07 Ekim 2026, Çarşamba
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Eskişehir'in ihracat hedefi 10 milyar dolar olmalı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Eskişehir'in ihracat hedefi 10 milyar dolar olmalı

Cevdet Yılmaz, Eskişehir’in 4,8 milyar dolarlık ihracatını 10 milyar dolara taşıma hedefini açıklarken, lojistik ve yüksek teknoloji vurgusu yaptı.

Cevdet Yılmaz, Eskişehir’in 4,8 milyar dolarlık ihracatını 10 milyar dolara taşıma hedefini açıklarken, lojistik ve yüksek teknoloji vurgusu yaptı.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Eskişehir'in ihracat hedefi 10 milyar dolar olmalı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Valiliği ziyaretinin ardından Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ile ekonomi, ticaret ve sanayi temsilcileri katıldı.

Toplantıda Eskişehir’in sanayi, ihracat, lojistik, tarım, turizm, enerji, yüksek teknoloji ve istihdam alanlarındaki mevcut durumu ile geleceğe yönelik hedefleri değerlendirildi.

Fatih Dönmez: “Eskişehir daha yüksek katma değerli ürünler üretmeli”

Eskişehir Kalkınma Platformu programında konuşan Önceki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, toplantının Eskişehir’in geleceğinin birlikte planlanması açısından önem taşıdığını söyledi.

Dönmez, “Bugün burada yalnızca Eskişehir’in bugününü konuşmak için değil, Eskişehir’in yarınını da birlikte planlamak, tasarlamak için bir aradayız. Çünkü Eskişehir, sahip olduğu potansiyelin çok daha ötesinde bir geleceği hak ediyor” dedi.

Eskişehir’in güçlü sanayisi, yetişmiş insan kaynağı, köklü üniversiteleri, savunma ve havacılık sanayisi, raylı sistemler tecrübesi, makine, seramik, madencilik ve otomotiv sektörlerindeki birikimi ile stratejik yer altı kaynaklarına dikkat çeken Dönmez, şehrin Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti.

Dönmez, “Sadece geçtiğimiz yıla ilişkin ihracat verilerimizi bir kez daha paylaşmak istiyorum. 4,8 milyar dolarlık bir ihracatımız var. Aslında şehrimiz bu yönü itibarıyla cari açık değil, cari fazla veren, yani dış ticaret fazlası veren bir kentimizdir” ifadelerini kullandı.

Bu başarıda iş dünyasının, çalışanların, işçilerin ve emekçilerin katkısına teşekkür eden Dönmez, hedefin mevcut başarılarla yetinmek olmadığını belirtti.

“Asıl hedefimiz Eskişehir’i daha yüksek katma değerli ürünler üreten, daha fazla ihracat yapan, teknolojisini geliştiren ve dünyaya kendi markalarıyla açılan bir şehir haline getirmektir” diyen Dönmez, bunun için daha güçlü sanayi, daha yüksek teknoloji, daha fazla ihracat, daha güçlü lojistik, daha nitelikli istihdam ve üniversite-sanayi iş birliğinin gerekli olduğunu söyledi.

Dönmez, “Artık Eskişehir yalnızca üreten bir şehir olmakla yetinemez diyoruz. Ürettiğini tasarlayan, teknolojisini geliştiren, patentini alan, markasını oluşturan ve dünyaya satan bir Eskişehir olmak zorundayız” diye konuştu.

Lojistik ve ulaşım vurgusu

Bir şehrin ekonomik gücünün yalnızca fabrika sayısıyla ölçülmediğini belirten Dönmez, ürünlerin pazara hızlı ve düşük maliyetle ulaştırılmasının da üretim kadar önemli olduğunu söyledi.

“Bu nedenle Eskişehir’in ulaşım ve lojistik altyapısını güçlendirmek, önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından birisidir” ifadelerini kullanan Dönmez, yüksek hızlı tren yatırımlarına da değindi.

Dönmez, “Yüksek hızlı tren yatırımlarıyla Eskişehir’i Türkiye’nin ulaşım ağının en önemli merkezlerinden biri haline getirdik. Ankara, İstanbul ve Konya bağlantılarının ardından Bursa’nın da yüksek hızlı tren ağına dahil olmasıyla Eskişehir, bölgesel ulaşım, ticaret ve etkileşim merkezi olma potansiyelini daha da güçlendirecektir” dedi.

