Muş'un yüksek rakımlı bölgelerinde yürütülen uzun soluklu bilimsel araştırmalar, Türkiye'nin bitki çeşitliliğine dair yeni bir keşfi gün yüzüne çıkardı. Bitlis Eren Üniversitesi'nden Prof.
Dr. Murat Kürşat ve ekibinin Kurtik Dağı'nda gerçekleştirdiği üç yıllık arazi çalışmaları, daha önce tanımlanmamış bir bitki türünün varlığını kanıtladı.
Fritillaria damlana ismiyle literatüre giren ve halk arasında Muş Ters Lalesi olarak adlandırılan bu endemik tür, bölgenin biyolojik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Dünyada sadece Kurtik Dağı'nda yetişiyor
Yaklaşık 2 bin 550 metre ve üzerindeki yüksek rakımlarda yaşam alanı bulan Muş Ters Lalesi, mor renkli çiçekleri ve kendine has çan şeklindeki yapısıyla dikkat çekiyor. 2024 yılında fark edilen ve takip eden iki yıl boyunca vejetasyon dönemlerinde gözlemlenen bitki, yapılan moleküler ve palinolojik incelemeler sonucunda özgün bir tür olarak tescillendi.
Bu keşifle birlikte Türkiye'deki Fritillaria türlerinin sayısı 63'e ulaşırken, bitkinin bilimsel isminin Prof. Dr.
Murat Kürşat'ın eşi Damla Kürşat'a ithafen verildiği açıklandı.
Uluslararası literatürde yerini aldı
Keşif süreci ve bitkinin detaylı incelemeleri, uluslararası hakemli Phytotaxa dergisinin 17 Eylül 2026 tarihli sayısında yayımlanan makale ile bilim dünyasına duyuruldu. Prof.
Dr. Murat Kürşat, Mehmet Emin Güneş, Birol Başer, Gülden Koçak ve Yakup Yapar'ın imzasını taşıyan çalışma, Türkiye florasının belgelenmesi adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Araştırmacılar, bölgede üzerinde çalışılan başka bitki türlerinin de bulunduğunu ve bunların da yakın zamanda literatüre kazandırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Doğal yaşam alanı koruma altına alınmalı
Doğu Anadolu'nun doğal bir laboratuvar niteliğinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Kürşat, keşfedilen yeni türün geleceği konusunda uyarılarda bulundu. Kurtik Dağı'nın zirve kesimlerinde yetişen Muş Ters Lalesi'nin, bölgedeki yoğun hayvan otlatması ve genişleyen rüzgar enerjisi projeleri nedeniyle baskı altında olduğunu ifade eden Kürşat, türün neslinin devamı için acil bir koruma planı oluşturulması gerektiğini vurguladı.