Mesleki eğitimden öğretmen atamalarına, müfredat değişikliklerinden yerel okul ihtiyacına kadar birçok başlıkta konuşan Akar, sendikanın bakış açısını ortaya koydu.
MESEM ve Mesleki Eğitim Vurgusu
İbrahim Akar, MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) uygulamalarını değerlendirirken, Türkiye’de mesleki eğitimin tarihsel kökeninin Ahilik kültürüne dayandığını hatırlattı. Ahilik sisteminin usta-çırak ilişkisiyle hem meslek hem de ahlak kazandırmayı hedeflediğini belirten Akar, geçmişte küçük yaşlarda başlayan çıraklık sisteminin bugün neredeyse ortadan kalktığını söyledi.
12 yıllık kesintisiz eğitim sonrası sanayi ve hizmet sektöründe çırak yetişmemesinin kalifiye eleman sorununa yol açtığını dile getiren Akar, bu dezavantajın mesleki eğitimin güçlendirilmesiyle avantaja çevrilebileceğini ifade etti. MESEM’in örgün eğitim dışına çıkan öğrencileri yeniden eğitim sistemine ve sektöre kazandırmayı amaçladığını belirten Akar, bu yapıyı desteklediklerini ancak eksik yönlerinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Akar, özellikle iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin sıkı denetlenmesi, MESEM öğrencisi talep eden kurumların bu konuda hazır hale gelmesi, 18 yaş altı öğrencilerin ağır ve yaşlarına uygun olmayan işlerde çalıştırılmaması gerektiğini söyledi. Öğretmenlere iş güvenliği uzmanı rolü yüklenmesine de karşı çıkan Akar, öğretmenin görevinin yoklama ve mesleki uygunluk denetimiyle sınırlı olması gerektiğini ifade etti. Eskişehir özelinde ağır iş koşulları ve yaş uygunluğu konularında revizyon ihtiyacı bulunduğunu belirtti.

Norm Fazlası Öğretmenler ve Kırsal Bölge İhtiyacı
Konuşmasında norm fazlası öğretmen sorununa da değinen Akar, Eskişehir’in bu alanda Türkiye’de üst sıralarda yer aldığını söyledi. Norm fazlası öğretmenlerin resen başka bölgelere atanmasına karşı olduklarını vurgulayan Akar, konunun yalnızca öğretmenler açısından değil, ihtiyaç bulunan bölgeler açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kırsal bölgelerde öğretmen ihtiyacının teşvik mekanizmalarıyla çözülmesi gerektiğini savunan Akar, geçmişte uygulanan özendirici ekonomik politikaların yeniden hayata geçirilmesini önerdi. Kırsalda görev yapan öğretmenlere yol, yemek ve iaşe desteği ile artırımlı ücret verilmesinin, öğretmenlerin bu bölgelere gönüllü olarak gitmesini sağlayacağını belirtti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve Müfredat
İbrahim Akar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Müfredat değişikliğinin sadece ders içeriklerini değil, bir zihniyet dönüşümünü hedeflediğini söyleyen Akar, eğitimin yerli ve milli bir temele dayanması gerektiğini ifade etti.
Yeni modelin uygulanabilirliğinin, öğretmenlerin bu felsefeyi içselleştirmesine bağlı olduğunu belirten Akar, hizmet içi eğitimlerin önemine dikkat çekti. Müfredat değişikliği yapılırken ölçme ve değerlendirme sisteminin aynı kalmasının, öğrencileri yine test odaklı bir yapıya mahkûm edeceğini söyledi.
Eğitimin yalnızca akademik başarı değil, karakter ve ahlak inşası süreci olduğunu vurgulayan Akar, Eskişehir’de bazı okulların fiziki şartlarının yeni eğitim modellerini uygulamakta yetersiz kaldığını, bu nedenle yapısal ve fiziki iyileştirmelerin şart olduğunu dile getirdi.
Emek Mahallesi’nde Açılmayan Okul Tepkisi
Akar, Eskişehir Emek Mahallesi’nde yapımı tamamlanmasına rağmen henüz açılmayan okul binasına da dikkat çekti. Nüfus yoğunluğu yüksek olan mahallede sınıf mevcutlarının kalabalık olduğunu ve bazı okullarda ikili eğitimin sürdüğünü belirten Akar, yeni okulun açılmamasının öğrencileri uzak okullara gitmek zorunda bıraktığını söyledi.
Okulun donatım ve teknik prosedür gerekçeleriyle bekletilmesini eleştiren Akar, “Bir gün bile eğitimde çok önemlidir” diyerek okulun bir an önce hizmete açılması gerektiğini ifade etti. Emek Mahallesi halkının daha fazla mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Asılsız Şikayetler ve CİMER Uyarısı
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akar, öğretmenlere yönelik asılsız iddialar ve şikayet mekanizmalarının suistimal edilmesi konusuna da değindi. CİMER’in önemli bir hak arama mekanizması olduğunu ancak tehdit unsuru olarak kullanılmasının yanlış olduğunu söyledi.
Geçmişte Alo 147 Öğretmen Şikayet Hattı’nın kaldırılması için verdikleri mücadeleyi hatırlatan Akar, bugün CİMER üzerinden benzer bir istismarın yaşandığını ifade etti. Mesnetsiz şikayetlerin öğretmenler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Akar, Ekim 2025’te yapılan KİK toplantısında bu konunun gündeme taşındığını söyledi.
Bu görüşmelerin ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın asılsız şikayetlerde bulunanlara idari, hukuki ve adli yaptırım uygulanacağını belirten bir yazı yayımladığını aktaran Akar, bu adımı öğretmene verilen değerin göstergesi olarak değerlendirdi.
Eğitim-Bir-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar, sendika olarak eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya ve Eskişehir’in eğitim sorunlarını takip etmeye devam edeceklerini ifade etti.
