ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray Sözcülüğüne atadığı Katie Zacharia, mesleki geçmişi ve ilk basın toplantısındaki performansına yönelik eleştirilerin ardından görevinden ayrıldı. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Zacharia’nın ayrılığı, göreve başladıktan yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti. Trump’ın kendisine görevini yeniden düşünmesini tavsiye ettiğini açıklaması da ayrılık sürecinin gündeme gelmesine neden oldu.
Trump: “Ben Onun Yerinde Olsam Bu Görevi Yeniden Düşünürdüm”
Trump, Zacharia’nın görevden ayrılmasına ilişkin haberler öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, sözcünün basın tarafından haksız muameleye maruz kaldığını savundu. Zacharia’ya bu görevi sürdürmek zorunda olmadığını söylediğini belirten Trump, “Katie’ye bence kendisine çok haksız davranıldığını söyledim. Basın ona çok sert davrandı. Ona bütün bunları yaşamak zorunda olmadığını söyledim. Ben onun yerinde olsam bu görevi yeniden düşünürdüm” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamasının ardından Amerikan basınında Zacharia’nın görevinden ayrıldığı ve Beyaz Saray’daki görevinden geçiş sürecine girdiği yönünde haberler yayımlandı.
İlk Basın Toplantısı Eleştirilere Neden Oldu
Zacharia, 13 Ekim’de Beyaz Saray’da ilk basın toplantısını düzenledi. 15 dakikadan kısa süren toplantıda yalnızca üç gazetecinin sorularını yanıtlaması ve açıklamalarının büyük bölümünü hazırlanan metinlerden okuması eleştirilere yol açtı.
Zacharia, daha sonra yaptığı açıklamalarda toplantıya hazırlanmak için yeterli zamanı olmadığını, brifing belgelerinin kendisine geç ulaştırıldığını savundu. Toplantıyı kısa tutmasının planlı olduğunu belirten Zacharia, Trump’ın da aynı gün gazetecilerin sorularını yanıtlayacağını söyledi.
Avukatlık Sınavını Geçemediğini Kabul Etti
Zacharia’nın mesleki geçmişiyle ilgili tartışmalar, Trump’ın atama açıklamasında kendisini avukat olarak tanıtmasının ardından yoğunlaştı. Pepperdine Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2011 yılında mezun olan Zacharia’nın California’da girdiği avukatlık sınavını geçemediği ortaya çıktı.
Zacharia, 15 Ekim’de verdiği röportajda sınavı geçemediğini doğruladı ve sınava yeniden girmediğini açıkladı. Çin’e taşınmayı planladığı dönemde sınav sonucunu önemli görmediğini belirten Zacharia, uluslararası ticari işlemler alanında çalıştığını söyledi.
ABD’de herhangi bir eyalette avukatlık ruhsatına sahip olduğuna ilişkin doğrulanmış bir kaydın bulunmaması da tartışmaları büyüttü. Zacharia ise hukuk eğitimi ve mesleki deneyimi nedeniyle kendisini “avukat” olarak tanımlamasının uygun olduğu yönünde görüş aldığını savundu.
Çin’deki Mesleki Geçmişi De Tartışıldı
Zacharia, 2011-2013 yılları arasında Çin’deki Zhong Lun hukuk firmasında uluslararası ticari işlemler alanında çalıştığını belirtti. Ancak Çin’deki çalışmasının kendisine avukatlık yapma yetkisi verdiğini gösteren doğrulanmış bir kayıt ortaya konulamadı.
Mesleki geçmişine ilişkin tartışmalar kapsamında California Eyalet Barosu’na da şikâyette bulunuldu. Şikâyette, avukatlık ruhsatı bulunmadığı halde kendisini avukat olarak tanıtmasının ve daha önce hukukla bağlantılı görevlerde çalışmasının incelenmesi istendi.
Çin Hakkındaki Sözleri De Gündem Oldu
Zacharia’nın görevinden ayrılmadan önce Çin hakkında yaptığı açıklamalar da dikkat çekti. Daha önce Çin’de yaşadığı dönemi anlatan Zacharia, ülkenin ABD’nin yerini alabilecek küresel bir güç olarak değerlendirilmesini eleştirdi.
Zacharia, “Çin nasıl dünyanın bir sonraki büyük gücü olabilir? Daha doğru düzgün tuvaletleri bile yok” ifadelerini kullandı. Çin’in altyapısını hedef alan sözleri, daha önce bu ülkede çalışmış olması nedeniyle tartışma yarattı.
Zacharia’nın görevden ayrılmasında mesleki geçmişine yönelik tartışmaların ve basın toplantısındaki performansının etkili olduğu yönünde haberler yayımlandı. Ancak Beyaz Saray tarafından ayrılığın tüm gerekçelerini açıklayan ayrıntılı bir duyuru yapılmadı.