03 Kasım 2026, Salı

Kızılinler Balkabağı Coğrafi İşaret Tescil Belgesini Aldı

Eskişehir’in yöresel değerlerinden Kızılinler Balkabağı, coğrafi işaret tescil belgesine kavuştu. Törende yerel ürünlerin markalaşması ve ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.

Kızılinler Balkabağı Coğrafi İşaret Tescil Belgesini Aldı

Eskişehir’in yöresel ürünlerinden Kızılinler Balkabağı, coğrafi işaret tescil belgesini aldı. Sınai Mülkiyet Hakları ve Coğrafi İşaretler Farkındalığı kapsamında düzenlenen törende, Eskişehir’in gastronomi ve kültürel mirasının korunması, yerel ürünlerin tanıtılması ve ekonomik değerinin artırılması konuları ele alındı.

Törende konuşan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, kentte bugüne kadar 15 coğrafi işaret tescilli ürün bulunduğunu belirterek asıl hedefin yalnızca tescil belgesi almak olmadığını söyledi. Güler, ürünlerin ticarileştirilmesi ve üretim yöntemlerinin geliştirilerek ekonomik değerlerinin artırılması gerektiğine dikkat çekti.

“Tescil almak kadar ürünleri ticarileştirmek de önemli”

Eskişehir’in yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu ve bu kültürel birikim içerisinde coğrafi işaret alabilecek çok sayıda ürün bulunduğunu ifade eden Güler, bu değerlerin kurumların iş birliğiyle ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Ürünlerin yalnızca üretilmesinin yeterli olmadığını belirten , pazarlama ve tanıtım süreçlerinin de geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Balkabağının uzun yıllardır mutfak kültüründe yer aldığını ancak ticari anlamda yeterince değerlendirilemediğini dile getiren Güler, farklı çeşitlerin geliştirilmesi, ürünün işlenerek paketlenmesi ve katma değerinin artırılması gerektiğini söyledi.

Coğrafi işaret tesciliyle ürünün etiketlenmesi ve standartlarının oluşturulmasının önemine değinen Güler, bu süreçte kurum olarak katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.

Durak: “Coğrafi işaret o ilin, o bölgenin kendi değeridir”

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, coğrafi işaretlerin bir kişiye ya da şirkete ait olmadığını, bir bölgenin ortak değerini temsil ettiğini belirtti.

Türkiye’nin coğrafi işaret bakımından zengin bir ülke olduğunu ifade eden Durak, ülkenin 1912 coğrafi işaret tesciliyle Çin’in ardından dünyada ikinci sırada bulunduğunu, Avrupa’da ise en fazla tescile sahip ülke olduğunu söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde tescilli 46 ürününün bulunduğunu aktaran Durak, Avrupa Birliği dışındaki ülkeler arasında bu alanda dünyada üçüncü sırada yer aldığını kaydetti.

Coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca tescillenmesinin yeterli olmadığını, tanıtım ve markalaşma çalışmalarının da yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Durak, İtalya’daki Parmesan peynirinin yıllık cirosunun 2,4 milyar avroya ulaştığını örnek gösterdi.

Durak, coğrafi işaretli ürünlerin daha yüksek katma değerle pazarlanmasının üreticilere ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağını belirterek Eskişehir’in 15 tescilli ürününün de şehir genelinde daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini dile getirdi. Eskişehirli olduğunu ve kentte bulunmaktan ayrıca mutluluk duyduğunu ifade eden Durak, yerel ürünlerin markalaşması konusunda destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi.

Dönmez: “Eskişehir ilklerin şehri”

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez de coğrafi işaretlerin yöresel ürünlerin ayırt edici özelliklerinin korunması açısından önem taşıdığını ifade etti.

