06 Ekim 2026, Salı
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Damacana hırsızı sanıldı, 4 ay cezaevinde kaldı

Damacana hırsızı sanıldı, 4 ay cezaevinde kaldı

Eskişehir’de damacana hırsızlığıyla ilişkilendirilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen Seçkin Uslu, 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi.

Eskişehir’de damacana hırsızlığıyla ilişkilendirilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen Seçkin Uslu, 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi.

KAYNAK: (İHA)
Damacana hırsızı sanıldı, 4 ay cezaevinde kaldı

Eskişehir’de meydana gelen damacana hırsızlığıyla ilgili, gerçek suçluya benzediği gerekçesiyle olayla ilişkilendirilen ve 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen Seçkin Uslu, işlemediğini belirttiği suçtan dolayı 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra avukatı aracılığıyla tahliye edildi. Uslu, yaşadığı sürecin takipçisi olacağını belirtirken, başından geçen olay “Pardon” isimli filmin senaryosuna benzetildi.

Damacana hırsızlığı nedeniyle hakkında işlem yapıldı

Odunpazarı ilçesi Akarbaşı Mahallesi Buket Sokak üzerinde bulunan bir ikamette 25 Ocak 2025 tarihinde damacana hırsızlığı yaşandı. Olayın ardından İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı.

Yapılan incelemeler neticesinde, daha önceden benzer suç kaydı bulunan ve açık cezaevinde olan Seçkin Uslu, olayla ilişkilendirilerek hakkında işlem yapıldı.

Emniyetteki sorgusunda suçlamaları kesin bir dille reddeden ve damacana hırsızlığından haberi olmadığını belirten Uslu, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Mahkeme 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi

Mahkemeye çıkan Seçkin Uslu hakkında, geçmişteki infaz dosyaları da dikkate alınarak karar verildi. İlk aşamada 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Uslu’nun cezası, mahkeme tarafından indirim uygulanarak 2 yıl 6 aya düşürüldü.

Uslu, polisin kendisine bir yanlışlık yapıldığını ve avukat yardımıyla kısa sürede dışarı çıkabileceğini ilettiğini iddia etse de Eskişehir L Tipi Cezaevine gönderildi.

Cezaevinde 4 ay kalan Uslu’nun, Avukat Burak Ağıldere ve Avukat Buğra Sarı ile yollarının kesişmesinin ardından hukuki süreç yeniden başladı. Avukat Ağıldere’nin yaptığı itirazlar ve hukuki girişimler neticesinde Uslu tahliye edildi.

Gerçek hırsız başka suçta yakalanınca ortaya çıktı

Seçkin Uslu’nun tahliye edilmesini sağlayan gelişmenin ise başka bir suç mahallinde yaşandığı belirtildi.

Akarbaşı Mahallesi’ndeki damacana hırsızlığının asıl faili olduğu belirtilen Gültekin H.B., başka bir hırsızlık suçlamasıyla polis ekiplerince yakalandı. Emniyette yapılan işlemler sırasında şüphelinin, daha önce olayla ilgisinin olmadığını belirten Seçkin Uslu’nun yattığı suçu da kendisinin işlediğini itiraf ettiği aktarıldı.

İtirafın ardından mahkemeye sevk edilen Gültekin H.B. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yaşadığı süreç nedeniyle psikolojik ve maddi olarak mağdur olduğunu belirten Uslu, çevresi tarafından hor görüldüğünü ve çocuklarına karşı büyük bir mahcubiyet yaşadığını ifade etti. Elektrik ustası olduğunu belirten Uslu, esnaf olarak ticari itibarının zedelendiğini ve işlerinin olumsuz etkilendiğini söyledi.

Uslu, avukatı aracılığıyla yaşadığı süreçle ilgili kapsamlı bir hukuki süreç başlatacağını belirtti.

