29 Eylül 2026, Salı
Eskişehir Durum | Eskişehir Siyaset Haberleri | İYİ Parti’den nüfus uyarısı: Önce aileye güven verilmeli

İYİ Parti’den nüfus uyarısı: Önce aileye güven verilmeli

İYİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, nüfus düşüşünün nedenlerini değerlendirerek ailelere yönelik sosyal ve ekonomik politikalar çağrısı yaptı.

İYİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, nüfus düşüşünün nedenlerini değerlendirerek ailelere yönelik sosyal ve ekonomik politikalar çağrısı yaptı.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Elif Fıçıcı
İYİ Parti’den nüfus uyarısı: Önce aileye güven verilmeli

İYİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çam, nüfus meselesinin yalnızca doğum rakamları üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek, aile kurma ve çocuk sahibi olma konusunda yaşanan güçlüklerin ekonomik ve sosyal koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çam, Türkiye’nin nüfus meselesinin aynı zamanda bir güven meselesi olduğunu ifade ederek, aile kurmayı planlayan vatandaşların yalnızca çocuk sahibi olmayı değil, çocuklarını nasıl bir ülkede ve hangi şartlarda büyüteceklerini düşündüklerini dile getirdi.

“Mesele çocuk istememek değil”

Aile kurma çağındaki vatandaşların çocuk sahibi olmayı giderek daha fazla ertelediğini söyleyen Çam, bunun nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Çam, “Çünkü mesele çocuk istememek değildir. Mesele, insanların aile kurabilecekleri, çocuklarını güven içinde büyütebilecekleri ve gelecekten umut duyabilecekleri şartların her geçen gün daha da zorlaşmasıdır” dedi.

Türkiye’nin demografik yapısının güçlü bir uyarı verdiğini savunan Çam, 2025 yılında 895 bin 374 bebeğin dünyaya geldiğini ve toplam doğurganlık hızının 1,42’ye gerilediğini söyledi. TÜİK de 2025 yılında canlı doğan bebek sayısını 895 bin 374, toplam doğurganlık hızını ise 1,42 olarak açıkladı.

Çam, 65 yaş ve üzerindeki vatandaşların sayısının 9 milyon 583 bin olduğunu, yaşlı nüfus oranının yüzde 11,1 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. TÜİK’in 2025 verilerinde 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi olarak yer aldı.

Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde Türkiye nüfusunun yüzyılın sonunda yaklaşık 76,8 milyon seviyesine gerilemesinin beklendiğini belirten Çam, “Bugün aklımızda dört rakam kalsın: 1,42, 895 bin 374, 9 milyon 583 bin, 76,8 milyon” ifadelerini kullandı. TÜİK’in nüfus projeksiyonlarında ana senaryoya göre Türkiye nüfusunun 2100 yılında 77 milyonun altına düşmesi öngörülüyor.

“Nüfus politikası aynı zamanda ekonomi politikasıdır”

Çam, nüfus politikasının yalnızca demografiden ibaret olmadığını belirterek bunun ekonomi, sosyal devlet, istihdam ve aile politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. İnsanların önce çocuk sahibi olmaya değil, önce bir hayat kurmaya karar verdiğini ifade eden Çam; yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacının ailelerin kararlarını etkilediğini dile getirdi.

Ailelerin yalnızca mevcut gelirlerini değil, çocuklarının gelecekteki eğitim ve barınma koşullarını da düşündüğünü aktaran Çam, bazı ailelerin ikinci çocuğu istemedikleri için değil, sahip oldukları imkânları ilk çocuklarının geleceğine ayırabilmek için çocuk sayısını artırmadığını söyledi.

Çam, Türkiye’nin nüfus sorununun insanların çocuk istememesi olarak açıklanamayacağını savunarak, aile kurmanın ve çocuk sahibi olmanın güven içinde planlanabileceği şartların oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Ailelerin gelecek kaygısının yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını da belirten Çam, anne ve babaların çocuklarının güvenliği, eğitimi, çevresi, şiddet ve bağımlılık riskleri ile dijital dünyanın tehditlerini de düşündüğünü söyledi. Çam, bütün bu soruların ortak noktasının “geleceğe güven” olduğunu dile getirdi.

“Sloganları değil, sonuçları konuşma zamanı”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çalışmalarına da değinen Çam, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edildiğini, ardından 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun açıklandığını hatırlattı.

Aileyi güçlendirmeye yönelik çabaları önemsediklerini belirten Çam, artık açıklanan programların yanı sıra sonuçların da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çam, “Çünkü milletimiz artık açıklanan programları değil, kendi hayatındaki değişimi görmek istiyor” ifadelerini kullandı.

Çam, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yönelik olarak aile kurmanın kolaylaşıp kolaylaşmadığı, çocuk yetiştirmenin mali yükünün hafifleyip hafiflemediği, kreş hizmetlerine erişimin artıp artmadığı ve kadınların çalışma hayatı ile anneliği birlikte sürdürebilmesine yönelik yeni imkânların oluşturulup oluşturulmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

İYİ Parti’den aile ve nüfus politikası önerileri

İYİ Parti olarak yalnızca eksikleri göstermek için değil, çözüm üretmek için siyaset yaptıklarını belirten Çam, Türkiye’nin nüfus geleceğine ilişkin önerilerini de sıraladı.

Çam, öncelikle aile kurmanın önündeki ekonomik belirsizliğin azaltılması gerektiğini söyledi. Genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılmasını, aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesini ve çocuk sahibi olmayı ekonomik açıdan destekleyen bir sistem oluşturulmasını önerdi.

İkinci olarak bakım hizmetlerinin sosyal devletin asli görevlerinden biri olduğunu belirten Çam, kreş hizmetlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması, çocuk bakımına erişimin kolaylaştırılması ve yaşlı ile engelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çalışan anne ve babalara yönelik yeni bir çalışma hayatı oluşturulması gerektiğini de söyleyen Çam; esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini, ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesini ve kadınların annelik ile meslek arasında seçim yapmak zorunda kalmayacağı bir çalışma hayatının hedeflenmesini önerdi.

Çam ayrıca çocuk güvenliğinin yalnızca fiziksel güvenlik olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların şiddetten, bağımlılıklardan ve dijital dünyanın risklerinden korunmasına yönelik önleyici sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye çocuk istiyorsa önce aileye güven vermeli”

Nüfus politikasının yalnızca doğumla başlamadığını ifade eden Çam, doğumdan yaşlılığa kadar uzanan güçlü bir sosyal devlet anlayışının önemine dikkat çekti. Çam, çocuklardan yaşlılara kadar herkesin kendisini güvende hissettiği, ailelerin yalnız bırakılmadığı ve geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.

Türkiye’nin nüfus geleceği açısından bir tercih yapılması gerektiğini belirten Çam, “Ya bu tabloyu seyredeceğiz… Ya da cesur, gerçekçi ve insan odaklı politikalarla Türkiye’nin demografik geleceğini yeniden inşa edeceğiz. Biz ikinci yolu seçiyoruz” dedi.

Çam, Türkiye’nin nüfus sorununun çözülebileceğini savunarak bunun insanlara daha fazla çocuk sahibi olmalarını söylemekten değil, aile kurmaya güven duyulacak şartları oluşturmaktan geçtiğini ifade etti.

Çam sözlerini, “Türkiye aile kurmayı kolaylaştırmadan, nüfus sorununu çözemez. Türkiye çocuk sahibi olmayı güvence altına almadan, demografik geleceğini güvence altına alamaz. Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir” ifadeleriyle tamamladı.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız