Sezon boyunca iki farklı teknik adamla çalışan siyah-kırmızılı kulüpte, yönetimsel tercihler ve sahaya yansıyan puan ortalamaları arasındaki radikal farklar, hedefin neden ıskalandığını net bir şekilde ortaya koydu.
Yönetim kurulunun sezon başında büyük umutlarla göreve getirdiği Teknik Direktör Serdar Göçerler, Eskişehirspor’un başında yalnızca 6 müsabakada kalabildi. Bu süreçte takım 3 galibiyet, 2 yenilgi ve 1 beraberlik elde ederken, özellikle İzmir Çoruhlu ve Ayvalıkgücü Belediyespor deplasmanlarında yaşanan hesapsız puan kayıpları bardağı taşıran son damla oldu. Göçerler, maç başına 1.6 gibi düşük bir puan ortalamasında kalarak 6. haftanın sonunda siyah-kırmızılı camiaya veda etmek zorunda kaldı.
Göçerler’in ardından dümene geçen Hakan Şapcı ise Eskişehirspor’da adeta bir enkaz devralarak yeni bir dönem başlattı. Şapcı yönetiminde ligde 24 maça çıkan Kırmızı Şimşekler; 19 galibiyet, 4 beraberlik ve sadece tek bir yenilgi (Balıkesirspor'a karşı 3-0) alarak müthiş bir seri yakaladı. Tecrübeli teknik adam, çıktığı lig maçlarında 2.5 gibi elit bir puan ortalaması tutturarak takımını yeniden doğrudan şampiyonluk yarışına dahil etmeyi başardı. Ligdeki bu üstün performansa rağmen, grubun diğer iddialı ekibi Kütahyaspor’un hatasız yürüyüşü Eskişehirspor’u doğrudan üst lige çıkmaktan alıkoydu ve takımı play-off hattına itti.
Lig maratonunun ardından oynanan play-off aşaması ise Hakan Şapcı’nın yüksek lig ortalamasına tezat bir senaryoya sahne oldu. Siyah-kırmızılı ekip, play-off’taki 4 karşılaşmada Balıkesirspor ve Ayvalıkgücü Belediyespor’a deplasmanda mağlup olurken, evindeki Balıkesir rövanşını kazanmasına rağmen Ayvalıkgücü ile golsüz berabere kalarak elendi. Yapılan teknik incelemeler ve ortaya çıkan bu istatistiksel raporlar; sezon başındaki yanlış teknik direktör seçimiyle kaybedilen erken puanların, sonraki dönemde yakalanan 2.5’lik rekor ortalamaya rağmen şampiyonluğun kaçmasındaki ana etken olduğunu, play-off sisteminin ise ligdeki puan istikrarını ödüllendirmediğini tescillemiş oldu.