Eskişehir’de esnaflık yapan Ali Karasoy’un koronavirüs salgını döneminde iş yerine astığı anlamlı yazı, aradan geçen yıllara rağmen dikkat çekmeye devam ediyor.
2020 yılında yayılmaya başlayan koronavirüs salgını, geçmiş yıllarda çok sayıda vatandaşın zor günler yaşamasına neden oldu. Salgın döneminde insanların zor zamanlarında yalnız kalmaması ve aile bağlarının önemini vurgulamak isteyen Karasoy, hazırladığı yazıyı dükkânına astı.
Aradan geçen yıllara rağmen yazıyı kaldırmayan Karasoy, bu mesajı kaleme alma nedenini anlattı.
Karasoy, “Bu yazıyı koronavirüs salgını zamanı yazıp astım. Biz aileye çok önem veren insanlarız. Çünkü kalabalık bir ailede büyüdük. Bu virüsün sıkıntılarını yaşadığımız zamanlarda hastanelerde yaşlı insanların tek başlarına, kendi evlerinde bile olmadan ölmeleri beni çok etkilemişti” dedi.

“YAŞLILARIN TEK BAŞINA ÖLMELERİ BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ”
Salgın döneminde yaşananlardan duyduğu üzüntüyü dile getiren Karasoy, özellikle yaşlı insanların yalnız kalmasının kendisini derinden etkilediğini söyledi.
Yurt dışında yaşandığını duyduğu olayların da yazıyı kaleme almasında etkili olduğunu belirten Karasoy, insanların aile büyüklerini yalnız bırakmasına dikkat çekti.
Karasoy, “Yurt dışında ise duyduğumuz olaylardan, insanların aile büyüklerini hastanelerde ölüme terk etmeleri gibi olaylar beni o zamanlarda bu yazıyı yazmama vesile oldu. Bir gün oturdum ve bu duygular ile kalemi ele alıp yazdım. Çünkü o günlerde gerçekten çok üzülüyordum. Yaşlıların bir başına, hastane köşelerinde ölmeleri beni çok etkilemişti. Sonuç olarak böyle bir yazı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
“BÜYÜKLERİMİZ ÇOK KIYMETLİ”
Ali Karasoy’un dükkânına astığı yazıda ise büyüklerin kıymetine, aile bağlarına ve zor zamanlarda birbirine sahip çıkmanın önemine vurgu yapılıyor.
Karasoy’un yazısında şu ifadeler yer alıyor: “Büyüklerimiz çok kıymetli olduklarını onlara çok ihtiyacımız olduğunu, onlarsız bu karanlık yoldan çıkamayacak olduğumuzu ve onları çok sevdiğimiz hissettirelim. Ve şunu unutmayalım; onları feda edersek sıra bize gelecek. Çok krizler yaşadık hayatımızda. Lakin babam ve annem hep bir yol bulur bizi çıkarırdı. Biz onları gözden çıkaran ne İngiliz ne de İtalyanız. Sıkı sıkı sarılın ve korkmayın. Onlar bizim olsa olsa panzehirimiz olur. Yeter ki biz onların virüsü olmayalım. Evinde kal değil, ‘Bizimle kal!’ deme vakti...”
Aradan geçen yıllara rağmen yazının dükkânda yerini koruması, salgın döneminde yaşananların ve aile bağlarının önemine ilişkin mesajın unutulmamasını sağlıyor.