Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meliha Kovancı Bayraktaroğlu, tüp bebek tedavisiyle ilgili merak edilenleri anlattı. Tüp bebek tedavisinde yaşın önemli bir faktör olduğunu belirten Bayraktaroğlu, özellikle 38 yaş ve üzerinde gebelik ihtimalinin daha fazla azaldığını söyledi.
Tüp bebekte yaş faktörü öne çıkıyor
Tüp bebek tedavisinin, sperm ile yumurtanın dışarıda birleştirilerek rahim içerisine yerleştirilmesi yöntemi olduğunu aktaran Bayraktaroğlu, tedaviye yönlendirmede yaşın önemli olduğunu ifade etti.
40 yaşın üzerinde olup gebe kalamayan ve yeni evlenmiş hastalarda dahi beklemeden tüp bebek tedavisine yönlendirme yapılabildiğini belirten Bayraktaroğlu, 40 yaşın altındaki bireylerde ise herhangi bir sorun olmamasına rağmen iki yıllık birliktelik sonrasında gebelik oluşmadığında kadın doğum uzmanına veya tüp bebek merkezine başvurulmasını önerdi.
Bayraktaroğlu, “Yaşı ne kadar genç olursa, gerçekten ihtiyaç varsa ve tüp bebek tedavisi dışında başka bir yolu yoksa ve tüp bebek tedavisine erken başvurursa o kadar sağlıklı sonuç alabilir” dedi.
Sperm ve yumurta kalitesinin yaşla bağlantılı olduğunu belirten Bayraktaroğlu, genç bireylerde sperm ve yumurtanın daha sağlıklı ve kaliteli olabildiğini ifade etti. Kısırlık nedenlerinin yaklaşık yüzde 25’inin ise nedeninin belirlenemediğini söyledi.

38 yaş sonrası gebelik şansı düşüyor
Tüp bebek tedavisinde yaş sınırlarının zaman içerisinde değiştiğini dile getiren Bayraktaroğlu, daha önce 35 yaşın önemli bir sınır olarak kabul edildiğini, günümüzde ise 38 yaş ve üzerindeki hastalara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Bayraktaroğlu, 35 yaş ve üzerinde tüp bebek yöntemiyle gebelik olasılığının yüzde 20-21 seviyelerinde olduğunu, 38 yaş üzerinde yüzde 7-8’lere, 40, 42 ve 43 yaş civarında ise yüzde 1’lere kadar düşebildiğini belirtti.
Tüp bebekte doğru bilinen yanlışlar
Tüp bebek tedavisinde embriyonun anne ve babanın kendi sperm ve yumurtasından oluşturulduğunu vurgulayan Bayraktaroğlu, toplumda bu konuda bazı yanlış inanışların bulunduğunu ifade etti.
“Anne ve babanın yumurtalıklarından alınan sperm ve yumurtanın birleşmesiyle meydana geliyor” diyen Bayraktaroğlu, başka bir embriyonun rahim içerisine yerleştirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Özellikle “embriyo karışır mı?” şeklindeki endişelerin de yanlış olduğunu belirten Bayraktaroğlu, kişinin kendi spermi ve kendi yumurtasının alınarak embriyo haline getirildiğini aktardı.
Sperm sayısının az veya hiç olmamasının da tedavi sürecinde önemli bir konu olduğunu ifade eden Bayraktaroğlu, tek bir spermden dahi embriyo oluşturulabileceğini söyledi. Bu nedenle ailelerin tedavi konusunda beklememesi gerektiğini belirtti.

Cinsiyet seçimi Türkiye’de yasal değil
Tüp bebek tedavisinde cinsiyet seçimi konusunda da açıklamalarda bulunan Bayraktaroğlu, Türkiye’de embriyo transferi öncesinde cinsiyet seçiminin yapılmadığını ifade etti.
Bazı ailelerin erkek çocuk isteğiyle başvurabildiğini belirten Bayraktaroğlu, “Biz cinsiyet tanımını yapmıyoruz” dedi. Cinsiyetin gebelik gerçekleştikten sonra, transfer sonrasında ve belirli haftalarda belirlenebildiğini ifade eden Bayraktaroğlu, gebelik oluşmadan veya embriyo transferi sağlanmadan önce cinsiyet belirlemenin Türkiye şartlarında yasal olmadığını söyledi.
“Beklemenin bir anlamı yok”
Tüp bebek tedavisinde yalnızca kadının değil, erkeğin sperm özelliklerinin de önemli olduğunu belirten Bayraktaroğlu; sperm hareketliliği ve sperm bulunup bulunmamasının yanı sıra kadında yumurta, tüpler, rahim, miyom, yumurtalıklardaki kitleler, hormonlar ve yumurta kalitesinin de değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.
Kadının erken yaşta menopoza girmesinin ailesel olarak da görülebileceğini belirten Bayraktaroğlu, bu nedenle zaman kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.
Bayraktaroğlu, özellikle 35 yaşından önce iki yıllık süreçte gebelik oluşmaması halinde kadın doğum uzmanına başvurulması gerektiğini belirterek, “Bekleyip de zaman kaybetmenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.