Bunun yalnızca ulaşım projesi olmadığını belirten Dönmez, söz konusu gelişmenin ticaret, turizm, sanayi, üniversiteler ve insan hareketliliğinin güçlenmesi anlamına geldiğini ifade etti.

“Eskişehir’i İç Anadolu, Marmara ve Ege arasında daha güçlü bir ekonomik merkez haline getirmek için bu avantajı çok iyi değerlendirmeliyiz” dedi.

“Eskişehir’i yüksek teknolojinin merkezlerinden biri haline getirmeliyiz”

Eskişehir’in savunma ve havacılık sanayisindeki birikimine dikkat çeken Dönmez, TEI’nin dünya çapındaki başarısı ile TÜRASAŞ’ın köklü tecrübesinin ve raylı sistemler sektöründeki kabiliyetin önemli avantajlar olduğunu söyledi.

Dönmez, “Şimdi bu birikimi yeni nesil teknolojilerle buluşturmak zorundayız. Yapay zekadan havacılığa, savunma sanayisinden raylı sistemlere, enerji teknolojilerinden ileri üretim teknolojilerine kadar Eskişehir’i yüksek teknolojinin merkezlerinden biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Üniversitelerde üretilen bilginin sanayiye, sanayinin ihtiyaçlarının da üniversitelere daha hızlı aktarılması gerektiğini belirten Dönmez, gençlerin Eskişehir’de eğitim alması, üretmesi, girişimini kurması ve geleceğini burada inşa etmesi gerektiğini söyledi.

Dönmez, “Eskişehir’in meselelerini Ankara’da takip etmeye, Eskişehir’imizin her haklı talebinin yanında olmaya tüm milletvekillerimizle birlikte devam ediyoruz, edeceğiz” dedi.

Eskişehir’in geleceğinin yalnızca Ankara’nın desteğiyle değil, şehrin ortak aklıyla inşa edilebileceğini belirten Dönmez, “Burada bulunan her kurum, her oda, her üniversite, her sanayici ve her hemşehrimiz bu ortak hedefin bir parçasıdır” diye konuştu.

Dönmez, hedefin daha güçlü, daha üretken, daha teknolojik, daha fazla ihracat yapan ve gençlere daha güçlü bir gelecek sunan Eskişehir olduğunu söyledi.

Vali Yılmaz: “Eskişehir her zaman bir ilkler şehri oldu”

Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz ise konuşmasına Yunus Emre’nin sözleriyle başladı. Yılmaz, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz” diyen Yunus Emre’nin yurdu, Sevgi Şehri Eskişehir’imize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’in antik çağlara uzanan tarihi ve modern üretim şehri kimliğine dikkat çeken Yılmaz, şehrin Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki önemine vurgu yaptı.

Yılmaz, “Cumhuriyetin ilk fabrikaları, ilk sanayi üretimleri ilimizde gerçekleştirilmiştir. Türkiye’nin ilk otomobili, ilk buharlı lokomotifi, ilk helikopter parçası gibi üretimleri, güçlü ve derinlikli bir üretim geleneğini oluşturmuş, bu gelenekten alınan gücün, günümüz bilgileri, birikimi, teknolojisi ve Ar-Ge ile birleştirilmesi, yine ilkleri üreten bir sanayi şehrinin devamını sağlamıştır” dedi.

Eskişehir’in 2025 yılında Türkiye’nin ilk elektrikli lokomotifini üretmenin gururunu yaşadığını belirten Yılmaz, “İlimiz, tarihimiz boyunca her zaman bir ‘İlkler Şehri’ olmuştur. İlk yerli otomobilimiz Devrim’den bugün göğsümüzü kabartan projelere kadar, şehrimiz her dönemde yerli ve milli üretimin sarsılmaz kalesi olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Yüksek teknoloji ihracatında Türkiye’nin lideri”

Eskişehir’in dış ticaret fazlası veren nadir şehirler arasında olduğunu belirten Yılmaz, “Yüksek teknoloji ihracatında Türkiye’nin lideri konumunda bulunan Eskişehir, toplam ihracatının yüzde 30’unu orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden sağlamaktadır” dedi.