“Bana önce 5 yıl, ardından indirimle 2 yıl 6 ay ceza verdiler”

Yaşadıklarını anlatan Seçkin Uslu, olayın kendisine benzerliği nedeniyle üzerine kaldığını öne sürerek şöyle konuştu: “8 ay önce Akarbaşı Mahallesi’nde su damacanalarından para çalınıyormuş. Yanıma gelen bir polis memuru, ’Benzerlikten dolayı sen çaldın’ dedi. Ben ’Ben değilim efendim, bin tane şahit getiririm’ dedim. Buna rağmen gözümün içine bakarak ’Tamam, sen değilsin’ dedi. O sırada başka bir suçtan cezaevindeydim. Ben cezaevindeyken gerçek suçluyu bulamayıp dosyayı benim üzerime yıktılar. Hakimin ve savcının karşısına çıktığımda bana önce 5 yıl, ardından indirimle 2 yıl 6 ay ceza verdiler. Normalde cezaevinden çıkacaktım ancak bu ceza infazımı bozdu ve bu yüzden 4 ay fazladan cezaevinde kaldım.”

“Bu mesele yüzünden 4 ay yattım”

Gerçeğin ortaya çıkış sürecini de anlatan Uslu, gerçek hırsızın mahallelerde hırsızlık yapmaya devam ettiğini ve kendisinin ise bu suç nedeniyle cezaevinde bulunduğunu belirtti.

Uslu, şöyle devam etti: “Gerçeği nasıl mı öğrendim? O hırsızlık yapan şahıs halen mahallelerde, fotoğraftaki haliyle çalmaya devam ediyordu; bense o suçtan dolayı cezaevindeydim. Hakime ve savcıya ’Bin tane şahit getiririm’ dememe rağmen bana yine de bu cezayı verdiler. Adli süreçten sonra Ankara’ya dilekçeler yazdım; ’Ben değilim, bin tane şahit getireyim’ dedim. Ancak cezaevinde imkanlar kısıtlı olduğu için sadece dilekçe yazabiliyorsunuz. Param olmadığı için avukat da tutamadım. Mağdur durumdaydım. Daha sonra bir şekilde bir avukat bulduk, sağ olsun beni bu davadan kurtardı. Odunpazarı İlçe Emniyet Müdürlüğüne gittiğinde gerçek suçlunun suçunu itiraf ettiğini öğrendi. Avukat beni dışarı çıkarttı ama ben bu mesele yüzünden 4 ay yattım. Mahallede adım çıktı, çoluk çocuğum duydu. Ben adalet istiyorum.”

“Bunların sorgulanmasını istiyorum”

Cezaevine girmesinin işlerini ve aile yaşamını olumsuz etkilediğini belirten Uslu, yaşadığı sürecin araştırılmasını istedi.

Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ağır ceza mahkemesi kararıyla suçsuzluğum kabul edildi ve bu şekilde çıktım. Ama benim orada yattığım 4 ay ne olacak? Mahallede çoluk çocuğuma rezil olduğum ne olacak? O polis memuru bana ’Sen değilsin’ dediği halde o dosyayı neden benim üzerime yıktı? Bunların sorgulanmasını istiyorum. Önceki suçlarım arasında kavga gibi üzerime atılı bir suç vardı; suçumu biliyordum ve cezamı çektim. Bu yüzden daha dikkatli davranıyordum ama su damacanası olayından ceza gelince elimden infazımı aldılar. Mesele çözülene kadar 4-5 ay geçti. Kendim elektrik ustasıyım, işim ve piyasam vardı ama piyasam bitti. Artık insanlar bana başka gözle bakıyor. O tarihte Akarbaşı’ndaki su damacanacısında kesinlikle yoktuk, olayla uzaktan yakından hiç alakam yok. Şahısla vücut yapısı olarak biraz benzerliğim var ama yüz olarak yok. Buna rağmen savcı ve hakim bu cezayı bana nasıl verdi, nasıl onayladı? Bunun soruşturulmasını istiyorum. Avukat tutmasaydım yine çıkamazdım; infazımı aldıkları için 3 yıl daha yatacaktım. Avukatımdan; gerek apartmana gerekse o polis memuruna karşı maddi ve manevi her türlü tazminat davasını açmasını istiyorum. Benim olmadığımı bile bile, yüzüme söylemelerine rağmen dosyayı neden üzerime yıktıklarının soruşturulmasını istiyorum. Kaç yaşındayım, çoluk çocuğum var; mahallede ’su damacanası hırsızı’ durumuna düşürüldüm.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız