Kalıcı yaz saati uygulaması, enerji tasarrufu iddiaları ve eğitim üzerindeki etkileri nedeniyle yeniden gündeme geldi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Elektrikçiler Odası Başkanı Ahmet Namık Akdoğan, Enerji Bakanlığı verilerine göre uygulama sayesinde yaklaşık 20 milyar TL’lik enerji tasarrufu sağlandığının ifade edildiğini ancak bu rakamın Türkiye bütçesi içerisinde çok büyük bir karşılık oluşturmadığını söyledi.
“Yaz saati uygulaması devam edebilir”
Başkan Akdoğan, 2016 yılından bu yana uygulanan sistemin bir alışkanlık haline geldiğini belirterek, “İnsanların yaşam standartları göz önüne alındığında yaz saati uygulaması devam edebilir. Ezber bozmanın çok anlamlı olmadığını düşünüyorum” dedi.
Sabah erken saatlerde okula giden çocukların durumuna da değinen Akdoğan, öğrencilerin 6–6.30 saatlerinde kalkmak zorunda kaldığını, bu nedenle aydınlatma ihtiyacının arttığını ifade etti. Elektrik sübvansiyonlarının sınırlandırıldığını hatırlatan Akdoğan, vatandaşların mecburen sabah erken saatlerde elektrik tüketmeye başladığını vurguladı.

“Öğrenciler Karanlıkta Okula Gidiyor”
Kalıcı yaz saati uygulamasının eğitim üzerindeki etkilerini değerlendiren Eğitim-Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol ise, uygulamaya ilk günden bu yana karşı olduklarını söyledi. Demirkol, öğrencilerin ve öğretmenlerin fizyolojik ve pedagojik açıdan olumsuz etkilendiğini belirtti.
Demirkol, “Öğrencilerimiz sabahları hava aydınlanmadan okula geliyor. Çocuklar uyanmakta zorlanıyor, derslerde uyukluyor. Öğrenmenin en verimli olduğu saatler gün ışığından yararlanılan saatlerdir” dedi.
Güvenlik sorunlarına da dikkat çeken Demirkol, öğrencilerin karanlık sokaklardan geçerken korku yaşadığını, sabah ve akşam saatlerinde güvenlik endişelerinin arttığını ifade etti. Enerji tasarrufu iddialarını da eleştiren Demirkol, “Sabah okula gidiyoruz ışıklar açık, akşam çıkıyoruz yine ışıklar açık. Bu durumda nasıl bir tasarruf sağlanıyor, anlamıyoruz” diye konuştu.
“Kalıcı yaz saati uygulaması her anlamda sıkıntıya uğratıyor”
İkili eğitim yapılan okullarda ders sürelerinin kısaltılmasının eğitimde eşitsizlik yarattığını belirten Demirkol, “Öğrencilerin karanlıkta gelip gitmelerini engellemek için ikili eğitimlerde süre kısıtlamasına gittiler. Yani ders sürelerini onar dakika kıstılar. Şimdi ikili eğitimde öğrenim gören bir öğrencimiz bir derste 30 dakika ders işlerken, tam gün eğitim yapan bir okulumuzda da öğrencimiz 40 dakika ders görüyor. Bu da eşitsizliği ortaya çıkardı. O nedenle her anlamda, her alanda maalesef ki bu kalıcı yaz saati uygulaması bizi, eğitim emekçilerini, öğrencilerimizi her anlamda sıkıntıya uğratmış durumda” dedi.
