Anadolu Üniversitesi’nin 2026-2027 “Nasrettin Hoca Eğitim Öğretim Yılı” açılış töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, açılış dersinin konuğu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, EBB Başkanvekili Hasan Ünal ile çok sayıda protokol üyesi ve akademik personel katıldı.
Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’nın dinletisiyle başladı.
Rektör Adıgüzel: “Her dem yeniden doğarız”
Açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yaptı. Adıgüzel, 2026-2027 Nasrettin Hoca Eğitim Öğretim Yılı’nın başlaması dolayısıyla katılımcıları selamlayarak eğitim öğretim yılına büyük bir heyecanla girdiklerini söyledi.
Konuşmasının başında Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’na teşekkür eden Adıgüzel, Neşet Ertaş’ın ölüm yıl dönümü dolayısıyla orkestranın Neşet Ertaş türkülerini senfoni eşliğinde seslendirmesinin kendileri için anlamlı olduğunu ifade etti.
Anadolu Üniversitesi’nin Doğu ile Batı’nın, kuzey ile güneyin ve farklı medeniyetlerin buluştuğu bir yer olduğunu belirten Adıgüzel, Senfoni Orkestrası’nın Batı enstrümanlarıyla Neşet Ertaş türkülerini seslendirmesinin bu buluşmayı gösterdiğini dile getirdi.
Bu yılın “Nasrettin Hoca Eğitim Öğretim Yılı” olarak belirlendiğini hatırlatan Adıgüzel, geçtiğimiz yılın ise “Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı” olduğunu söyledi. Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’ne yakışanın kültürel mirasa ve topluma yön veren değerlere sahip çıkmak olduğunu ifade etti.
Eğitim öğretim yılına her yıl ilk kez başlıyormuşçasına heyecan duyduklarını belirten Adıgüzel, Hazreti Mevlana’nın “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” sözünü hatırlattı. Üniversitenin her eğitim öğretim yılında yeniden heyecanla yola çıktığını kaydetti.
Adıgüzel, akademisyenlerin ve yöneticilerin öğrencileri geleceğe ve mesleğe hazırlamak için gayret göstermeye devam edeceğini belirterek öğrencilerin ülkelerine, milletlerine, ailelerine ve dünyaya hizmet edecek bireyler olarak yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti.
“Nasrettin Hoca sadece fıkralarıyla hatırlanmamalı”
Nasrettin Hoca’nın yalnızca fıkralarıyla hatırlanmaması gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, Nasrettin Hoca’nın Eskişehir ve Türkiye’den dünyaya mal olmuş bir değer olduğunu söyledi.
Yunus Emre ve Nasrettin Hoca’nın farklı ülkelerde de sahiplenilen isimler olduğunu belirten Adıgüzel, Yunus Emre konusunda Mustafa Tatcı ile gerçekleştirdiği görüşmeden de söz etti. Adıgüzel, Tatcı’nın Sarıköy’ün Yunus Emre’nin köyü olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını söylediğini aktardı.
Adıgüzel, “Bizim Yunus” ifadesinin yalnızca Eskişehir’e veya Türkiye’ye yönelik olmadığını belirterek bunun insan sevgisini merkeze alan daha geniş bir anlayışı ifade ettiğini dile getirdi.
Nasrettin Hoca’nın da insanları kırmadan, düşündürerek yanlış ile doğrunun ne olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu söyleyen Adıgüzel, bu yıl Anadolu Üniversitesi’nde Nasrettin Hoca’nın daha fazla tanınmasını amaçladıklarını kaydetti.
Geçtiğimiz yıl Yunus Emre’nin felsefesini anlamaya yönelik panel, çalıştay ve sempozyumlar düzenlendiğini hatırlatan Adıgüzel, bu yıl da Nasrettin Hoca’nın yalnızca fıkralarıyla değil, Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini sürdüren, kadı, imam, rehber ve toplumun önünde bir kanaat önderi olarak ele alınacağını belirtti.
Anadolu Üniversitesi’nde yeni bölümler ve yapay zeka yatırımları
Üniversitede büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Adıgüzel, bu değişimin yalnızca binaların yenilenmesiyle sınırlı olmadığını, eğitim içeriklerinin de yenilendiğini söyledi.
Çağın hızlı değiştiğini belirten Adıgüzel, öğrencilerin geleceğe ve sektöre hazırlanabilmesi için eğitim içeriklerinin de bu değişime uyum sağlaması gerektiğini kaydetti.
Bu kapsamda bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptıklarını ifade eden Adıgüzel, Bilişim Teknolojileri Yüksekokulu’nun kurulduğunu söyledi. Adıgüzel, burada yapay zeka, bilişim, oyun tasarımı ve animasyon alanlarında sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Bilişim Bilimleri Fakültesi’nin de kurulduğunu aktaran Adıgüzel, fakültede mühendislik dışında yapay zekayı merkeze alan bir eğitim öğretimin hedeflendiğini ifade etti.
Geçtiğimiz yıldan bu yana Anadolu Üniversitesi’nde 21 yeni bölüm açıldığını söyleyen Adıgüzel, bunların yaklaşık 15’inin “yeni nesil bölümler” olduğunu belirtti. Adıgüzel, bu yıl 16 yeni bölümün eğitim öğretime başladığını ve yalnızca yeni bölümlerde yaklaşık 700 öğrencinin Anadolu Üniversitesi ile tanıştığını kaydetti.
Adıgüzel ayrıca, geçtiğimiz günlerde açıklanan bir endekse atıfta bulunarak Anadolu Üniversitesi’nin eğitim alanında Türkiye’de ikinci sırada, dünyada ise 300-400 bandında yer aldığını söyledi.
“Araştırma ve geliştirmeye de yatırım yapmalıyız”
Üniversitelerin görevinin yalnızca eğitim vermek olmadığını vurgulayan Adıgüzel, araştırma ve geliştirmeye de yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.
Adıgüzel, üniversitelerin yeni yöntemler geliştirmesi, araştırma yapması ve prototipler ortaya koyması gerektiğini belirterek Anadolu Üniversitesi’nin Türkiye’de araştırma ve geliştirmeye en fazla fon ayıran ilk üç üniversite arasında yer aldığını söyledi.
Toplumsal katkının da üniversitenin görevlerinden biri olduğunu belirten Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin bu alandaki katkısını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Konuşmasında mikro yeterliliklere de değinen Adıgüzel, öğrencileri yalnızca diplomayla değil, çağın ve sektörün gerektirdiği yetkinliklerle mezun etmek istediklerini söyledi.
Anadolu Üniversitesi’nin 120’den fazla mikro yeterliliği hayata geçirdiğini belirten Adıgüzel, sistemin öğrencilere kendi bölümlerinin yanı sıra sosyal, sportif ve kültürel alanlarda da ders alma imkanı sunduğunu kaydetti.
Mikro yeterliliklerin sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla üniversiteyi buluşturduğunu ifade eden Adıgüzel, üniversitenin akredite ettiği kurum ve kuruluşlarla yapılacak sertifika programlarının da eğitim sürecine dahil edilebileceğini söyledi.
Öğrenci affı ve Anadolu Üniversitesi’ne yapılan başvurular
Konuşmasının devamında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı af yasalarından birinin çıktığını belirten Adıgüzel, üniversiteyle ilişiği kesilen kişilere eğitimlerine devam etme fırsatı sunulduğunu söyledi.
Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nden bugüne kadar 5 milyon kişinin mezun olduğunu, eğitim sistemine girip eğitimini tamamlamayan ve eğitimini yarım bırakan yaklaşık 4 milyon kişinin bulunduğunu ifade etti.
Bu aftan yararlanacak kişiler arasında örgün eğitime devam etme imkanı bulunmayan, şehir veya ülke değiştiren ya da iş sahibi olduğu için örgün eğitime devam edemeyecek kişilerin de bulunduğunu belirten Adıgüzel, bu kişilere açıköğretim üzerinden eğitimlerine devam etme fırsatı sunulduğunu kaydetti.
Anadolu Üniversitesi olarak bu konuda iletişim kampanyası yürüttüklerini belirten Adıgüzel, şu ana kadar yaklaşık 250 bin kişinin aftan yararlanmak amacıyla Anadolu Üniversitesi’ne başvurduğunu söyledi. Adıgüzel ayrıca, ikinci üniversite kapsamında 100 bin yeni öğrencinin Anadolu Üniversitesi ailesine dahil olduğunu ifade etti.
Anadolu Üniversitesi’nin yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın erişilebilir eğitimini sunma ve hayat boyu eğitimin liderliğini yapma misyonunun bulunduğunu belirten Adıgüzel, açılış dersini verecek Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’a da teşekkür etti.
Yalçın’ın Eskişehir’de ilk, orta ve lise eğitimini tamamladığını ifade eden Adıgüzel, uluslararası ilişkiler, güvenlik ve strateji alanlarında akademik çalışmaları bulunan Yalçın’ın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı dersinin açılış için anlamlı olduğunu söyledi.
Adıgüzel, Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği süreçte akademinin üzerine düşen görevler bulunduğunu belirterek Yalçın’ın bu konudaki değerlendirmelerinin kıymetli olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını dileyen Adıgüzel, katılımcılara teşekkür etti.
Vali Yılmaz: “Eskişehir yaşayan bir gençlik başkentidir”
Açılışta konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ise 2026-2027 akademik yılının öğrenciler, akademik ve idari kadro, Eskişehir ve ülke için hayırlı olmasını diledi.
“Tercihim Eskişehir” diyerek Anadolu Üniversitesi ailesinin bir parçası olan öğrencileri kutlayan Yılmaz, gençlere Eskişehir’e hoş geldiniz dedi.
Eskişehir’in öğrenciler için yalnızca kampüsten ibaret olmayacağını belirten Yılmaz, kentin bilim, kültür, sanat ve gençlik enerjisinin bir araya geldiği “yaşayan bir gençlik başkenti” olduğunu ifade etti.
Eskişehir’in sanayi, turizm, eğitim ve üretim ekosistemiyle gençlere imkanlar sunduğunu kaydeden Yılmaz, üniversitelerin kamu kurumları, sanayi kuruluşları ve sivil toplumla kurduğu iş birliklerinin kentin ve öğrencilerin başarı potansiyelini yükselttiğini söyledi.
Yılmaz, öğrencilerden derslerdeki başarının yanı sıra Eskişehir’in kültürel dokusunu ve sosyal hayatını da tanımalarını istedi. Öğrencilerin mezun olduklarında yalnızca kendi alanlarında yetkin profesyoneller değil, Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini taşıyan gönüllü elçiler olmalarını diledi.
Nitelikli bilginin yükseköğretimin temel şartlarından birinin güvenli, huzurlu ve özgür bir akademik iklim olduğunu belirten Yılmaz, şehirdeki huzur ve güven ortamının öğrencilerin geleceğe odaklanmasını kolaylaştıracağını ifade etti.
Devletin tüm imkanlarıyla öğrencilerin huzur ve güvenliği için çalışıldığını belirten Yılmaz, öğrencilerin her zaman yanlarında olunduğunu söyledi.
Anadolu Üniversitesi’nin akademik başarısı gündemde
Anadolu Üniversitesi’nin akademik birikimi ve uluslararası başarılarının gurur verici olduğunu dile getiren Yılmaz, konuşmasında 2026 Küresel Akademik Branşlar sıralamasına da değindi.
Yılmaz, Anadolu Üniversitesi’nin eğitim alanında dünya genelinde 301-400 bandında yer aldığını belirterek bunun akademisyenlerin, araştırmacıların, öğrencilerin ve üniversite çalışanlarının bilimsel gayretinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunun göstergesi olduğunu söyledi.
Anadolu Üniversitesi’nin eğitim alanında yüksek kalitede araştırma göstergesinde 30,7, araştırma itkisi kategorisinde 15,0, uluslararası iş birliklerinde 4,6 ve dünya çapında öğretim üyesi göstergesinde 10,2 puan elde ettiğini aktaran Yılmaz, akademisyenleri, araştırmacıları ve üniversite çalışanlarını tebrik etti.
Başarının yeni başarıların başlangıç noktası olduğunu belirten Yılmaz, yapay zeka, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojilerinin yaşamın farklı alanlarını değiştirdiğini söyledi.
Ülkelerin gücünün yalnızca doğal kaynaklarıyla değil, bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle de ölçüldüğünü ifade eden Yılmaz, üniversitelerin geleceğin Türkiye’si için stratejik merkezler olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, üniversitelerin yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerler olduğunu belirterek akademisyenlerin geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştirdiğini söyledi.
Kamu yönetimi olarak gençlerin önünü açacak ve üniversitelerin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek çalışmaların yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Açılış dersi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’dan
Törenin onur konuğu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın oldu.
“Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı açılış dersini veren Yalçın, törende son konuşmayı gerçekleştirdi.
Yalçın’ın konuşmasının ardından hediyeleşme gerçekleştirildi ve protokol üyeleriyle fotoğraf çekimi yapıldı.
Böylece Anadolu Üniversitesi’nin 2026-2027 “Nasrettin Hoca Eğitim Öğretim Yılı” açılış töreni sona erdi.