Nilüfer Belediyesi, sürdürülebilirlik alanında yürüttüğü yenilikçi çalışmalarıyla ulusal çapta iki prestijli ödüle birden uzandı. Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Sürdürülebilir İş Ödülleri'nde belediye, hem doğa temelli kırsal kalkınma modeliyle hem de tekstil atıklarını sosyal faydaya dönüştüren döngüsel ekonomi projesiyle jürinin takdirini kazandı. İstanbul'da düzenlenen törende teslim alınan ödüller, belediyenin kaynak yönetimi ve toplumsal dayanışma konusundaki başarısını tescilledi.
Kırsal arazilerde çok katmanlı üretim modeli
Biyoçeşitlilik kategorisinde ödüle layık görülen Gelir Getiren Ormanlar projesi, tarıma elverişsiz kamu arazilerini verimli birer üretim merkezine dönüştürmeyi amaçlıyor. Güngören ve Unçukuru mahallelerinde başlatılan çalışmalarda, kestane, ıhlamur ve kızılcık gibi yangına dirençli ağaçların alt kısımları tıbbi ve aromatik bitkilerle değerlendiriliyor. Toplamda 42 dekarlık bir alana yayılan bu model, yılda yaklaşık 15 ton karbon salımını engelleyerek çevresel bir katkı sunarken, kadın kooperatifleri aracılığıyla kırsal kesim için sürdürülebilir bir gelir kapısı oluşturuyor.
Tekstil atıkları sosyal hizmete dönüşüyor
Döngüsel Ekonomi Dönüşümü kategorisinde ödül getiren Giymiyorsanız Giydirin projesi ise atık yönetimini toplumsal dayanışma ile birleştiriyor. İlçe genelindeki 500 tekstil kumbarası aracılığıyla toplanan giysiler, ihtiyaç sahiplerine ve öğrencilere ulaştırılıyor.
Kullanılamayacak durumdaki tekstil ürünleri ise geri dönüşüm süreçlerine dahil edilerek ekonomik bir değere dönüştürülüyor. Bu sistemden elde edilen gelirle bugüne kadar 247 tıbbi cihaz temin edilirken, ilçeye tam donanımlı bir kreş binası daha kazandırıldı.
Başkan Özdemir: Kaynaklarımızı hemşehrilerimiz için kullanıyoruz
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazanılan ödüllerin sahada yürütülen çalışmaların bir yansıması olduğunu vurguladı. Özdemir, atıl arazilerin kadın emeğiyle canlandırılmasının ve tekstil atıklarından elde edilen gelirle kreş ile tıbbi cihaz gibi temel ihtiyaçların karşılanmasının, belediyenin kaynakları doğru yönetme vizyonunun bir parçası olduğunu belirtti. Bu modelin sadece çevresel değil, aynı zamanda doğrudan vatandaşın yaşam kalitesine dokunan bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti.