Çocuklar Kriz Taşımaz

Abone Ol

Ekonomik dalgalanmalar, hayat pahalılığı, geçim kaygısı… Bunlar yetişkinlerin omzunda ağır yüklerdir. Ancak çoğu zaman fark etmeden o yükün gölgesi evin en küçüklerine düşer.
Bir çocuk bütçe hesabı yapmaz. Ama evdeki sessizliği hisseder.
“Şimdi zamanı değil” denilen istekleri duyar.
Yarım kalan konuşmaları, ertelenen ihtiyaçları, artan sabırsızlığı fark eder.
Ekonomik zorluk yaşayan ailelerde stres yükselir. Stres yükseldikçe tahammül azalır. Tahammül azaldıkça iletişim daralır. Bu zincir en çok çocukların duygusal dünyasını etkiler. Çünkü çocuk için güven duygusu; istikrar, sakinlik ve öngörülebilirlik demektir.
Son yıllarda çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında kaygı, umutsuzluk ve depresif belirtilerin arttığına dair gözlemler sıklaşıyor. Okullarda rehberlik servislerine başvurular artıyor. Uzmanlar, özellikle uzun süreli belirsizlik dönemlerinde çocukların gelecek algısının zayıfladığına dikkat çekiyor.
Burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekir: Ekonomik sıkıntı tek başına bir çocuğun ruhsal çöküşüne neden olmaz. Ancak kronik stres, sosyal destek eksikliği ve duygusal iletişimin kopması risk oluşturur. Çocuk kendini yük gibi hissetmeye başladığında, asıl tehlike başlar.
Oysa hiçbir çocuk, ailesinin ekonomik koşullarından sorumlu değildir.
Bu nedenle mesele yalnızca ekonomi politikası değil, aynı zamanda bir toplum sağlığı meselesidir. Kriz dönemlerinde aileleri destekleyen sosyal mekanizmalar, okul temelli psikolojik danışmanlık hizmetleri ve erişilebilir ruh sağlığı sistemleri hayati önem taşır. Çocuğu korumak, geleceği korumaktır.Ama en güçlü koruyucu faktör yine evin içindedir.

“Bu zor dönem senin yüzünden değil.”
“Biz birlikteyiz.”
“Duygularını konuşabiliriz.”
Bu cümleler bir çocuğun iç dünyasında sandığımızdan çok daha büyük bir yer tutar.

Toplumlar krizlerden çıkabilir. Ekonomiler toparlanabilir. Ama çocuklukta oluşan derin kırılmaların izleri uzun süre kalır.
Geçim sıkıntısı ağır olabilir.
Ancak hiçbir kriz, bir çocuğun omzuna bırakılacak kadar küçük değildir.
Çocuklar kriz taşımaz.
Biz yetişkinler, onların yükünü hafifletmekle sorumluyuz.