Anadolu’nun bitki çeşitliliğine dikkat çeken Dönmez, Türkiye’de 13 bin 700 bitki türü bulunduğunu, bunların 3 bin 700’ünün endemik olduğunu belirtti. Eskişehir’in de bu zenginliğin bir parçası olduğunu söyleyen Dönmez, Kızılinler Balkabağı’nın tescil sürecinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Eskişehir’in bugüne kadar daha çok yöresel ve sınai teknoloji ürünleriyle gündeme geldiğini kaydeden Dönmez, coğrafi işaret alanında da önemli bir adım atıldığını belirterek tescilin kente hayırlı olmasını diledi.

Vali Yılmaz: “Tescil bir son değil, bir başlangıçtır”

Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz ise coğrafi işaretin yalnızca bir ürünü kayıt altına almak anlamına gelmediğini; ürünün yetiştiği toprağı, iklimini, üreticinin emeğini ve yıllar içinde kazandığı itibarı koruduğunu söyledi.

Coğrafi işaretin taklit ürünlere karşı koruma sağladığını ve tüketiciye güven verdiğini belirten Yılmaz, “Tescil bir son değil, bir başlangıçtır. Asıl başarı üreticimizin kazancında, esnafımızın iş hacminde, ilçelerimizin kalkınmasında ve şehrimizin marka değerinde ölçülür.” dedi.

Eskişehir’de 15 coğrafi işaret tescilli ürün bulunduğunu, 5 ürünün ise başvuru sürecinin devam ettiğini açıklayan Yılmaz, tescilli ürünlerin 9’unun Sivrihisar ilçesine ait olduğunu ifade etti. Çiğböreğin 2012 yılında tescillenen ilk coğrafi işaretli ürün olduğunu belirten Yılmaz, met helvası ve Eskişehir simidinin de bu süreci takip ettiğini söyledi. Güllaç’ın ise 1999 yılından bu yana menşe adıyla Eskişehir’in adını duyurduğunu kaydetti.

Geçen yıl tescillenen Kızılinler Balkabağı’nın kadın emeği ve alın teriyle yetiştirilen, yerel kalkınmanın önemli örneklerinden biri olduğunu dile getiren Yılmaz; İnönü manda kaymağı, Halilbağı mühürlü kavunu, Seyitgazi Sancar fasulyesi ve Çukurca kozalak yoğurdunun başvuru süreçlerinin devam ettiğini belirtti. Eskişehir Balaban Kebabı’nın da tescil sürecinin son aşamasında olduğunu ifade eden Yılmaz, ürünün yakın zamanda tescillenmesini beklediklerini söyledi.

Hedef 14 ilçenin tamamını coğrafi işaret haritasına taşımak

Eskişehir’in 14 ilçesinin tamamının coğrafi işaret haritasında yer almasını hedeflediklerini belirten Yılmaz, yerel ürünlerin gastronomi, el sanatları ve geleneksel üretimle birlikte tanıtılması gerektiğini vurguladı.

Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle bütünleştirilmesinin yerel işletmelere, esnafa, pansiyonlara ve kooperatiflere katkı sağlayacağını ifade eden Yılmaz, küçük üreticilerin tanıtım, pazarlama, ambalaj, lojistik ve geniş pazarlara erişim konularında birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Özellikle kadın üreticilerin, kırsalda emek veren vatandaşların ve geleneksel sanat ustalarının bu süreçte daha fazla yer almasını destekleyeceklerini belirten Yılmaz, yerel kalkınmanın üretici, girişimci, esnaf, kamu ve toplumun ortak çabasıyla mümkün olacağını söyledi.

Törende ayrıca Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Oğuz, kentin kültürel ve gastronomik mirasına sahip çıkmayı temel görevlerinden biri olarak gördüklerini belirtti. Oğuz, Eskişehir’in önemli lezzetlerinden Balaban Kebabı için coğrafi işaret başvurusunun başarıyla tamamlandığını ve tescil belgesini almak için beklediklerini açıkladı. Oğuz, şehrin değerlerini markalaştırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek törende emeği geçenlere teşekkür etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız