Eskişehir Gündem

Eskişehir Barosu'ndan Çocuklara Yönelik Yargı Paketine Tepki

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, Çocuk Koruma Kanunu'nda değişiklik öngören teklifin rehabilitasyon yerine cezalandırmayı esas aldığını savundu.

Abone Ol

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin yaptığı açıklamada, düzenlemenin çocuk adalet sisteminde rehabilitasyon odaklı yaklaşımdan uzaklaşarak güvenlikçi ve cezalandırıcı bir modeli benimsediğini savundu.

"Rehabilitasyon yerine cezalandırma öne çıkıyor"

Barış Günaydın, 14 Temmuz 2026 tarihli kanun teklifinin çocuk adalet sisteminin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek, teklifin 6. ve 7. maddeleriyle çocukların eğitimevleri yerine doğrudan kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesinin zorunlu hale getirildiğini ifade etti.

Günaydın, bu düzenlemenin uluslararası hukukun temel prensiplerinden biri olan "özgürlükten yoksun bırakmanın son çare olması" ilkesiyle doğrudan çeliştiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesi kararlarına da dikkat çeken Günaydın, çocuklar hakkında tutuklama ve hapis gibi özgürlüğü kısıtlayan tedbirlerin ancak son çare olarak uygulanması ve mümkün olan en kısa sürede sonlandırılması gerektiğini hatırlatarak, teklifin "çocuğun üstün yararı" ilkesini zedelediğini savundu.

"Yaş indiriminin kaldırılması içtihatlarla çelişiyor"

Kanun teklifinin 2. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinde öngörülen değişikliklere de değinen Günaydın, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için yaş küçüklüğü indiriminin kaldırılabilmesine imkân tanındığını ifade etti.

Anayasa Mahkemesi'nin çocuk hukukunun temel amacını çocuğun topluma kazandırılması olarak tanımladığını belirten Günaydın, yaş indiriminin kaldırılmasının çocukların kusur yeteneğinin henüz tam gelişmediğini kabul eden ceza hukuku anlayışıyla ve Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarıyla çeliştiğini öne sürdü.

"'Suça sürüklenen çocuk' ifadesinin değiştirilmesi eleştirildi"

Barış Günaydın, teklifte yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresinin "adli süreçteki çocuk" şeklinde değiştirilmesini de değerlendirdi.

Bu değişikliğin çocuğun korunmaya muhtaç konumunu gölgelediğini ifade eden Günaydın, çocuğun gelişimsel özellikleri ile sosyal çevresinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu belirterek, terminolojik değişikliğin çocukların güvenlik tehdidi olarak görülmesi riskini taşıdığını savundu.

"Ulusal ve uluslararası hukukla uyumsuz"

Teklifin cezalandırmayı önceleyen yapısının devletin çocuk üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğüyle bağdaşmadığını belirten Günaydın, rehabilitasyon merkezleri yerine kapalı kurumların tercih edilmesinin devletin çocuklara yönelik koruma sorumluluğuna aykırı olduğunu ifade etti.

Kanun teklifinin çocuk adalet sisteminin temelini oluşturan "topluma kazandırma" ve "rehabilitasyon" ilkelerinden uzaklaştığını savunan Günaydın, düzenlemenin Anayasa'nın 41. maddesi ile Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Pekin Kuralları bakımından ciddi uyumsuzluklar içerdiğini ileri sürdü.

Açıklamasının sonunda Eskişehir Barosu olarak çocuğun üstün yararını gözetmeyen düzenlemeleri desteklemediklerini belirten Günaydın, çocukların suça sürüklenmesini önleyici politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.