Futbolda transfer dönemi, bir camianın sadece kadrosunu değil, geleceğe dair vizyonunu da oyladığı en kritik süreçtir. Geçtiğimiz günlerde 61. kuruluş yıl dönümünü geride bırakan, Anadolu İhtilali’nin sönmeyen meşalesi Eskişehirspor’umuzda da bugünlerde kelimenin tam anlamıyla bir kabuk değişimi, hummalı bir yeniden yapılanma yaşanıyor. Kulübün geleceğini doğrudan etkileyecek bu sıcak gündemi; yönetim, teknik kadro ve saha içi transfer üçgeninde masaya yatırmak artık kaçınılmaz bir hal aldı.
İlk olarak işin mutfağına, yani yönetim ve teknik kadro ayağına bakmak gerekiyor. Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok liderliğindeki yönetim kurulu, göreve geldiği andan itibaren popülist söylemlerden uzak, kulübün gerçeklerine uygun bir planlama yürütmeye gayret ediyor. Teknik direktörlük koltuğuna oturan Hakan Şapcı ve ekibi ise takımın ihtiyacı olan o dinamik, savaşçı ruhu sahaya yansıtmak için kolları sıvamış durumda. Bu noktada yönetimin ve teknik heyetin en büyük sınavı; günübirlik başarı baskısına kapılmadan, kulübün mali yapısını sarsmayacak akılcı adımları atmaya devam etmek olacaktır.
Saha içine, yani taraftarın en çok merak ettiği gidenler ve gelenler dengesine geçtiğimizde ise hareketli günler yaşıyoruz. Christopher, Kaan Baysal ve Akın Akman gibi takımın önemli isimleriyle yollar ayrıldı. Bu ayrılıklar elbet kadro planlamasında bir boşluk yaratsa da, teknik heyetin kaleci Bora Göymen başta olmak üzere omurgayı oluşturan isimleri takımda tutma isteği, kadro istikrarı adına çok kıymetli bir adım.
Peki, bu gidenlerin yeri nasıl dolacak? İşte tam bu noktada yönetim, son günlerde vites yükselterek nokta atışı takviyelerle taraftarın heyecanını yeniden ateşledi.
Eskişehirspor yönetimi 25 yaş kontenjanına dahil olmayan 23 yaşındaki sağ bek Murat Şenel, 22 yaşındaki kanat oyuncusu İsmail Kulet, 25 yaşındaki defansif orta saha Ozan İsmail Koç ve 10 numara pozisyonunda oynayan 20 yaşındaki Mert Başer ile yeniden anlaşma sağladığı gelen bilgiler arasında Ayrıca, gün içinde 24 yaşındaki file bekçisi Bora Göymen ile de yola devam edileceği öğrenilmişti.
Eskişehirspor’un bu sezon ne kadar iddialı bir kadro kurmak istediğinin net bir göstergesi.
Ancak bir gerçeği asla unutmamak gerekir: İyi futbolcuları bir araya getirmek sadece bir kadro kurmanızı sağlar; ama o futbolcuları bir "takım" yapmak, yönetim-teknik kadro-taraftar bütünleşmesinden geçer. Ulaş Entok yönetimi masada mali disiplini korurken, Hakan Şapcı hocamız da bu yeni harmanlanan kadrodan kolektif bir oyun gücü çıkarmak zorunda.
Eskişehirspor’un kurtuluş reçetesi, transfer şovlarında değil; bu şanlı armanın ağırlığını bilen, sahada canını dişine takan bir oyuncu grubu yakalamaktır. Yeni gelenlerin hırsı, takımda kalanların aidiyeti ve o muazzam bando sesinin itici gücüyle Kırmızı Şimşekler, hak ettiği profesyonel liglere dönüş yürüyüşünü bu sezon dosta düşmana gösterecektir. Yolumuz açık, futbol şansımız bol olsun!