GAMZE’Lİ…

YAYINLAMA:

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…

Zamanın birinde, uzak da değil, aslında yanı başımızda bir diyarda…

Gamze’li bir kız yaşarmış.

Ama bu gamze…

Öyle gülünce iç ısıtan, göz güldüren cinsten değilmiş.

Bilakis…

Çirkin bir kadın…

İçinin çirkinliği yüzüne mi vurdu ki?

Gülüşüyle çiçek açtırmaz, yaprak soldururmuş.

Çünkü gülüşüyle gelen sıcaklık değil, sadece aldatmaca olurmuş.

 

Bu kızın diyarında herkes kendi telaşında, kendi emeğinde çabalarmış.

Kimi sabah ezanı ile kalkar, işine gücüne koşarmış…

Kimi dost bellediklerine sırt verirmiş.

Ama Gamze’li kız…

O hep hesaplı yaşarmış.

 

Gamzeli, ne zaman bir topluluğa girse önce içten içe gözlemlermiş.

“Kim en saf? Kim en temiz niyetli?”

İlk ağı, hep bu insanlara kurarmış.

Tatlı sözlerle, sahte tebessümlerle sarmalanan dostluk oyunları oynarmış.

 

Ama işin gerçeği…

Gamzeli sinsi bir hastalık…

Kanser gibi…

Bir an da sararmış…

Gönül kapılarını açanlar, çok geçmeden anlamışlar neye uğradıklarını.

Zira Gamzelinin yeri dost sofrası değilmiş.

O hep koltukların gölgesinde, paranın izinde, menfaatin peşinde koşarmış.

 

Kendini hep emekçi gösterirmiş.

Ah bir bilseniz…

Elinde defter, dilinde yalan…

“Ben bu ofiste neler yaptım neler!” dermiş.

Ama bir elinde not defteri varsa, öbür elinde kulak…

Hep birilerini dinler, sonra kulislerde ispiyonlarmış.

 

Ve o ispiyonlar, koltuk sahiplerine ulaştıkça…

Gamzelinin cebine üç beş, ruhuna koca bir boşluk dolarmış.

 

Derler ya, “Gülmeyen gamzeye aldanma.”

İşte bu masal, onun masalı.

 

Ama bitmedi…

Çünkü her masalda olduğu gibi…

Bir gün, bir ayna çıkmış Gamzelinin karşısına.

Ve bu ayna ne yalanı saklamış ne gerçeği süslemiş.

“Bak kendine…” demiş.

“Çirkinsin. Çirkinlikle besleniyorsun. Önce kalbin sonra yüzün. Yüzü boşver bir şekilde halledilir. Ama için önemli mesele…”

 

Gamzeli ilk kez sessiz kalmış.

İspiyon yok…

Koltuk yok…

Erkek yok…

Menfaat yok.

Yüzleşme var.

 

Aynaya çok bakan bizim çirkin Gamzeli…

Bu kez baktığına pişman olmuş.

Çünkü aynalar yalan söylemezmiş.

Aynalar konuşmuş:

“Tek derdin koltuk sahibi olan erkeklere yaranmak. Yaranarak iyi niyetli insanlara güç gösterisi yapmak. Halbuki bir hiçsin.”

 

---

 

Sevgili okurlarım,

Bu masalı neden mi yazdım?

Çünkü böyle insanlar hep çevremizde.

Maalesef menfaatleri uğruna dostluğu, emeği, güveni hiçe sayanlar var.

Bugün Gamze’li kızın masalını anlattım ama aslında hepimizin hayatında birer Gamze’li var.

 

Ana fikir şu:

Gamzeye değil, gönle bakın.

Yüzdeki gülüş aldatır ama kalbin samimiyeti asla yanıltmaz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *