27 Ağustos 2026, Perşembe
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | ESO’dan Eskişehir sanayisi için “Vizyon 2030” hedefi

ESO’dan Eskişehir sanayisi için “Vizyon 2030” hedefi

ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin 2030 vizyonunu açıkladı. Hedef; üretim gücünü koruyarak küresel teknoloji merkezine dönüşmek.

ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin 2030 vizyonunu açıkladı. Hedef; üretim gücünü koruyarak küresel teknoloji merkezine dönüşmek.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Elif Fıçıcı
ESO’dan Eskişehir sanayisi için “Vizyon 2030” hedefi

Eskişehir Sanayi Odası, basın mensuplarıyla bir araya gelerek “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” lansman toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Eskişehir sanayisinin mevcut durumu, karşı karşıya olduğu sorunlar, sanayicilerin beklentileri ve 2030 yılına yönelik hedefler ele alındı.

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Vizyon 2030 çalışmasının değişen dünya düzenine uyum sağlama ihtiyacından doğduğunu belirterek, Eskişehir’in geleceğine ilişkin daha uzun vadeli bir bakış açısı oluşturmak istediklerini söyledi.

Kesikbaş, “2030 ve sonrası ile ilgili bir vizyon hazırlığı. Dedik ki Eskişehir Sanayi Odası olarak 2018’e kadar hazırlamış olduğumuz bu vizyon raporlarının aslında bir klasik üretim yöntemleriyle değişmeyen dünya düzeniyle alakalıydı ama değişen dünya düzenine yönelik adaptasyon yapalım. Bunu kendimize nasıl implemente edebiliriz anlayalım, bunlara bakalım. Ve 2030 ve sonrasındaki bu vizyona hem dikkatinizi çekelim” ifadelerini kullandı.

“GÜNLÜK KAYGILARIN İÇERİSİNDE DÜNYAYI ISKALIYORUZ”

Kesikbaş, Eskişehir’de gündemin büyük bölümünün günlük siyasi tartışmalar etrafında şekillendiğini, bu durumun ise dünya, ekonomi ve teknoloji gibi başlıklara yeterince odaklanılmasını engellediğini söyledi.

Bu nedenle geleceğe ilişkin bir çalışma yapma sorumluluğu hissettiklerini belirten Kesikbaş, “Kentte gerçekten kayıkçı muhabbeti çok fazla. Çok ciddi bir siyaset gündemi var. Bu siyaset gündeminin içerisinde aslında dünyayı ıskalıyoruz. Ekonomiyi ıskalıyoruz, teknolojiyi ıskalıyoruz. Birçok şeyi ıskalıyoruz. Hayatı bile ıskalıyoruz. O kadar çok işin içerisine günlük kaygılar veya sıkıntılar girmiş ki gelecekle ilgili aslında oturup bir çalışma yapma ihtiyacını, sorumluluğunu hissettik kendimizde. Şöyle bir farkındalık oluşturalım istedik” dedi.

“ESKİŞEHİR BASINI EN ÖNEMLİ KANAAT ÖNDERLERİNDEN”

Toplantının basın mensuplarıyla gerçekleştirilmesinin nedenine de değinen Kesikbaş, Eskişehir basınının kent üzerindeki etkisine dikkat çekti. Kesikbaş, son yıllardaki gözlemleri doğrultusunda basın mensuplarının Eskişehir’in en önemli kanaat önderleri arasında yer aldığını ifade etti.

Kesikbaş, “Neden bugün sizlerle birlikteyiz? Son 4-5 seneye baktığımız zaman Eskişehir’de evet, çok kıymetli kanaat önderleri, insanları var ama şunu da çok net gördüm ki benim son 5-6 yıllık tecrübem ve hissiyatım da Eskişehir basını aslında Eskişehir’in en önemli kanaat önderleri. Gerçekten siz ne yazarsanız, ne çizerseniz, ne konuşursanız, ne söylerseniz insanlar bunları ciddiye alıyor. Önemsiyor” diye konuştu.

Eskişehir’de basın mensuplarının kendilerine ait güçlü bir ekosistem oluşturduğunu belirten Kesikbaş, farklı mecralarda ortaya konulan içeriklerin kent kamuoyunda karşılık bulduğunu söyledi.

Kesikbaş, “Özellikle de basın mensupları muhtemelen bu kente özel bir durumdu. Türkiye… Eskişehir’de hepsi birer ayrı ayrı kanaat önderi olmuş. Gerçekten herkesin ayrı bir ekosistemi, herkesin ayrı bir fenometik yapısı var. Fenomen olmuşlar yani kendi gruplarında. Bir türde de böyle sosyal medyada da böyle, Meta’da da böyle, yazdığınız makalelerde de içerik olarak çoğunu da okuyorum, çoğu da sağlam” ifadelerini kullandı.

Basın mensuplarının kentte önemli bir güç haline geldiğini dile getiren Kesikbaş, “Günün sonunda gerçekten bunu kompliman olarak da hissetmeyin, Eskişehir’de bence 1 numaralı güç olmuş Eskişehir basını. Diğer kentlerde böyle mi bunu bilmiyorum. O yüzden kendinizle de ayrı ayrı bir gurur duymanız gerekiyor. Gerçekten kanaat önderi olmak çünkü önemli bir konu. Bunu başarabilmişsiniz. Sizi tebrik ediyorum” dedi.

Kesikbaş, toplantıda ayrıca ESO komite toplantılarında ortaya çıkan sonuçları ve sanayicilerin yaşadığı sorunları basın mensuplarıyla paylaşmak istediklerini belirtti.

“SANAYİ ESKİŞEHİR’E İLHAM, CAN VE KAN VERDİ”

Eskişehir sanayisinin kent ekonomisindeki önemine dikkat çeken Kesikbaş, pandemi dönemini örnek gösterdi. Kentte birçok sektörün durduğu dönemde fabrikaların üretime devam ettiğini belirten Kesikbaş, sanayinin Eskişehir açısından taşıdığı önemin bu süreçte daha net görüldüğünü söyledi.

Kesikbaş, “Çünkü sanayi, üretim Eskişehir’de gerçekten ciddi ve önemli. Bunu pandemi döneminde çok net gördük aslında. Bütün kentin durmuş olduğunu düşünün, ki bunu yaşadık. Turizm yoktu, üniversiteler yoktu, üniversite öğrencileri yoktu. Esnaflar dükkanları kapatmıştı. Her yer kapalıydı ama fabrikalar çalışıyordu. Gece gündüz çalışıyordu” dedi.

Sanayi çalışanlarının pandemi boyunca üretimi sürdürdüğünü belirten Kesikbaş, “Hiçbir işçimiz, çalışanımız, beyaz yakalımız, mavi yakalı arkadaşlarımız, sanayiyle uğraşan hiçbir insan o 2 yıllık dönem boyunca kepenklerini kapatmadı, dükkanlarını kapatmadı, hayata devam etti. Ve Eskişehir’e gerçekten hem ilham verdi, hem can verdi, hem kan verdi. Bunlar önemli. O yüzden de sanayiyi bir seviye farklı bir yere koymak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kesikbaş, Eskişehir’in geleceğinin sanayileşmeyle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Eskişehir’in yarınlarına birlikte bakıyor olmamız gerekiyor. O yüzden sanayileşmenin ne kadar önemli olduğunu biraz sonra Vizyon 2030’da da aktaracağım” dedi.

ESKİŞEHİR’İN SANAYİ GÜCÜ RAKAMLARLA ORTAYA KONULDU

Toplantıda paylaşılan verilere göre Eskişehir’de 1.800’ü aşkın üretici firma faaliyet gösteriyor. Sanayinin cirosu yaklaşık 10 milyar dolar, ihracatı ise 4,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Eskişehir, dış ticaret fazlası veren üretim merkezleri arasında gösteriliyor.

Sanayinin şehrin gayrisafi yurtiçi hasılasındaki payının 1990 yılında yüzde 28 iken bugün yüzde 44’e yükseldiği belirtildi. Türkiye imalat sanayii üretiminin yüzde 2’sinin Eskişehir’de gerçekleştirildiği aktarıldı.

Sanayinin 100 bini aşkın kişiye istihdam sağladığı, Eskişehir’de her üç aileden birinin geçimini üretimden kazandığı ifade edildi.

İhracatın yüzde 30’unu orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin oluşturduğu, kilogram başına 1,95 dolarlık ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yüzde 25 üzerinde olduğu belirtildi. Kişi başına 4 bin 900 dolarlık ihracat tutarının da Türkiye ortalamasından yüzde 40 fazla olduğu kaydedildi.

Eskişehir’in uçak, helikopter, insansız hava aracı, lokomotif, kamyon ve gemi motoru üretebilen Türkiye’nin yegâne motor üretim merkezi olduğu ifade edilirken, kentte Bakanlık tarafından onaylı 24 Ar-Ge ve Tasarım Merkezi bulunduğu belirtildi.

Türkiye’nin en büyük ikinci OSB’sinin 35 milyon metrekarelik alanıyla Eskişehir’de bulunduğu, küçük ve orta ölçekli sanayi siteleriyle birlikte kentin önemli bir sanayi ekosistemine sahip olduğu aktarıldı.

İSO-500 listesinde Eskişehir’den 19 firma, TİM-1000 ihracatçı listesinde ise 13 firma bulunduğu belirtildi. TOBB Sanayi Veri Tabanına kayıtlı 4 bin ürün içerisinde 176 üründe Eskişehir’in Türkiye’nin en yüksek üretim kapasitesine sahip şehri olduğu ifade edildi.

Dört farklı yerleşkede kurulu Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde 150’ye yakın işletmenin ve 1.000’in üzerinde araştırmacının faaliyet gösterdiği belirtildi.

Kesikbaş, mevcut üretim kapasitesine rağmen sanayinin kent yüzölçümünün yalnızca binde 4’lük bölümünde sıkıştığını belirterek, Eskişehir’in üretim potansiyelinin mevcut sanayi alanlarının çok ötesinde olduğunu ifade etti.

SANAYİCİNİN GÜNDEMİNDE ENFLASYON, FAİZ VE REKABET VAR

Kesikbaş, sanayicilerin enflasyonla mücadelede ağır bir yük taşıdığını belirtti. Üreticinin maliyet artışlarını fiyatlarına tam olarak yansıtamadığını, yüksek faizle finansman sağladığını ve kur baskısı altında ihracat pazarlarını korumaya çalıştığını söyledi.

Kesikbaş, “Enflasyonla mücadelede en ağır yüklerden birini sanayicimiz taşımaktadır. Üretici; maliyet artışını fiyatına tam anlamıyla yansıtamamakta, yüksek faizle finanse olmakta, kur baskısı altında ihracat pazarını korumaya çalışmaktadır” dedi.

Sanayiciler için enflasyonla mücadele paketinin farklılaştırılmasını istediklerini belirten Kesikbaş, “Bizler istiyoruz ki sanayicilerimiz için enflasyon ile mücadele paketi, reçetesi farklılaştırılsın. Sanayicilerimiz, gençlerimiz üretimden uzaklaşmasın” ifadelerini kullandı.

Üretimden elde edilen ekonomik değerin yeniden üretime dönmesini istediklerini dile getiren Kesikbaş, ekonomik değerin finansal kurumlar aracılığıyla tekrar üretime katılması gerektiğini söyledi.

Sanayicilerin tüm zorluklara rağmen üretime devam ettiğini belirten Kesikbaş, “İstiyoruz ki rekabetçiliğimizi kaybetmeyelim. Sahip olduğumuz gücün farkındayız. Bugün Hindistan’dan Macaristan’a kadar kuzey yarım küreden güney yarım küreye kadar olan coğrafyada en iyi sanayi bizim, en yeni fabrikalar, en güzel makinalar bizim. Yetişmiş insan kaynağımız var” diye konuştu.

Kesikbaş, Eskişehir’in sanayisizleşmemesi ve rekabet gücünü kaybetmemesi gerektiğini vurguladı.

“2026-2027 KAR YILI DEĞİL, AR YILI”

ESO’nun son iki haftadır sanayicilerle gerçekleştirdiği komite toplantılarından birinde dile getirilen sözleri de paylaşan Kesikbaş, sanayicilerin mevcut ekonomik koşullar karşısındaki yaklaşımını aktardı.

Bir sanayicinin kendisine, “2026-2027 kar yılı değil, ar yılı. Biz kardan vazgeçtik. Yeter ki yıllarca verdiğimiz emeklerimiz heba olmasın. Ödemelerimizi düzgün yapalım. Küçülmeyelim. Bizler çalışanlarımız ile bir aile olduk. Mevcut durumumuzu sağlıklı bir şekilde koruyalım” dediğini aktaran Kesikbaş, bu sözlerin kendisini hem duygulandırdığını hem de gururlandırdığını söyledi.

ESO olarak altı ayda bir sanayicilerle anket yaptıklarını belirten Kesikbaş, sorun alanlarını tespit ettiklerini ve bu konulara ilişkin hazırlanan dosyayı da basın mensuplarıyla paylaşacaklarını ifade etti.

Sanayicilerin içeride yüksek faiz, enflasyon, finansmana erişim ve öngörülebilirlik sorunlarıyla mücadele ettiğini belirten Kesikbaş, dışarıda ise yeni bir rekabet düzeninin oluştuğunu söyledi.

Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları ve “Made in Europe” sürecinin Türkiye’yi daha dezavantajlı konuma taşıdığını belirten Kesikbaş, Çin ve Kuzey Afrika ülkelerinin üretim avantajları ile Avrupa ve Orta Doğu’daki ticari varlıklarının pazarları daralttığını dile getirdi.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, dijital ürün pasaportu ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi yeni kurallara uyumun önemine de dikkat çeken Kesikbaş, teknolojik dönüşümde yaşanan gecikmelerin riskleri büyüttüğünü ifade etti.

ESO’NUN PROJELERİ: DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜM

Kesikbaş, Eskişehir Sanayi Odası’nın sanayicilerin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla son 8 yıldır çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Model Fabrika ile dijital ve verimli üretimin kurumsallaştırılmaya çalışıldığını, Eskişehir sanayisinin dijital olgunluk seviyesinin ölçüldüğünü ve kentin Türkiye ortalamasının üzerinde bulunduğunu ifade etti.

Yeşil Sanayi Birimi ile karbon yönetimi ve yeşil dönüşüme yatırım yaptıklarını, firmaları Avrupa Yeşil Mutabakatı’na hazırladıklarını söyledi.

ASEAN, Avrupa İşletmeler Ağı ve İhracat Destek Merkezi aracılığıyla yeni ve alternatif pazarların araştırıldığını aktaran Kesikbaş, ESO Akademi ile beyaz ve mavi yakalı çalışanlara geleceğin yetkinliklerinin kazandırıldığını ve yeşil yakalı liderler yetiştirildiğini belirtti.

Meslek liseleri, Mesleki Eğitim Merkezleri ve ESO’nun hamisi olduğu Odunpazarı Mesleki Eğitim Merkezi ile gençlerin sanayiye kazandırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Kesikbaş, bu süreçte Vali ve Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de teşekkür etti.

HEDEF: KLASİK SANAYİ ŞEHRİNDEN TEKNOLOJİ MERKEZİNE

Kesikbaş, mevcut çalışmaların ardından Eskişehir’in 2030 vizyonu kapsamında yeni nesil projeleri hayata geçirmek istediklerini açıkladı.

Eskişehir’in teknoloji üreten ve kentin tamamının tek kampüs olarak görüldüğü bir teknokente dönüşmesini hedeflediklerini belirten Kesikbaş, “Hedefimiz; Eskişehir’in mevcut üretim gücünü koruyarak klasik sanayi şehri modelinden teknoloji geliştiren, bilgiyi ürüne dönüştüren, nitelikli insan kaynağını şehirde tutan, küresel tedarik zincirlerinde güçlenen ve yaşam kalitesiyle yatırımcıları ve yetenekleri çeken uzmanlaşmış bir teknoloji ve sanayi merkezine dönüşmesini sağlamaktır” dedi.

Vizyon 2030 kapsamında İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi, Eskişehir Şehir Fonu, Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi, Ortak Karbon Yönetim Merkezi ve Endüstriyel Veri Merkezi gibi projelerin devlet desteğiyle hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Kesikbaş, veri merkezlerinin Eskişehir’in önemli merkezlerinden biri olmasını istediklerini belirterek, “İstiyoruz ki VERİ MERKEZLERİNİN, DATA CENTER’ların merkezi Eskişehir olsun. İstiyoruz ki gençlerimiz hayallerini gerçekleştirmek için yurtdışına gitmesinler. Eskişehir’e gelsinler. Buraya yerleşsinler. Tüm Türkiye’deki şirketler adına ARGE yapan şirketlerini Eskişehir’de kursunlar. Geleceği inşa etsinler” ifadelerini kullandı.

URAYSİM VİZYONUN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİ OLACAK

Kesikbaş, Vizyon 2030’un temel taşlarından biri olarak URAYSİM’i gösterdi. URAYSİM ve benzeri mükemmeliyet merkezlerinin tamamlanmasıyla Eskişehir’in raylı sistem araçlarının test, doğrulama ve sertifikasyonunun yapıldığı, yeni teknolojilerin geliştirildiği uluslararası bir mühendislik merkezi olacağını ifade etti.

Kesikbaş, URAYSİM’in Türkiye’yi raylı sistemler teknolojisinde söz sahibi ülkeler arasına taşıyacağını söyledi.

SANAYİCİNİN DEVLETTEN BEKLENTİLERİ SIRALANDI

Kesikbaş, sanayicilerin üretim, istihdam, ihracat ve teknolojik dönüşüm süreçlerini sürdürebilmeleri için çeşitli destek taleplerini de sıraladı.

Üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan ve teknolojik dönüşüme yatırım yapan sanayi kuruluşlarına öncelikli ve uygun maliyetli finansman sağlanmasını isteyen Kesikbaş; yatırım, Ar-Ge, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm harcamalarında uzun vadeli destekler verilmesini talep etti.

Şirketlerin nakit akışlarını düzeltecek, faturaya dayalı düşük faizli satın alma kredilerinin oluşturulmasını ve öngörülebilir teşvik mekanizmalarının uygulanmasını isteyen Kesikbaş, sektörlerin küresel rekabet koşullarına göre yeniden yapılandırılmasını, birleşme ve iş birliği modellerinin desteklenmesini istedi.

İhracatın düşük maliyetli Merkez Bankası reeskont kredileriyle finanse edilmesini talep eden Kesikbaş, “En azından ihracatımızın 1/3’üne denk gelen bir değer ile ihracat finansmanının sanayicilere kullandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

İhracat kazançlarının bozdurulması sırasında ek prim ve sübvansiyonların verilmesinin sanayicileri cesaretlendireceğini belirten Kesikbaş, bu desteklerin nakit yerine düşük faiz veya teşvik şeklinde de sağlanabileceğini ifade etti.

Kesikbaş ayrıca sanayiciler için genel para politikalarından farklı, özel olarak tasarlanmış bir ekonomi programı uygulanmasını ve kayıt dışılıkla kararlı biçimde mücadele edilmesini talep etti.

ESKİŞEHİR İÇİN LİMAN, DEMİR YOLU, ÇEVRE YOLU VE UÇUŞ TALEBİ

Eskişehir’in sanayi altyapısına ilişkin taleplerini de sıralayan Kesikbaş, başta Gemlik Limanı olmak üzere güçlü demir yolu ve kara yolu bağlantılarının kurulmasını istedi.

Uygun fiyatlı veya uzun dönem kiralama sistemine dayalı yeni sanayi alanlarının kurulmasını, çevre yolunun ve düzenli uçuş bağlantılarının hayata geçirilmesini talep eden Kesikbaş, konut ve kira maliyetlerinin de çalışanlar lehine ucuzlatılmasını istedi.

VİZYON 2030’UN 10 STRATEJİK EKSENİ

Kesikbaş, Eskişehir Sanayi Odası tarafından hazırlanan Vizyon 2030’un 10 stratejik eksen üzerine kurulduğunu açıkladı.

1. Bilgiden Ürüne: Üniversitelerde doğan bilginin sanayiye aktarılması, akademisyen, öğrenci ve sanayicinin aynı masada buluşması hedefleniyor.

