Karaman'ın Ayrancı ilçesine bağlı Divle köyünde, yerin 36 metre altında doğal bir süreçle olgunlaşan coğrafi işaretli Divle Obruk Peyniri, yeni sezon için gün sayıyor. Nisan ve mayıs aylarında meralarda otlayan küçükbaş hayvanların sütünden elde edilen peynirler, kuzu ve oğlak derilerine basılarak hazırlanan tulumlar halinde 250 metre uzunluğundaki obruğa yerleştiriliyor. Yaklaşık 6 ay boyunca mağaranın kendine has ikliminde bekletilen peynirler, beyaz renkle girdiği mağaradan kırmızı bir kabukla çıkarak eşsiz bir lezzet profiline kavuşuyor.
Doğal floranın peynire kattığı kırmızı renk
Mağaranın sunduğu özel mikrobiyolojik ortam, peynirin dış yüzeyinde kırmızı bir renk oluşmasını sağlayan bakterilerin gelişmesine olanak tanıyor. Divle Köyü Muhtarı Tacettin Durna, bu bakterinin dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmadığını ve oluşumunun yaklaşık 500 yıllık bir süreci kapsadığını belirtiyor.
Durna, tüketicileri sahte ürünlere karşı uyararak, dışı kırmızı olmayan bir tulumun Divle Obruk Peyniri olarak kabul edilemeyeceğini vurguluyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli şekilde taklit ürünlerle mücadele ettiklerini ifade eden Durna, bu karakteristik rengin peynirin rayihasını ve kalitesini belirleyen en temel unsur olduğunu dile getiriyor.
42 tonluk üretimle bereketli sezon
Bu yıl iklim koşullarının mera verimliliğini artırması sayesinde üreticiler oldukça bereketli bir sezon geçirdi. Mağarada olgunlaşan toplam 42 ton peynir, ekim ve kasım ayları itibarıyla piyasaya sunulmaya başlanacak. Üretimden sofraya uzanan süreçte maliyet kalemlerine göre fiyatlar değişkenlik gösteriyor. Yerinde yapılan satışlarda bin 200 lira seviyelerinde olan fiyatlar, kargo ve paketleme gibi ek masraflarla birlikte bin 700 liraya kadar ulaşabiliyor.
Geleneksel yöntemlerle korunan lezzet
Divle Obruk Peyniri, sadece bir gıda ürünü değil, aynı zamanda bölgenin 500 yıllık bir mirası olarak öne çıkıyor. Köylülerin kendi imkanlarıyla hazırladığı tulumların mağaraya bırakılmasıyla başlayan bu geleneksel süreç, peynirin kendine has aromasını kazanmasını sağlıyor.
Uzmanlar tarafından da tescillenen bu doğal olgunlaşma süreci, ürünün coğrafi işaretli bir değer olarak korunmasını ve taklit edilmesinin zorlaşmasını sağlıyor. Üreticiler, bu özel lezzeti korumak adına denetimlerini sürdürürken, tüketicilerin de ürünün dış rengine dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.