Kayseri'nin ilim ve tasavvuf tarihinde derin izler bırakan Şeyh İbrahim Tennuri Hazretleri ile oğulları Şeyh Lütfullah Tennuri ve Şeyh Ali Sultan Hazretlerinin ebedi istirahatgahları, gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışma ile manevi hüviyetine uygun şekilde yenilendi. Türbede bulunan sandukaların üzerindeki puşide, destar ve şallar, geleneksel usuller ve estetik hassasiyetler gözetilerek aslına sadık kalınarak restore edildi.
Geleneksel sanatlar manevi mirasla buluştu
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa'nın öncülüğünde ve Hattat Mahmut Şahin'in organizasyonuyla yürütülen bu özel çalışma, hat, ebru ve murakka sanatlarını bir araya getirdi. Proje kapsamında üç sandukanın destarları Prof. Dr. Ebubekir İnan ve eşi Sevil İnan tarafından titizlikle hazırlanırken, puşide örtüleri ve şallar Ümran Berçin tarafından yenilendi. Sanduka örtüsü geleneğinin estetik bütünlüğünü korumak adına puşidelerde Kelime-i Tevhid nakışlarına yer verildi.
Vefa duygusuyla başlatılan restorasyon süreci
Çalışmanın çıkış noktası, türbeye yapılan ziyaretler sırasında sanduka örtülerinin eskidiğinin ve destarların dağıldığının fark edilmesi oldu. Prof. Dr. Ebubekir İnan, bu zatların Peygamber varisleri olarak kabul edildiğini belirterek, türbelere gösterilen özenin bir inanç ve kültür meselesi olduğunu vurguladı. İnan, bu farkındalık çalışmasıyla manevi büyüklerin huzurundaki eksikliklerin giderilerek, geleneksel Türk İslam sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Dualarla gerçekleşen teslim töreni
Hazırlıkları tamamlanan yeni puşide ve destarlar, Şeyh Camii'ndeki türbede düzenlenen anlamlı bir törenle sandukalara serildi. Kur'an-ı Kerim tilaveti ve duaların eşlik ettiği törene üniversite yönetimi, akademisyenler ve cami görevlileri katıldı. Bu çalışma, Kayseri'nin kültürel hafızasını canlı tutma ve manevi değerlere sahip çıkma noktasında önemli bir vefa örneği olarak kayıtlara geçti.