Eskişehir Siyaset Haberleri

CHP’li Süllü: “Yok Etme Projesine Direniyoruz”

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Eskişehir’de planlanan madencilik faaliyetlerinin doğa, tarım ve gıda güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek projeye karşı direneceklerini söyledi.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Eskişehir’e yönelik uygulamaları ve bölgede planlanan madencilik faaliyetlerini eleştirdi. Süllü, kentin hem idari hem de ekonomik açıdan zayıflatıldığını, aynı zamanda doğal yapısının tehdit altında olduğunu ifade etti.

“Eskişehir Yok Sayılıyor"

Eskişehir’in uzun yıllardır CHP’li belediyeler tarafından yönetildiğini ve örnek bir kent haline geldiğini vurgulayan Süllü, “Vekili olduğum Eskişehir, 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizin başarılı projeleriyle Avrupa kenti olarak anılan bir şehirdir. Ancak iktidarın Eskişehir’e yönelik politikaları taşıma, yok sayma ve yok etme üzerine kuruludur” dedi.

"Kurumların Yetkileri Azaltılıyor"

Kamu kurumlarının kentten koparıldığını öne süren Süllü, idari düzenlemelere dikkat çekerek, “Eskişehir idari yargıda Bursa Bölge İdare Mahkemesi’ne bağlandı. TÜLOMSAŞ, TÜRASAŞ çatısı altında bölge müdürlüğü seviyesine indirildi. Vakıflar ve Karayolları gibi önemli kurumlar başka illere bağlandı” diye konuştu.

Açıköğretim Fakültesi gelirlerinin büyük kısmının merkezi yönetime aktarıldığını ifade eden Süllü, “Gelirlerin yüzde 80’i YÖK’e aktarılıyor. Havalimanında iç hat uçuşları kaldırıldı, PTT Başmüdürlüğü ise kapatılma aşamasında” ifadelerini kullandı.

“Yatırımlar Tamamlanmıyor"

Sağlık ve ulaşım alanındaki eksikliklere de değinen Süllü, “Yıkılan Devlet Hastanesi’nin arazisi özelleştirme kapsamına alındı. Alpu yolu yıllardır tamamlanamadı, Seyitgazi-Kırka yolu sürüncemede, Mihallıççık yolu için ise henüz bir proje dahi bulunmuyor” dedi.

Sarıcakaya–Mihalgazi yolunun ise madencilik faaliyetleri kapsamında hızlandırıldığını ileri sürdü.

“Anadolu'nun Çukurovası Tehdit Altında"

Madencilik projelerinin çevresel etkilerine dikkat çeken Süllü, bölgenin tarımsal önemine vurgu yaptı. Süllü, “Sakarya Nehri’ne yakın, mikroklima özelliği sayesinde yılın dört mevsimi üretim yapılan bu eşsiz coğrafya yok edilmek isteniyor” dedi.

Mihalgazi’nin Türkiye’deki sebze üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu belirten Süllü, “Bu bölge ülkenin sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşılıyor. Proje sahasında 28 endemik bitki, 61 omurgalı ve 128 kuş türü bulunuyor. Ayrıca 1. derece arkeolojik sit alanı da söz konusu” diye konuştu.

“Gıda Güvenliği Risk Altında"

Madencilik yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Süllü, “Yaklaşık 2 bin 450 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ormanlar, su kaynakları ve yaban hayatı yok edilecek” dedi.

Açık ocak madenciliği ve siyanürlü liç yönteminin ciddi riskler barındırdığını belirten Süllü, “Olası bir sızıntı durumunda ekosistem büyük zarar görecek. Bu durum tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit eder” ifadelerini kullandı.

Patlayıcı kullanımının da ayrı bir risk oluşturduğunu dile getirdi.

“20 Nisan'da Sahada Olacağız"

Projeye karşı açılan davalara değinen Süllü, bölge halkının tepkisine dikkat çekerek, “Yöre halkı, belediyeler ve meslek odaları bu projeye karşı dava açtı. 20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Biz de orada olacağız ve direnişimizi sürdüreceğiz” dedi.

Projede yer alan şirketlere ilişkin de konuşan Süllü, “Karşımızda Cengiz Holding gibi büyük bir yapı olunca endişelerimiz artıyor” şeklinde konuştu.

İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Süllü, “SSR Mining’in hisselerini Cengiz Holding’e devretmesiyle birlikte bölgede yeni bir sürecin başlayacağı ifade ediliyor” dedi.

“Emekçiler Mağdur Ediliyor"

Süllü, madencilik faaliyetlerinin yalnızca doğayı değil, çalışanları da olumsuz etkilediğini belirterek, “Vahşi madencilik anlayışının arkasında şirketleri kayıran politikalar bulunuyor. Emekçiler mağdur ediliyor, işçiler haklarını aramak için Ankara’ya gitmek zorunda kalıyor” diye konuştu.

Sözlerini mücadele vurgusuyla tamamlayan Süllü, “Bu sadece Eskişehir’in sorunu değil. Bu bir kader değildir. Doğayı, emeği ve insanı yok sayan anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.