NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, New York’taki 11 Eylül Anıtı ve Müzesi’nde düzenlenen anma etkinliğinde konuştu. Rutte, NATO’nun kolektif savunma prensibi olan 5. Madde’nin tarihte ilk kez 11 Eylül 2001’deki saldırıların ardından ABD için devreye sokulduğunu ve NATO ülkelerinin terör saldırısı sonrasında gösterdiği dayanışmayı hatırlattı. Konuşmasının ardından gerçekleştirilen söyleşide ABD ile NATO arasındaki ilişkilerin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rutte, “Bu ilişki son derece güçlü” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “NATO’ya tamamen bağlı” bir başkan olduğunu belirten Rutte, Trump’ın Avrupa ve Kanada’nın savunma harcamaları konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Rutte, savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarılması kararıyla Avrupa, Kanada ve ABD arasındaki harcamaların daha dengeli hale geldiğini ifade etti. Rutte, “Bu, hepimizi daha güçlü yapıyor. Bunu yapmak zorundayız çünkü rakiplerimizin silahlı kuvvetlerini hızla büyüttüğünü biliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ruslar NATO’nun yenilemeyeceğini düşünüyor”
NATO içerisindeki gerilimlerin Rusya’yı ittifakın kararlılığını sınamaya yöneltip yöneltmediği sorulan Rutte, Rusya’nın NATO’nun güçlü olduğunu ve yenilemeyeceğini düşündüğünü söyledi. Rutte, “Ruslar, NATO topraklarının her bir santimetrekaresini savunacağımızı biliyor” dedi.
Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta yaşadığı kayıplara da değinen Rutte, Rusların her ay 40 binden fazla personel kaybettiğini belirterek, “Kesin rakam vermek gerekirse 43 bin ölü ya da ağır yaralı” ifadelerini kullandı. Bu durumun NATO müttefiklerinin Ukrayna’ya sağladığı destek sayesinde mümkün olduğunu savunan Rutte, hava savunma sistemleri dahil gerekli silahların Ukrayna’ya ulaştırıldığını söyledi.
NATO’dan Rusya’nın siber ve hibrit saldırılarına karşılık mesajı
NATO’nun Rusya kaynaklı siber ve hibrit saldırılara karşı hazırlıklı olduğunu belirten Rutte, ittifakın karşılık vermeye yönelik tüm seçeneklere sahip olduğunu ifade etti. Rutte, “Verdiğimiz karşılıklar her zaman simetrik de değil. Her zaman bire bir misilleme şeklinde olmuyor. Ama sizi temin ederim ki Ruslar olanları biliyor” dedi.
Rusya’nın petrol ihracatını sürdürmeye çalışan eski tankerlerden oluştuğunu söylediği “gölge filo”yu örnek gösteren Rutte, İsveç, İngiltere, Fransa, Belçika ve diğer müttefiklerin attığı adımlar sayesinde bu filonun giderek yavaşlatıldığını belirtti. ABD’nin Danimarka ve Grönland hükümetleriyle imzaladığı Grönland Anlaşması hakkındaki görüşleri sorulan Rutte ise anlaşmayı “iyi bir anlaşma” olarak nitelendirdi. Adımların Rusya ve Çin’in Arktik Bölgesi’ne erişimine karşı atıldığını ifade eden Rutte, “Bu meseleyi çözdüler. Bu hafta imzalanan anlaşma, hem Danimarka, hem Grönland ve tabii ABD Başkanı tarafından da olumlu karşılandı. Bunun çok sağlam bir anlaşma olduğunu düşünüyorum. Böylece mesele artık çözüldü” diye konuştu.
“Kutlama hala gerçekleşmedi”
Ukrayna’daki savaşın mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rutte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in üst düzey generallerinden savaşın iki veya üç hafta içerisinde biteceği bilgisini aldığını söyledi. Rutte, Moskova’da tam kapsamlı işgalden dört veya beş gün sonrasına büyük bir kutlama planlandığını belirterek, “Kutlama hala gerçekleşmedi” dedi.
NATO Genel Sekreteri, Rusya’nın Ukrayna’daki kayıplarını Vietnam Savaşı ve Sovyetler Birliği’nin Afganistan’daki savaşıyla karşılaştırarak, “ABD, Vietnam’da 14 yılda yaklaşık 60 bin kişi kaybetti. Burada ise bir ayda 43 binden söz ediyoruz. Sovyetler Afganistan’da 10 yılda 20 bin kişi kaybetti. Burada bir ayda 43 binden bahsediyoruz. Diğer büyük olaylarla karşılaştırıldığında, gerçekten sarsıcı rakamlar” ifadelerini kullandı.
“Ukraynalılar cephe hattını tutmada çok daha iyi durumda”
Rutte, Ukrayna’nın savaş alanında önceki döneme kıyasla daha iyi durumda olduğunu belirtti. “Ukraynalılar, cephe hattını tutmada ve Rusya içinde derinlerdeki kritik altyapıyı vurma konusunda çok daha iyi durumdalar” diyen Rutte, Kramatorsk, Slovyansk ve Donetsk’teki bazı şehirlerin kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Bu tahkim edilmiş şehirlerin Ukrayna’nın elinde kalmasının gerektiğini belirten Rutte, mevcut değerlendirmelere göre Rusya’nın bu bölgeleri ele geçirmesinin bir veya iki yıl öncesine kıyasla çok daha zor olduğunu ifade etti. Rutte, Rusya’nın Avrupa ülkelerine yönelik hibrit saldırılarına verilebilecek en iyi yanıtın Ukrayna’ya daha fazla destek verilmesi olduğunu söyledi.
Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski’nin sözlerine atıfta bulunan Rutte, hibrit saldırı olması halinde Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçları Listesi (PURL) için daha fazla finansman sağlanacağını belirtti. Bu sistemde ABD’nin Ukrayna’ya kritik askeri destek sağladığını, finansmanın ise Kanada ve Avrupa tarafından karşılandığını ifade etti.
“Bu savaşı onurlu bir barışla sona erdirmeliyiz”
NATO içinde Ukrayna’daki savaş nedeniyle yorgunluk oluşup oluşmadığı sorulan Rutte, savaşın elbette yıpratıcı bir etkisi olduğunu söyledi. Bununla birlikte Avrupa, Kanada ve ABD’de Ukraynalıların kahramanca mücadele verdiği yönünde güçlü bir görüş bulunduğunu belirten Rutte, Rusya’nın Ukrayna’yı ele geçirmesinin önlenmesinin kritik önemde olduğunu ifade etti. Rutte, “Bu savaşı onurlu bir barışla sona erdirmeliyiz” dedi.
Rutte: “Rusya’yla savaş halinde olan NATO olsaydı, bu farklı bir savaş olurdu”
Ukrayna’nın savaş sırasında edindiği deneyimlerin NATO açısından önemine ilişkin soru üzerine Rutte, NATO’nun Rusya ile savaş halinde olması durumunda Ukrayna’dan daha fazla imkana sahip olacağını belirtti. Rutte, “Rusya’yla savaş halinde olan NATO olsaydı, Ruslara tutumumuzu göstermek için Ukrayna’nın şu anda sahip olduğundan daha fazla imkanımız olurdu. Bu, farklı bir savaş olurdu” ifadelerini kullandı.
Savaş alanında dronlar, anti-dron teknolojileri ve yapay zekanın kullanımına ilişkin de dersler çıkardıklarını belirten Rutte, Polonya’da ortak bir NATO-Ukrayna kuruluşunun savaşta elde edilen deneyimleri topladığını söyledi. Bu deneyimlerin NATO savunma planlarının bir parçası haline getirildiğini ifade eden Rutte, özellikle dron üretiminde kapasitenin önemine dikkat çekti.
Rutte, dronları önceden üretip stoklamak yerine üretim kapasitesine sahip olmanın daha avantajlı olduğunu belirterek, dron teknolojisi ve bunlara karşı kullanılan teknolojinin altı ila dokuz ay içerisinde değişebildiğini söyledi. Rusya ve Ukrayna’nın son dönemde kullandığı jet motorlu dronları örnek gösteren Rutte, “Eğer bunları önceden üretip depoda bekletseydiniz, bugün çoktan eskimiş olacaklardı” de