Bursa'nın İznik ilçesinde son iki yıldır etkili olan yoğun yağışlar, bölgedeki dere yataklarının taşmasına ve barajların doluluk oranlarının artmasına neden oldu. Ancak bu yağışlı tabloya rağmen İznik Gölü'nde gözlemlenen su çekilmesi, bölge halkı arasında ciddi bir merak ve endişe konusu haline geldi. Çevredeki su kaynaklarının dolup taştığı bir dönemde göl seviyesinin düşmeye devam etmesi, vatandaşların suyun nereye gittiğine dair çeşitli teoriler üretmesine yol açıyor.
Vatandaşlar göl tabanında çatlak olup olmadığını sorguluyor
Bölgede uzun yıllardır turizm işletmeciliği yapan Bekir Uslu, yaşanan çelişkiye dikkat çekerek bilimsel bir açıklama beklediklerini ifade etti. Uslu, yıllardır kuru olan dere yataklarının bile taştığını, İstanbul ve Bursa'daki barajların dolduğunu ancak İznik Gölü'nün bu artıştan nasibini almadığını belirtti. Halk arasında gölün tabanında bir çatlak olabileceği ve suların yer altına sızdığı yönünde söylentiler dolaştığını aktaran Uslu, bu durumun net bir şekilde aydınlatılmasını istediklerini vurguladı.
Geçmişin hatıraları ve gelecek kaygısı
İznik Gölü'nün eski günlerini özlemle anan bölge sakinlerinden Esin Ören, gölün çocukluğundaki gibi olmadığını ve artık yüzülecek alan bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. Yağışların bolluğuna rağmen gölün neden dolmadığını anlamlandıramadıklarını belirten Ören, yetkililerden bu konuda tatmin edici bir açıklama beklediklerini ifade etti. Vatandaşların yaşadığı bu belirsizlik, gölün çevresindeki sosyal yaşamı ve turizm faaliyetlerini de olumsuz etkiliyor.
Bilimsel araştırma ihtiyacı öne çıkıyor
Vatandaşlar arasında konuşulan çatlak iddiasının henüz bilimsel bir temeli bulunmuyor. Uzmanlar, göldeki su kaybının nedenlerini anlamak için tarımsal sulama faaliyetleri, sanayi amaçlı yeraltı suyu kullanımı, gölü besleyen kaynakların durumu ve buharlaşma gibi faktörlerin kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Bölgenin ekolojik dengesi ve tarımsal geleceği için hayati öneme sahip olan İznik Gölü'ndeki bu durumun, spekülasyonlardan ziyade bilimsel verilere dayalı bir raporla açıklanması bekleniyor.