08 Ekim 2026, Perşembe
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Eskişehir’de eylem: Krizi yaratan bedelini ödesin

Eskişehir’de eylem: Krizi yaratan bedelini ödesin

Eskişehir’de Emek ve Demokrasi Platformu, ekonomik krize tepki göstererek “Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz” dedi.

Eskişehir’de Emek ve Demokrasi Platformu, ekonomik krize tepki göstererek “Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz” dedi.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Elif Fıçıcı
Eskişehir’de eylem: Krizi yaratan bedelini ödesin

Eskişehir’de Emek ve Demokrasi Platformu tarafından ekonomik krize ve iktidarın ekonomi politikalarına tepki amacıyla eylem düzenlendi. Köprübaşı’nda bir araya gelen platform üyeleri, Taşbaşı Kuyumcular Çarşısı önündeki parka kadar yürüdü. Yürüyüşe YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz ve YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı da destek vermek için katıldı. Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi.

Eylem sırasında “Krizi yaratan bedelini ödesin”, “Vurguncuya değil eğitime bütçe”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları atıldı.

“Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz”

Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan KESK Eskişehir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Uygar Kurtcu, siyasi iktidarın ekonomi politikalarının halkı sefalet ve geleceksizlik sarmalına sürüklediğini savundu.

Kurtcu, bir tarafta vergi yükü altında ezilen ve ay sonunu getirmekte zorlanan milyonlarca emekçi bulunduğunu, diğer tarafta ise iktidar imkanları ve şaibeli finansal mekanizmalarla servetini artıran bir azınlığın olduğunu ifade etti.

Son dönemde borsa, fon ve sermaye piyasalarında yaşanan skandallara da değinen Kurtcu, kamu kaynaklarının ve iktidar gücünün şahsi servet artırımı amacıyla kullanıldığı yönündeki iddiaların yeniden gündeme geldiğini söyledi.

Milyonlarca yurttaşın asgari ücretle yaşam mücadelesi verdiğini belirten Kurtcu, iktidarla doğrudan ilişkili isimlerin bir gecede büyük kazançlar elde etmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Kurtcu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fon işlemleriyle elde ettiği ileri sürülen yaklaşık 2,2 milyar liralık meblağa ilişkin değerlendirmede bulundu. Bu miktarın, açıklamada 2026 yılı net asgari ücreti olan 28 bin 75 lira üzerinden yaklaşık 78 bin asgari ücretlinin bir aylık maaşına, tek bir asgari ücretlinin ise yaklaşık 6 bin 530 yıllık emeğine denk olduğu ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu paranın geri ödenmesiyle olayın üzerinin kapatılmaya çalışıldığı iddia edilerek, “Cebinize indirmek için bir an olsun çekinmediğiniz bu meblağları geri vererek, kirli ilişkilerinizi pazarlık konusu yaparak kendinizi aklayamazsınız! Suçun ve vurgunun üstünü iade kılıfıyla örtemezsiniz!” denildi.

Bu bölümün ardından “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganı atıldı.

Finans piyasalarındaki iddialara dikkat çekildi

Uygar Kurtcu, Fatma Betül Sayan Kaya’nın bu kazançları elde ederken yalnız olmadığını savunarak, açık kaynaklara yansıyan iddialar ile yürütülen adli ve idari soruşturmalar kapsamında adı geçen isimlerin, kamu görevlilerinin ve siyasi aktörlerle olan yakınlıklarının yargı makamları önünde şeffaf biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Açıklamada İbrahim Ömer Gönül’ün, eski AKP Bakanı Vecdi Gönül’ün oğlu olduğu ve borsayı denetlemekle görevli Sermaye Piyasası Kurulu eski Başkanı olarak görev yaptığı belirtildi. Gönül hakkında adli makamlarca “görevi kötüye kullanma” şüphesiyle soruşturma yürütüldüğünün basına yansıdığı ifade edildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı hakkında ise sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler ve manipülasyon iddiaları doğrultusunda başlatılan soruşturma kapsamında mal varlığına geçici tedbir konulduğu, tedbir kararının ertesi gün kaldırıldığı yönündeki bilgilerin aktarıldığı belirtildi. Açıklamada, bu süreçte Mustafa Yazıcı’ya ait Adil Varlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’nın iki gün önce aracında ölü bulunduğu ve Ballı’nın aynı zamanda Finansal Kurumlar Birliği Başkanı olduğu ifade edildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski AK Parti Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci hakkında da tasfiye sürecine giren Tera Portföy bünyesindeki fonlarda yatırımlarının bulunduğuna dair iddiaların kamuoyuna yansıdığı belirtildi.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı ve BDDK Üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu olduğu belirtilen İskender Balcı’nın ise iddialara konu olan şirket yönetiminden operasyon öncesinde ayrıldığı bildirildi.

Açıklamada ayrıca eski AK Parti Gençlik Kolları yöneticisi ve Pusula Holding yöneticisi Serdar Turan’ın borsa ve fon işlemlerine yönelik yürütülen adli operasyonlar kapsamında tutuklandığının basına yansıdığı ifade edildi.

AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Özdemir Ataseven’in de finansal piyasalardaki usulsüzlük iddialarına yönelik adli soruşturmalar kapsamında tutuklandığı belirtildi. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları yöneticisi Muhammed Yarız’ın ise soruşturma dosyasında ve iddialarda söz konusu finansal ağ içerisinde yer aldığının öne sürüldüğü aktarıldı.

Tera Yatırım ve Pusula Portföy gibi finansal kurumların adının geçtiği iddialara ilişkin konuşan Kurtcu, kamu kaynağı kaybı veya finansal usulsüzlük şüphesi taşıyan her işlemin bağımsız yargı önünde hukuki süreçlere uygun biçimde incelenmesi ve adli tahkikatın tamamlanması gerektiğini söyledi.

Ardından “Emekçiye değil, vurguncuya barikat” sloganı atıldı.

“Borsayı kumarhaneye çevirdiler”

Sermaye piyasaları ve fon işlemleri adı altında yürütülen sistemin halkı soymanın ve zenginlere kaynak aktarmanın kılıfı haline getirildiğini savunan Kurtcu, yüksek enflasyon karşısında birikimlerini ve parasının değerini korumaya çalışan dar gelirli vatandaşların, emekçilerin ve küçük yatırımcıların borsa oyunları, suni fiyatlamalar ve manipülatif fon işlemleriyle mağdur edildiğini öne sürdü.

Kurtcu, halkın birikimlerinin iktidar gücünü arkasına alan zenginlerin haksız kazancına ve servet transferine kurban edildiğini savunarak, “Borsayı bir kumarhaneye, yatırım fonlarını ise halkın cebini boşaltma aracına çeviren bu soygun düzenini kabul etmiyoruz!” dedi.

Ekonomik imkânsızlıklar, borç kıskacı ve geleceksizlik nedeniyle yaşamına son veren yurttaşların sayısının her geçen gün arttığını ifade eden Kurtcu, ihmal ve denetimsizlik nedeniyle yaşamını yitiren madencileri de gündeme getirdi. Kurtcu, geride kalan yetimlerin ve gözü yaşlı çocukların gözyaşlarının hesabının iktidardan sorulacağını söyledi.

Bu ifadelerin ardından “Emekçinin katili AKP’nin düzeni” sloganı atıldı.

“Çetelere değil eğitime bütçe”

Bütçeden kamusal eğitime yeterli pay ayrılmadığını savunan Kurtcu, çocukların okula aç gittiğini ve beslenme çantalarının boş kaldığını söyledi.

Alınmayan güvenlik önlemleri nedeniyle öğrencilerin okullarında can güvenliğinden yoksun şekilde yaşamlarını kaybettiğini ifade eden Kurtcu’nun konuşmasının ardından “Çetelere değil, eğitime bütçe” sloganı atıldı.

Açıklanan Orta Vadeli Program’ın da krizin faturasının emekçilere, memurlara, emeklilere ve küçük esnafa kesileceğinin ilanı olduğunu savunan Kurtcu, ücretleri baskılayan ve dolaylı vergileri artıran programın halkı daha da yoksullaştıracağını söyledi.

Kurtcu, bir yanda vergi affı getirilen holdingler ve bir gecede milyonlar kazanan iktidar sahipleri, diğer yanda ise ağır vergi yükü altında ezilen milyonlar bulunduğunu ifade etti.

Ardından “Krizi yaratan bedelini ödesin” sloganı atıldı.

“Mücadelemizi büyüteceğiz”

Yaşananların yalnızca belirli bir kesimin vurgunu ve buna bağlı oluşan bir kriz olmadığını, rejimin kendi krizi olduğunu savunan Kurtcu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Krizi biz yaratmadık, bedeleni biz ödemeyeceğiz! Rant ve sefalet düzenine karşı; insanca yaşam, adil paylaşım, parasız ve güvenli eğitim, güvenli çalışma koşulları mücadelemizi büyütecek bu soygun ve vurgun düzenine son vereceğiz!”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız