Olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama” suçundan resen soruşturma başlattı. Gelişmeler, sadece hukuki bir boyuta sınırlı kalmadı; hükümet cephesinden de üst düzey açıklamalar geldi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, toplumsal değerleri zedeleyen üslupların kabul edilemeyeceğini belirterek sürecin yakından takip edileceğini bildirdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de kullanılan ifadelere dair eleştirel bir tutum ortaya koydu.
Tepkilerin artması üzerine Rahmi Koç yazılı bir açıklama yayınladı. Fıkranın herhangi bir kesimi incitme kastı taşımadığını belirten Koç, yaşanan rahatsızlıktan dolayı üzüntü duyduğunu ve ilgili tüm kesimlerden özür dilediğini ifade etti.
Siyasi cepheden dikkat çeken bir tepki de AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Şahin Kilerci’den geldi. Kilerci, “Kürt bir kadın olarak, tüm kadınlarımıza gösterilen saygısızlığı kınıyoruz” diyerek olaya ilişkin görüşünü paylaştı.
Tüm bu gelişmelerin ardından olay, kamusal alanda kullanılan dilin sınırları konusunda Türkiye’de önemli bir tartışmayı alevlendirdi.