Üreten bir şehir olarak ekonomik refahın sosyal ve kültürel kalkınmaya kaynaklık ettiğini belirten Yılmaz, Eskişehir’in yaşam kalitesi, güvenlik, rekabetçilik, beşeri sermaye ve gelişmişlik açısından iyi durumda olduğunu ifade etti.

Yılmaz, “Dinamik özel sektörü, genç ve eğitimli nüfusu, ulusal ve uluslararası yatırımlar için cazip endüstri birimi ve vizyonu ile Eskişehir, geleceğin sürdürülebilir örnek bir şehri olacaktır” dedi.

Lojistik merkez ve demir yolu ile liman bağlantısının sağlanması çalışmalarının yatırımcılara yeni kolaylıklar sağlayacağını belirten Yılmaz, Eskişehir’in Türkiye’nin gelecek vizyonuna yön veren stratejik bir merkez olduğunu söyledi.

“Bizim vizyonumuz; Eskişehir’i ‘İleri Teknolojinin ve İnovasyonun Küresel Merkezi’ yapmaktır” diyen Yılmaz, Eskişehir Valiliği olarak sanayicilerin önündeki engelleri kaldırmak ve şehrin Milli Teknoloji Hamlesi’ndeki öncü rolünü güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti.

Yılmaz, TEI tarafından üretilen Türkiye’nin ilk milli helikopter motoru TS1400’ü ve Nadir Toprak Elementleri pilot üretim tesisini de örnek gösterdi.

“Eskişehir’in bu başarı hikâyesinin asıl kahramanları, elini taşın altına koyan, üreten ve istihdam sağlayan iş dünyamızdır” diyen Yılmaz, sanayicilere ve iş insanlarına teşekkür etti.

Cevdet Yılmaz: “Eskişehir Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden olacak”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada Eskişehir’in Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri olacağına inandığını söyledi. Yılmaz, “Bugün sizlerle bir istişare toplantısı yapacağız. Bu açılış konuşmalarından sonra asıl sözü siz alacaksınız. Biz sizi dinleyeceğiz. Görüşlerinizi, eleştirilerinizi, değerlendirmelerinizi almış olacağız” dedi.

İstişareyle politika belirleme ve uygulama anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın güncelleme çalışmalarının sürdüğünü söyledi. “İnanıyorum ki buradaki fikirler sadece Eskişehir’le ilgili değil, genel ekonomik politikalarımız açısından da bizlere yol gösterici olacaktır” ifadelerini kullandı.

Dünyada artan jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları, Uzak Doğu’da yükselen yeni üretim güçleri ve teknolojik dönüşüme dikkat çeken Yılmaz, belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Yılmaz, “Özellikle bu dönemde birlik beraberlik içinde hareket etmek, istikrarı korumak, doğru politikaları etkili bir şekilde hayata geçirmek eskisinden de önemli hale gelmiş durumda” dedi.

Ekonomiye ilişkin rakamları paylaştı

Dünya büyümesi ve dünya ticaretinin tarihi ortalamaların altında seyrettiğini belirten Yılmaz, Avrupa Birliği’nin uzun süredir yüzde 0’lar ve yüzde 1’ler civarında büyüme performansı gösterdiğini söyledi.

Yılmaz, son yıllarda Türkiye’de önemli gelişmeler sağlandığını ifade ederek, 11 ilde büyük yıkıma neden olan depremin ardından yapılan çalışmalara değindi.

“450 binden fazla konut biliyorsunuz yapıldı çok kısa bir sürede” diyen Yılmaz, deprem bölgesindeki çalışmaların yalnızca konutlardan ibaret olmadığını, yollar, organize sanayi bölgeleri, hastaneler ve okulların da yeniden inşa edildiğini söyledi.

Bu yıl sonu itibarıyla depremle ilgili yaklaşık 105 milyar dolarlık maliyet oluşacağını belirten Yılmaz, Türkiye’nin bu büyük yükün altından kalktığını ifade etti.

Kur Korumalı Mevduat’ın tamamen bitirildiğini belirten Yılmaz, 7 Ağustos itibarıyla Merkez Bankası rezervlerinin 178,4 milyar dolar olduğunu söyledi.

Vatandaşların yastık altında tuttuğu dolar ve altınlara da değinen Yılmaz, “Bizim bir resmi rezervimiz var, bir de milletimizin rezervi var. Bu rezerv çok daha büyük aslında ama bunu maalesef önemli oranda yansıtamıyoruz” dedi.

