Eskişehir doğumlu, aslen Sivaslı halk ozanı Arif Çayır, çocuk yaşlarda başladığı saz ve müzik tutkusunu 84 yaşında da sürdürüyor. Saz yapımına 6 yaşında başladığını anlatan Çayır, askerlik dönüşünde kendi saz evini açtığını ve Yıldıztepe Mahallesi’nde 57 yıl boyunca saz ürettiğini söyledi. Kendi bestelerinin sayısının 11-12 bin civarında olduğunu belirten Çayır, bugüne kadar 8-10 bin öğrenci yetiştirdiğini ifade etti. Eserlerini TRT’ye gönderdiğini ve birçok kişiye saz çalarak geçimini sağlama imkânı sunduğunu dile getiren ozan, ilerleyen yaşına rağmen çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.
“Aşık Veysel’in Hastasıydım”

Halk ozanı olma yolculuğunun çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Arif Çayır, 12 yaşında evden ayrıldığını ve üç yıl sonra geri döndüğünü söyledi. Babasının istasyon gar memuru olduğunu belirten Çayır, Aşık Veysel’e duyduğu hayranlığın kendisini yollara düşürdüğünü ifade etti. Aşık Veysel’i bulmak için 43 vilayet gezdiğini anlatan Çayır, sonunda Veysel’in bulunduğu yeri öğrendiğini ve kendisiyle karşılaştığı anı şöyle aktardı:
“Rıfat Balaban, mekânı cennet olsun. Ona sordum. O dedi ki ‘Şurada Saman Pazarı’nda bir yerde Aşık Veysel, tek odalı bir yerde kendisi.’ Kapıdan girdim, ‘Selamünaleyküm’ dedim. Bu kadar bir hayatımda ben ozanım, öyle bir ozan görmedim. ‘Aleykümselam, Arif Murat’ın oğlu Arif’ dedi bana. Murat’ın oğlu Arif dedi.”
Çayır, çocukluk yıllarında yaşadıklarını ve ozanlık yolculuğunu kendi dizeleriyle de anlattı:
“Kimsem yoktu, mağaralara sığındım.
Halli oldum, tezgâhlarda dokundum.
Deli oldum, hocalarda okundum.
En sonunda sen Arifsin dediler.”
“Sanatçılık Disiplin, Terbiye ve Görgü İster”

Halk müziği geleneğinin giderek kaybolduğunu düşündüğünü dile getiren Çayır, televizyonda türkü seslendiren bazı sanatçıların yorumlarını eleştirdi. Türkülerin özüne ve geleneğine bağlı kalınması gerektiğini savunan Çayır, sanatçılığın yalnızca türkü söylemekten ibaret olmadığını belirterek, “Sanatçılık disiplin ister, sanatçılık terbiye ister, sanatçılık görgü ister” dedi. Bir dönem Almanya ve Belçika’da da bulunduğunu anlatan halk ozanı, eserleri ve müziğiyle Avrupa’da da tanındığını ifade etti.
İki Kitap Hazırlamak İçin Sponsor Arıyor

Kendisinin Türkiye Cumhuriyeti’nin halk ozanı Arif Çayır olarak anılmasını istediğini belirten ozan, birikimini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla iki kitap hazırlamayı planladığını söyledi. Bu çalışma için sponsor aradıklarını dile getiren Çayır, kendisine ait 12-13 bin civarında eser bulunduğunu ifade etti. İleride insanların kendisini eserleriyle hatırlamasını istediğini belirten Arif Çayır, kendisinden geriye güzel bir iz bırakmanın yeterli olduğunu söyledi.
