Marmarabirlik, 2026/2027 iş yılı ürün alım kampanyası hazırlıkları kapsamında rekolte beyan sürecini resmen başlattı. Üreticilerin, yeni sezonun alım kapasitesini ve lojistik planlamasını doğrudan etkileyen bu beyanları, 23 Ekim 2026 tarihine kadar bağlı bulundukları kooperatiflere iletmeleri gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 41 ilde yürüttüğü saha çalışmalarıyla eş zamanlı ilerleyen bu süreç, birliğin önümüzdeki dönem stratejilerini belirlemede temel veri kaynağı olacak.
Gerçekçi beyanlar sezon planlamasının anahtarı
Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, rekolte beyanlarının yalnızca ürün miktarını değil; depolama, işleme ve finansman gibi operasyonel süreçlerin tamamını şekillendirdiğini belirtti. Yıldız, üreticilerden arazilerindeki gerçek üretim miktarlarını esas alarak beyanda bulunmalarını isteyerek, beyanname vermeyen ortakların alım sürecinde yaşayabileceği aksaklıklara karşı uyarıda bulundu. Birliğin, üreticinin emeğini korurken aynı zamanda mali yapısını da sürdürülebilir kılmayı hedeflediği ifade edildi.
Çok boyutlu değerlendirme ile alım stratejisi
Yeni sezon alım planının tek bir veriye dayanmayacağını vurgulayan Ali Yıldız, sürecin sadece rekolte miktarı ile sınırlı kalmayacağını açıkladı. Bakanlığın saha verileri, ürünün kalite yapısı, iç ve dış piyasa koşulları ile ekonomik konjonktürün bir bütün olarak ele alınacağını belirten Yıldız, kesinleşmemiş rakamlar üzerinden yapılan spekülasyonlara itibar edilmemesi gerektiğini söyledi. Marmarabirlik, 2025 yılında ulaştığı 6,8 milyar TL net ciro ve 35 milyon dolarlık ihracat başarısının ardından, yeni sezonda da benzer bir istikrarı korumayı hedefliyor.
Resmi kanallar dışındaki bilgilere itibar edilmemeli
Sezon öncesinde piyasada dolaşan farklı rakam ve yorumların üreticilerde kafa karışıklığına yol açabildiğine dikkat çeken Yıldız, tüm resmi açıklamaların Marmarabirlik ve bağlı kooperatifler üzerinden takip edilmesi gerektiğini hatırlattı. Süreç tamamlandığında ortaya çıkacak tablonun şeffaf bir şekilde paylaşılacağını belirten yönetim, üreticinin soru işareti yaşamaması adına doğru veriye dayalı bir iletişim stratejisi izleyeceklerini ifade etti.