Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Milli Savunma Politikaları Paneli” için Eskişehir’e geldi.
EBB Taşbaşı Kırmızı Salon’da gerçekleştirilen panele, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ile çok sayıda parti üyeleri katılım sağladı.
“Adalet Yoksa Güvenlik de Yoktur”
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, partisinin güvenlik anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güvenliğin yalnızca askeri veya sınır politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yalaz, güvenliğin toplumsal refah, hukuk ve demokrasiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
CHP’nin güvenlik anlayışının özgürlük ve demokrasiyle birlikte değerlendirildiğini belirten Yalaz, güvenliğin baskı politikalarıyla sağlanamayacağını ifade ederek “Biz güvenliği özgürlükten koparamayız, adaletten ayıramayız. Hukukun olmadığı yerde güvenlik değil, yalnızca keyfiyet vardır. Adalet yoksa güvenlik yoktur; demokrasi yoksa huzur da yoktur” diye konuştu.
“Güvenlik Demokratik Yönetimle Kalıcı Olur”
CHP’nin güvenlik yaklaşımının temelinde demokratik, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışı bulunduğunu söyleyen Yalaz, hedeflerinin vatandaşın devletten korkmadığı bir Türkiye olduğunu ifade etti.
“Türk Silahlı Kuvvetleri Siyaset Üstü Olmalıdır”
Eskişehir’de düzenlenen Milli Savunma Politikaları Paneli’nde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, milli güvenlik, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı ve savunma politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bağcıoğlu, milli güvenlik konularının hassasiyetine dikkat çekerek değerlendirmelerin sağduyulu yapılması gerektiğini söyledi.
“15 Temmuz Sonrası TSK Değişti”
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında önemli yapısal değişikliklerden geçtiğini ifade eden Bağcıoğlu, geçmiş dönem ile bugünkü yapı arasında ciddi farklar bulunduğunu söyleyerek “15 Temmuz’dan sonra yapılan yapısal değişikliklerle Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı yapısı kökten değişti. 10–15 yıl önceki dönemle bugün arasında ciddi fark var” ifadelerini kullandı.
Bağcıoğlu, kendisinin de darbe girişiminden üç gün sonra Deniz Kuvvetleri Karargâhı’nda göreve başladığını belirterek süreci yakından takip ettiğini dile getirdi.
“TSK Siyaset Dışı Tutulmalıdır”
Konuşmasında parti programındaki temel başlıklara değinen Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyasetin dışında kalmasının öncelikli hedef olduğunu vurgulayarak “Türk Silahlı Kuvvetlerini siyaset dışı tutmak birinci önceliktir. TSK, şehit aileleri, gaziler, savunma sanayii ve Atatürk siyaset üstüdür” dedi.
TSK’nın caydırıcılık kapasitesinin korunarak geliştirilmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, personel yönetiminde liyakat ve objektif kriterlerin esas alınacağını söyledi.
Şehit Aileleri ve Gaziler için Düzenleme Çağrısı
Şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Bağcıoğlu, bu alanda hazırlanan kanun tekliflerinin Meclis’te beklediğini söyledi. Bağcıoğlu, “Şehitler Türk milletinin toprak altındaki ulu kökleri, gaziler ise yaşayan anıtlardır. Onların haklarının iyileştirilmesi temel sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.
“Savunma Sanayi Daha İleri Gidecek”
Savunma sanayine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağcıoğlu, CHP iktidarında sektörün gerilemeyeceğini ifade ederek “Cumhuriyet Halk Partisi geldiğinde savunma sanayi duracak şeklindeki söylemler doğru değildir. Savunma sanayi daha da ileri gidecek” dedi.
Projelerde şeffaflık, denetlenebilirlik ve liyakat esasının güçlendirileceğini belirten Bağcıoğlu, siyasi referansın proje yönetiminde belirleyici olmaması gerektiğini söyledi.
Bağcıoğlu konuşmasını, milli güvenlik politikalarının demokratik denetim, kurumsal liyakat ve toplumsal mutabakat temelinde şekillenmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı.
Panel, soru-cevap kısmının ardından sona erdi.