2. Nitelikli İnsan Kaynağı: Gençlerin gerçek üretim ortamlarında yetişmesi, kadınların teknolojiye katılımının artırılması ve çalışanların yeni beceriler kazanması amaçlanıyor.

3. Akıllı, Verimli ve Dijital Üretim: Yapay zekâ, veri ve otomasyonun üretime daha fazla dahil edilmesi, ustaların deneyiminin teknolojiyle buluşturulması hedefleniyor.

4. Yeşil Dönüşüm: Enerji verimliliği, atıkların değere dönüştürülmesi, karbon yönetimi ve doğayla uyumlu üretim hedefleniyor.

5. Sektörel Uzmanlaşma: Havacılık, raylı sistemler, ileri seramikler ve yeni nesil malzemeler gibi alanlarda uzmanlaşmanın derinleştirilmesi planlanıyor.

6. Girişimcilik ve Şehir Fonu: Eskişehir Şehir Fonu aracılığıyla fikirlerin prototipe, prototiplerin ürüne ve teknoloji şirketlerine dönüşmesi amaçlanıyor.

7. Küresel Rekabet ve Markalaşma: Eskişehir firmalarının küresel pazarlara taşınması ve “Eskişehir’de üretildi” ifadesinin uluslararası bir marka değerine dönüştürülmesi hedefleniyor.

8. Yatırım Alanları ve Serbest Bölge: Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi ve yeni yatırım alanlarıyla üretim kapasitesinin artırılması planlanıyor.

9. Lojistik ve Küresel Bağlantılar: Eskişehir’in demir yolu, liman bağlantıları ve doğrudan uçuşlarla küresel merkezlere daha güçlü şekilde bağlanması hedefleniyor.

10. İnsan Odaklı Yerel Kalkınma: Gençlerin şehirde kalmak istediği, kadınların üretime katıldığı, teknoloji, kültür ve sanatın bir arada olduğu yaşanabilir bir Eskişehir hedefleniyor.

VİZYON 2030’UN “AMİRAL PROJELERİ” AÇIKLANDI

Toplantıda Vizyon 2030 kapsamında hayata geçirilmesi hedeflenen amiral projeler de sıralandı.

Bunlar arasında; Eskişehir İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi, Eskişehir Şehir Fonu, Eskişehir Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi, Eskişehir Teknoloji Yaşam Bölgesi, Eskişehir Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi, Eskişehir Ortak Karbon Yönetim Merkezi, Havacılık ve Raylı Sistemler Mühendislik ve Test Merkezleri, Eskişehir Endüstriyel Veri Merkezi, Eskişehir Küresel Marka ve Uluslararasılaşma Ofisleri, Liman Bağlantılı Akıllı Lojistik Koordinasyon Merkezi, Havacılık Uygulama ve Yönetim Merkezi ile Toplumsal ve Endüstriyel Dönüşüm Ofisleri yer aldı.

İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi’nin havacılık, raylı sistemler, yapay zekâ, ileri malzeme ve yeşil teknolojilere odaklanması; Şehir Fonu’nun yeni nesil yatırımlar ile teknoloji girişimlerini desteklemesi planlanıyor.

Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi’nin ihracat odaklı üretim yapan ve küresel tedarik zincirlerine entegre firmalara özel yatırım alanı olması, Teknoloji Yaşam Bölgesi’nin ise teknoloji şirketleri, araştırma merkezleri, sosyal yaşam alanları ve uluslararası kariyer fırsatlarını bir araya getirmesi hedefleniyor.

Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi ile KOBİ’lerin yapay zekâ, otomasyon, robotik ve dijital ikiz teknolojilerini deneyimlemesi; Ortak Karbon Yönetim Merkezi ile karbon ölçümü, sürdürülebilirlik raporlaması, enerji verimliliği ve yeşil sertifikasyon konularında destek sağlanması planlanıyor.

Havacılık ve Raylı Sistemler Mühendislik ve Test Merkezleri ile ortak Ar-Ge, mühendislik, prototipleme, doğrulama ve test kapasitesi oluşturulması; Endüstriyel Veri Merkezi ile yapay zekâ, savunma, raylı sistemler ve akıllı üretim teknolojilerine hizmet edecek enerji verimli dijital altyapı kurulması hedefleniyor.

Küresel Marka ve Uluslararasılaşma Ofisleriyle firmaların küresel pazarlarda sektör bazlı ve ortak hareket etmesi, Liman Bağlantılı Akıllı Lojistik Koordinasyon Merkezi ile sanayi kuruluşlarının limanlara erişiminin hızlandırılması ve lojistik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor.

Hasan Polatkan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlar, havacılık yönetimi ve eğitim faaliyetleriyle desteklenmesi, Toplumsal ve Endüstriyel Dönüşüm Ofisleriyle de dijital dönüşümden mesleki eğitime, kadın ve genç istihdamından sosyal uyuma kadar dönüşüm süreçlerinin yönetilmesi planlanıyor.

“ESKİŞEHİR’İN TAMAMI BİR TEKNOLOJİ KAMPÜSÜ OLACAK”

Kesikbaş, Vizyon 2030’un yalnızca sanayiye değil, şehrin tamamına yönelik bir dönüşüm hedeflediğini belirtti.

Küresel bir Eskişehir için Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi’nin kurulmasını, rekabetçi bir Eskişehir için havacılık, raylı sistemler ve savunma sanayisinde ortak mühendislik, prototipleme ve test merkezlerinin oluşturulmasını istedi.

Sürdürülebilir bir Eskişehir için karbon yönetimi, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi merkezlerinin kurulmasını; inovatif bir Eskişehir için üniversitelerin, araştırmacıların, sanayicilerin ve girişimcilerin İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi’nde buluşturulmasını hedeflediklerini söyledi.

Nitelikli insan kaynağına sahip bir Eskişehir için Teknoloji Yaşam Bölgesi’nin oluşturulmasını isteyen Kesikbaş, gençlerin geleceklerini başka şehirlerde aramak zorunda kalmadığı bir kent hedeflediklerini ifade etti.

Markalaşma konusunda ise Eskişehir’in emeğinin, mühendisliğinin ve üretim gücünün dünya tarafından daha yakından tanınmasını isteyen Kesikbaş, Küresel Marka ve Uluslararasılaşma Ofisleriyle yeni pazarların kapılarının açılmasını hedeflediklerini belirtti.

Bilgi üreten bir Eskişehir için enerji verimli veri merkezleri, teknoloji kampüsleri ve uygulamalı araştırma altyapılarının kurulmasını isteyen Kesikbaş, girişimci ve yatırımcı bir Eskişehir için de Şehir Fonu’nun teknoloji girişimleri, yenilikçi KOBİ’ler ve stratejik yatırımları desteklemesini hedeflediklerini söyledi.

Lojistik gücü yüksek bir Eskişehir için sanayi bölgelerinin limanlara, demir yollarına, hava yolu ağlarına ve ihracat koridorlarına bağlanmasını isteyen Kesikbaş, dönüşen bir Eskişehir için ise sanayi, üniversite, kamu ve yerel yönetimlerin ortak akılla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“ESKİŞEHİR, ZAMANIN ÖNÜNDE YÜRÜMELİDİR”

Kesikbaş, konuşmasının sonunda Vizyon 2030’un temel hedefini; bilgiyi ürüne, teknolojiyi ihracata, girişimciliği yatırıma ve sanayi büyümesini toplumsal refaha dönüştürmek olarak açıkladı.

Kesikbaş, “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030 ile bilgiyi ürüne, teknolojiyi ihracata, girişimciliği yatırıma, sanayideki büyümeyi toplumsal refaha dönüştürmek istiyoruz” dedi.

Bu dönüşümün sanayiciler, üniversiteler, gençler ve kentin ortak iradesiyle gerçekleştirilebileceğini belirten Kesikbaş, “İnanıyoruz ki Eskişehir; köklü üretim kültüründen aldığı güçle yenilikçi, sürdürülebilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir teknoloji merkezine dönüşecektir. Gelin, bu güzel şehrin geleceğini el ele, omuz omuza ve büyük bir inançla birlikte üretelim” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız