8 Mart yaklaşınca sosyal medya yine aynı cümlelerle doluyor.
“Kadın kadının yurdudur.”
“Kadın dayanışması.”
“Birlikte güçlüyüz.”
Hepsi kulağa çok güzel geliyor.
Ama bazen insan durup düşünmeden edemiyor.
Gerçekten öyle mi?
Bazen düşünüyorum da…
Kadınlar birbirine ne zaman bu kadar sert oldu?
Bir kadının kıyafetini ilk eleştiren çoğu zaman başka bir kadın oluyor.
Bir kadının başarısını ilk sorgulayan da yine başka bir kadın.
Sosyal medyada bir kadının fotoğrafının altındaki yorumlara bakın.
“Bu da kendini bir şey sanıyor.”
“Ne var bunda?”
“Kesin bir yerlerden torpili vardır.”
Oysa çoğumuz aynı hikâyenin içinden geçiyoruz.
Benzer zorlukları yaşıyoruz.
Aynı kalıplarla mücadele ediyoruz.
Bir erkek hata yaptığında “insanlık hali” deniyor.
Bir kadın hata yaptığında ise sanki mahkeme kuruluyor.
Ve çoğu zaman o mahkemenin jürisi yine kadınlardan oluşuyor.
Ama biraz durup düşündüğünüzde başka bir gerçeği de fark ediyorsunuz.
Belki de kadınlar birbirine düşman değil.
Belki sadece fazla yorulmuş durumdayız.
Çünkü kadın olmak hâlâ zor.
Hangi sektörde olursa olsun, kadınların çoğu zaman kendini iki kat kanıtlamak zorunda kaldığı bir gerçek.
Fikrini söylediğinde duyulmamak, emeğinin görünmez sayılması, ciddiye alınmak için daha fazla çaba harcamak…
Ve bir de bekâr bir kadınsanız…
İş bazen daha da karmaşık bir hâl alabiliyor.
Bekâr bir kadının sınırlarını test etmeyi kendine hak görenler, onun hayatını daha rahat yorumlayabileceğini düşünenler…
Sanki bekâr olmak bir davetmiş gibi davrananlar…
Oysa gerçek çok daha basit.
Kadın olmak zaten başlı başına güçlü bir mücadele.
Belki de tam da bu yüzden bazen birbirimize karşı daha sert olabiliyoruz.
Çünkü herkes kendi ayakta kalma savaşını veriyor.
Ama bütün bu karmaşanın içinde bir başka gerçek daha var.
Her kadın hikâyesi böyle değil.
Benim hayatımda da öyle kadınlar var.
Bu kadar karmaşanın, rekabetin ve bazen kırıcı olabilen dünyanın içinde böyle güzel yüreklere rastlamak gerçekten büyük bir şans.
Bu yüzden bugün, ilham aldığım o kadınlara birkaç cümleyle teşekkür etmek istedim.
Çünkü bazı insanlar hayatınıza sadece dost olarak girmez;
size güç veren, sizi iyileştiren, yolunuzu aydınlatan birer ışık olur.
Benim için şifa kaynağı olan, bilgeliği ve gücüyle her zaman arkamda dağ gibi duran Yeşim Yağız…
Kalbimi sıcacık yapan, en zor anlarımda bile içimi anlayan, samimiyetiyle hayatıma dokunan sırdaşım Habibe Kurt…
Habibe ve Yeşim abla daima başımın üstündedirler.
Yılların dostluğu ve yoldaşlığıyla hayatımda sağlam bir yer edinen ve hiç değişmeyen güçlü kadınım Hülya Çalık…
Sonradan hayatıma girip varlığıyla büyük bir yer kaplayan, insanın içini ferahlatan, bir gram şüphe hissetmediğim koşulsuz güvendiğim, “ çabuk yanıma gel” dediğimde nedenini sorgulamadan hemen yanıma gelenim Pınar Akarsu…
Biz Pınar’la en berbat zamanlarımızda birbirimize sarıldık. Bunları hatırlarken gülümseyerek yazıyorum. O da okurken o günleri düşünüp gülümseyecektir..
Geçen yıl tanışmış olsak da arkamda durduklarını hissettiren ve inanın hikâyelerinde en güçlü kadınlar Ece Çağlar Özyılmaz, Merve Işık Çalık ve Özlem Keskin…
Eskimeyen dostlukların en güzel örneklerinden biri olan Beyhan İşyapar…
Büyük sınavlardan geçsek de ben kırıcı konuşup onu incitsem de onun yüce gönüllülüğü sayesinde yine birlikteyiz. Galiba hayatta bana bunları öğretiyor. Ders alarak yoluma bakmayı..
Sevgisiyle içimizi ısıtan zekasına daima ihtiyaç duyduğumuz teyzemiz Minomuz…
Ve her koşulda yanımda duran, varlığıyla bana güç veren canım kardeşim Elif…
Bu kadınlar benim hayatımda gördüğüm en cesur, en yiğit, en güçlü kadınlar.
Bugün 8 Mart vesilesiyle onlara bir kez daha söylemek istiyorum:
İyi ki varsınız.
Samimi olup ismini geçirmediklerim gücenmesin. Sizlerde iyi ki varsınız..
Bu isimler bir telefon açtığımda olduğu yerden kalkıp yanıma gelecek, arkamı döndüğümde sırtımdan vurmayacak, adım geçtiğinde konuşturtmayacak, benle birlikte gerçekten sevinen üzülen, yürüyen isimler..
Biliyor musunuz bazen bir kadının hayatını değiştiren şey büyük mucizeler değil…
Yanında duran başka bir kadının samimi desteğidir.
Ve belki de Kadınlar Günü’nün gerçek anlamı tam olarak burada saklıdır
Birbirimizi küçültmek yerine büyütebildiğimiz bir dünyada.
Sevgili okuyucularım,
Kadın okuyucularım,
Gününüz kutlu olsun şimdiden.
Kendi kıymetinizi bilin.
Sevgilerimle..