzik yolculuğunu sürdürüyor.
Gönüllere hitap eden bir müzik anlayışı
Sanatını icra ederken temel motivasyonunun maddi kazançtan ziyade insanlarla kurduğu bağ olduğunu vurgulayan Keleş, Yunus Emre'nin felsefesinden ilham aldığını belirtiyor. Kırmadan ve dökmeden, dinleyicilerin gönlünde yer edinmenin kendisi için en büyük başarı olduğunu ifade eden müzisyen, ses renginin İlyas Yalçıntaş ile benzetilmesine rağmen kendi özgün yorumunu ortaya koymaya çalıştığını dile getiriyor.
Ün arayışından uzak bir sanat yolculuğu
Müzik kariyerine dair beklentilerini mütevazı bir çizgide tutan Sadık Keleş, şöhret olma hırsıyla hareket etmediğini belirtiyor. Cem Yılmaz'ın yaklaşımına atıfta bulunarak yaptığı işin doğal bir sonucu olarak kazanç elde ettiğini söyleyen Keleş, gelecekte müzik alanında nitelikli işler yapmayı hedefliyor. Meydanda onu dinleyen Samsunlular ise Keleş'in sesindeki derinliğe dikkat çekerek, yeteneğinin daha geniş kitlelere ulaşabileceği görüşünü paylaşıyor.