Et ve et ürünlerinde tüketici güvenliğini artırmaya yönelik gündeme gelen yeni düzenlemeler, kasap tezgâhlarında da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Hazır kıyma satışının sona ermesi ve ürün etiketlerinde yer alan “%100” gibi ifadelerin kaldırılmasına yönelik uygulamaların nasıl karşılık bulacağı merak edilirken, Eskişehir’de kasaplık yapan Özgür Aytar konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aytar, kendi işletmesinde hazır kıyma satışının bulunmadığını belirterek, kıymanın müşterinin gözü önünde çekilmesinin tüketici açısından daha güven verici olduğunu söyledi.

“Hazır kıyma bulundurmuyorum”
Kasap Özgür Aytar, tezgâhında hazır kıyma bulundurmadığını ifade ederek, müşterilerine kıymayı taze şekilde hazırlayıp sunduğunu dile getirdi.
Aytar, “Benim şu anda tezgâhımda hazır kıyma bulunmaz. Zaten gıda ve hijyen kuralları bakımından hazır kıyma olması uygun değil. Müşteriye taze kıymayı göz önünde çekerseniz müşteriniz daha mutlu olur, daha huzurlu bir şekilde kıyma almak ister. Daha güvenilir” dedi.
Hazır kıyma konusunda tüketicilerin aklında soru işaretleri oluşabileceğini belirten Aytar, müşterinin aldığı ürünün hazırlanma sürecini görmesinin güven açısından önemli olduğunu söyledi.
Aytar, “Aldığı kıymadan memnun kalır. Ama hazır kıyma olduğu zaman illaki insanın içinde bir kurt düşer. O yüzden ben hazır kıyma bulundurmuyorum. Normal müşterinin gözünün önünde kıyma çekiyorum ve müşterimize o şekilde sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“%100 et ibaresine gerek olduğunu düşünmüyorum”
Etiketlerde kullanılan “%100” gibi ifadelerin kaldırılması yönündeki tartışmaları da değerlendiren Aytar, geleneksel kasaplarda ürünün içeriğinin zaten belli olduğunu söyledi.
Aytar, “Zaten dana eti yüzde 100'dür. Yüzde 100 ibareye bence gerek bile olduğunu düşünmüyorum. Çünkü biz geleneksel kasap olduğumuz için bizim hayvanımız belli. Dana keseriz biz genelde. Tamamen yüzde 100 et kullanıyoruz” diye konuştu.
Kasaplık sektöründe tüketici güveninin ürünün kaynağından satış aşamasına kadar geçen süreçle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Aytar, kendi işletmelerinde ürünün nereden geldiğinin takip edilebildiğini ifade etti.

Etin sofraya uzanan yolunu anlattı
Aytar, satışa sunulan etlerin çiftlikten başlayarak mezbaha ve kasap tezgâhına kadar uzanan süreçte çeşitli kontrollerden geçtiğini söyledi.
Etlerin soğuk zincirinin korunmasına dikkat ettiklerini belirten Aytar, “Çiftlikten keseriz hayvanı, getiririz mezbahaya. Mezbahada kesilir. Soğuk zinciri kırılmadan kasap dükkânlarımıza gelir. Soğuk zincir dolabımıza alırız. Veteriner kontrolünden geçtikten sonra müşterimize satışına göre sunum yaparız” dedi.
Ürünlere ilişkin raporların da bulunduğunu belirten Aytar, tüketicinin ürünün geçmişine dair bilgilere ulaşabileceğini söyledi.
“Kesim tarihinden son kullanma tarihine kadar görülebilir”
Etin tedarik sürecinin kayıt altında olduğunu belirten Aytar, ürünlerin kesim ve son kullanma tarihlerinin sistem üzerinden takip edilebildiğini ifade etti.
Aytar, “Raporuyla beraber her şeyi tedarik bir şekilde hazırdır zaten bizde. Ürünün kesim tarihinden son kullanma tarihine kadar her şeyini görebilirler sistem olarak. Rapora bakıldığında her şey görünebilir” ifadelerini kullandı.

Yeni düzenlemelerin temelinde tüketicinin aldığı ürün hakkında daha fazla bilgi sahibi olması ve gıda güvenliğinin artırılması hedeflenirken, uygulamaların kasapların günlük satış süreçlerine nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki dönemde netleşecek.