Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), yeni akademik yılına Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Terörsüz Türkiye temasıyla giriş yaptı. Atatürk Kongre Merkezi Aydın Bey Salonu'nda düzenlenen ilk ders etkinliğinde, Türkiye'nin terörle mücadele geçmişi ve bu sürecin toplumsal birlik üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Etkinliğe katılan güvenlik ve terör uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ, mücadelenin sadece güvenlik boyutunu değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal maliyetlerini de detaylandırdı.
Terörle mücadelenin 2,5 trilyon dolarlık maliyeti
Konuşmasında Türkiye'nin terörle mücadele için harcadığı kaynaklara değinen Coşkun Başbuğ, ortaya çıkan rakamın büyüklüğüne vurgu yaptı. Başbuğ, terörle mücadele adına toplamda 2,5 trilyon dolar harcandığını belirterek, bu meblağın ülkenin kalkınması için kullanılması durumunda çok daha farklı bir ekonomik tablo oluşabileceğini ifade etti. Başbuğ, son 10 yıllık kalkınma hamlelerinde otoyollar ve barajlar gibi dev projelerin toplam maliyetinin 600 milyar dolar civarında olduğunu hatırlatarak, harcanan 2,5 trilyon doların dört tane daha Türkiye inşa edebilecek bir büyüklüğe denk geldiğini dile getirdi.
Fırat Kalkanı bir dönüm noktasıydı
Türkiye'nin terörle mücadele stratejisinde Fırat Kalkanı Harekatı'nın kritik bir eşik olduğunu belirten Başbuğ, bu operasyonun sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda emperyalist planlara karşı bir duruş olduğunu savundu. 24 Ağustos tarihinin önemine dikkat çeken Başbuğ, bu harekatın mazlum devletlerin ayağa kalkışının bir sembolü haline geleceğini öne sürdü. Başbuğ, devletin terörle mücadeledeki kararlılığının, geçmişten gelen yapısal sorunların temizlenmesi sürecinde hayati bir rol oynadığını belirtti.
Toplumsal birlik ve beraberlik vurgusu
ADÜ Rektörü Prof. Dr.
Bülent Kent ise açılış konuşmasında, terörsüz bir Türkiye hedefinin sadece bir ders konusu olmadığını, geleceğin inşası için temel bir mesele olduğunu vurguladı. Rektör Kent, üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda toplumsal huzura ve ortak değerlere katkı sunan merkezler olduğunu ifade etti.
Coşkun Başbuğ da Anadolu insanının zor zamanlarda tek yürek olma refleksine değinerek, geçmişte toplumun farklı kesimlerini ayrıştırmaya yönelik girişimlerin, halkın etle tırnak gibi birbirine bağlı dokusu sayesinde boşa çıkarıldığını sözlerine ekledi.