Ülke risk primi olarak ifade edilen CDS’nin birkaç yıl önce 700’lere kadar çıktığını, şu anda ise 220’ler civarında olduğunu belirten Yılmaz, bunun kamu ve özel sektörün yurt dışından borçlanma maliyetlerini doğrudan etkilediğini söyledi.

Bütçe açığı ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu belirten Yılmaz, geçen yıl bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9, cari açığın ise yüzde 1,9 olduğunu ifade etti.

“Türkiye ekonomisi yüzde 35 kümülatif büyüme sağladı”

Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini belirten Yılmaz, geçen yıl yüzde 3,6 büyüme sağlandığını söyledi.

Tarımda yaşanan don ve kuraklığa rağmen bu büyümenin gerçekleştiğini ifade eden Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 19, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 35 büyüdüğünü belirtti.

Yılmaz, “Büyüme ve yatırımlarla Türkiye artık kapasite olarak belli bir seviyeye gelmiş durumda. Bunu da korumaya, geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.

İhracatın Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Yılmaz, “2026 Temmuz ayı yıllıklandırılmış ihracatımız, yani Temmuz’dan itibaren 12 ay geriye gidip hesapladığımızda 278 milyar doları bulmuş durumda” ifadelerini kullandı.

Hizmet ihracatının da eklenmesiyle Türkiye’nin 401 milyar dolarlık ihracat yapan ülke haline geldiğini belirten Yılmaz, ilk defa 400 milyar dolar sınırının aşıldığını söyledi.

İşsizliğin haziranda yüzde 7,6 olduğunu belirten Yılmaz, mevcut yöntemle 2005’ten itibaren bakıldığında bunun en düşük seviye olduğunu ifade etti.

Atıl iş gücünün azaltılmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle kadınların iş gücüne katılımı açısından çocuk bakım hizmetlerinin önemini vurguladı.

“Diğer taraftan tabii mesleki eğitim meselesi yine çok önemli. Bunların da ötesinde daha genel anlamda üretmenin, emek sarf etmenin değerini toplumda hep birlikte işlememiz çok önemli” diyen Yılmaz, üretim kültürünün eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Enflasyon ve ekonomi programı mesajı

Enflasyonun temel mesele ve en öncelikli konu olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75’leri aşan seviyeden sonra kademeli düşüş sağlandığını söyledi.

Yılmaz, “Aslolan izlediğimiz programdır. Dışsal faktörler sizi bir miktar geciktirebilir, olumsuz etkileyebilir ama doğru bir program izliyorsanız er ya da geç hedefinize ulaşırsınız” ifadelerini kullandı.

Temel mallarda enflasyonun Temmuz ayında yüzde 16,8 olduğunu belirten Yılmaz, hizmetlerde de düşüş eğiliminin başladığını ve ilk defa yüzde 40’ın altının görüldüğünü söyledi.

Genel enflasyon oranının yüzde 31,75 olduğunu ifade eden Yılmaz, Merkez Bankası’nın yıl sonu için yüzde 28 öngörüsüne de değindi.

Orta Vadeli Program’daki rakamların Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında yeniden gözden geçirileceğini belirten Yılmaz, enflasyonla mücadelede para politikası, maliye politikası, yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikaların birlikte yürütüldüğünü söyledi. Yılmaz, “Sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve arz yönlü politikalarda çok önemli” dedi.

Arz yönlü politikalarda ilk başlığın gıda olduğunu belirten Yılmaz, Eskişehir’in önemli bir bitkisel tarım merkezi olduğunu söyledi ve sulama yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

İkinci alanın konut ve sosyal konut olduğunu belirten Yılmaz, merkezi yönetim tarafından ilan edilen 500 bin konut projesine yerel yönetimlerin de katılmasının süreci hızlandıracağını söyledi.

Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğünün 3 kişiye düştüğünü, Eskişehir’de ortalama yaşın 38’in üzerinde olduğunu belirten Yılmaz, iki oda bir salon, enerjiyi iyi kullanan ve depremlere dayanıklı konutlardan oluşan yeni bir sosyal konut modeli geliştirdiklerini ifade etti.

Enerji ve lojistik başlıkları

Üçüncü kritik alanın enerji olduğunu belirten Yılmaz, enerjide milli ve yerli üretimin artırılması, enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve cari açıktaki enerji kaleminin aşağı çekilmesinin amaçlandığını söyledi.

Enerji verimliliğinden nükleer enerjiye ve yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yılmaz, huzur ortamının güçlenmesiyle daha önce değerlendirilmeyen potansiyellerin de değerlendirildiğini ifade etti.

Dördüncü kritik alanın lojistik olduğunu belirten Yılmaz, demir yollarının önceliklendirildiğini söyledi.

“Demiryolları içinde de iltisak hatları dediğimiz üretim merkezleriyle limanları, pazarları buluşturan demiryollarına öncelik veriyoruz. Bu kapsamda da yine Eskişehir’de de bazı çalışmaların başladığını biliyorum. Daha da bunu geliştireceğiz inşallah” dedi.

Özel sektör açısından finansın da kritik meselelerden biri olduğunu belirten Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanması ve risklerin düşmesiyle finansal maliyetlerin de aşağı geleceğini söyledi.

Çiftçilere ve esnafa sübvansiyonlu krediler sağlandığını, ihracata reeskont kredileri verildiğini ve sanayici ile KOBİ’ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Sanayinin güçlü tutulması gerektiğini belirten Yılmaz, aynı zamanda Eskişehir ve Türkiye genelinde sanayinin katma değerinin, rekabet gücünün, yenilikçiliğinin ve teknolojik seviyesinin artırılması gerektiğini söyledi.

Eskişehir için 10 milyar dolarlık ihracat hedefi

Eskişehir’in sanayi, nitelikli insan kaynağı, eğitim, tarih ve turizm alanlarında önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Yılmaz, şehrin kara, demir yolu ve hava ulaşımı açısından da önemli imkanlara sahip olduğunu söyledi.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, yeni OSB’lere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında Eskişehir’in Türkiye’de 7. sırada bulunduğunu belirten Yılmaz, şehrin milli hasılasının yüzde 43’ünün sanayi, yüzde 50’sinin hizmetler, yüzde 7’sinin ise tarım, ormancılık ve balıkçılıktan oluştuğunu söyledi.

Havacılık, savunma sanayii, raylı sistemler, makine-metal, gıda, beyaz eşya, seramik, cam, plastik ve kimya sektörlerinin öne çıktığını belirten Yılmaz; animasyon ve oyun, yazılım, madencilik, otomotiv ve turizm alanlarında da gelişme potansiyeli bulunduğunu söyledi.

Eskişehir’in rekabetçilikte de Türkiye’nin 7. ili olduğunu belirten Yılmaz, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi olmak üzere üç önemli üniversite bulunduğunu ifade etti.

Frig Vadileri, Odunpazarı Evleri ve Sivrihisar Ulu Camii gibi kültürel varlıklara dikkat çeken Yılmaz, Eskişehir’in geçen yıl 4,8 milyar dolarlık ihracat yaptığını söyledi.

Yılmaz, “İnşallah 10 milyar doları görürüz. Bence o 10 milyar dolar hedefini net koyup ona giden yolu sistemli bir şekilde bu platformun çalışmasında çok büyük faydalar var” dedi.

Hasanbey, Gemlik ve yeni sanayi koridorları

Yatırım gündeminde Hasanbey Lojistik Merkezi’nin önemli bir yatırım olduğunu belirten Yılmaz, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasındaki yaklaşık 14 kilometre uzunluğundaki yeni demir yolu yapım bağlantı sürecinin başladığını söyledi.

Yılmaz, ayrıca Eskişehir OSB ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasında yaklaşık 7,5 kilometre uzunluğundaki demir yolu bağlantısının temelinin atıldığını, ilk etabın tamamlanmasının ardından ikinci etapta Hasanbey Lojistik Merkezi’nden Gemlik Limanı’na demir yolu bağlantısı sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti.

Beylikova Tarıma Dayalı İhtisas OSB’nin 144 hektar, 89 besi parseli ve 5 sanayi parseline sahip olduğunu belirten Yılmaz, bazı işletmelerin faaliyete başladığını ve ciddi potansiyel bulunduğunu söyledi.

Sivrihisar OSB’nin ise 218 hektarlık alana yayıldığını ve 76 sanayi parseline sahip olduğunu belirten Yılmaz, yatırımcılar için hazır bir potansiyel bulunduğunu ifade etti.

Eskişehir’deki Model Fabrika’nın özellikle KOBİ’lerin verimliliğini artırma yönünde çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, Sanayi Alanları Master Planı’nın hazırlandığını söyledi.

Kuzeyden güneye yeni sanayi koridorları oluşturma perspektifinden bahseden Yılmaz, Marmara Bölgesi’ndeki sanayi yükünün Anadolu’ya kaydırılması ve Anadolu’nun sanayi potansiyelinin geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Yılmaz, “Mevcut organize sanayi bölgelerinin yaklaşık 11 katı büyüklüğünde yeni bir mega endüstriyel bölge hayata geçirilecek olup demir yolu bağlantıları, çalışan lojmanları ve sanayi kolejleri gibi kapsamlı sosyal donatıları içeren entegre bir üretim üssünü kurgulamış durumdayız” dedi.

Bu projenin Eskişehir’in geleceği açısından önemli olduğunu belirten Yılmaz, 10 milyar dolarlık ihracat hedefine bu mega endüstriyel bölgenin katkı sağlayacağını söyledi.

Yol projeleri, bor yatırımları ve tarım gündemi

Eskişehir’in 2026 yılının özel bir yıl olduğunu belirten Yılmaz, bunun bir kırılma yılı olmasını temenni etti.

Eskişehir-Seyitgazi-Kırka, Sivrihisar-Eskişehir-Bozüyük, Eskişehir-Alpu-Mihalıççık, Eskişehir-Sarıcakaya-Nallıhan ve Ankara-Polatlı-Sivrihisar güzergahlarında büyük ölçekli yol projelerinin devam ettiğini belirten Yılmaz, Kırka’da lityum karbonat üretim tesisi, 6. boraks pentahidrat tesisi, susuz boraks tesisi ve madencilik altyapı yatırımlarının planlandığını söyledi.

Yılmaz, “Sanayide kapasite olarak çok iyi yerdeyiz. Yapmamız gereken derinleşme; daha teknoloji yoğun, katma değeri yoğun, işte yapay zekayı, dijital imkanları daha çok kullanan, çok daha verimli ve rekabetçi bir yapı oluşturmak. Bunu da lojistikle desteklemek” ifadelerini kullandı.

Tarımın da Eskişehir için önemli olduğunu belirten Yılmaz, su ve sulama imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de kullanılan suyun yüzde 70’inden fazlasının tarımda kullanıldığını belirten Yılmaz, suyun verimli kullanılması gerektiğini ifade etti.

“Daha fazla alanı sulamak istiyorsak bu açıdan da önemli. Dolayısıyla tarımda bu gündemimiz var; daha verimli, daha etkili bir gıda üretimi, tarımsal üretim” dedi.

Turizm için bölgesel planlama çağrısı

Eskişehir’in turizm potansiyelinin yeterince harekete geçirilmediğini belirten Yılmaz, turizmin yalnızca il bazında değil, bölgesel perspektifle planlanması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, “Turizm artık bölgesel bir konsept. Mutlaka çevre illerle birlikte, anlamlı güzergahlar, destinasyonlar oluşturarak, kalkınma ajanslarımız kanalıyla başka şekillerde daha bölgesel bir perspektifle ama Eskişehir’i de iyi konumlandırıp o perspektif içinde turizmi planlamakta…” ifadelerini kullandı. Frig Vadisi’ne ilişkin yapılan sunumdan etkilendiğini belirten Yılmaz, bölgenin önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. “Jeotermalden işte kültür turizmine, tabiat turizmine birçok önemli potansiyelin olduğunu söyleyebilirim” dedi.

Konuşmasının sonunda toplantıya katılanlara teşekkür eden Yılmaz, Eskişehir Kalkınma Platformu’nun önemine dikkat çekti.

“Gerçekten kalkınma tek başına ne merkezi idarenin, ne yerelin, ne özelin yapabileceği bir iş değil. Birlikte, aynı ufka baktığınız zaman, bir ortak anlayış oluşturduğunuz zaman yerel kalkınmada büyük bir ivme kazanıyor” diyen Yılmaz, platformu kuranları ve bu noktaya getirenleri tebrik etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız