Kararın ardından gözler Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) uygulayacağı akademik ve idari modele çevrilirken, üniversitenin mevcut fiziki yapısının geleceği konusunda da çeşitli değerlendirmeler yapılmaya başlandı.
YÖK TARAFINDAN UYGULANAN SİSTEMİN GENEL ÇERÇEVESİ
YÖK mevzuatına göre faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinde öğrencilerin eğitim haklarının korunması temel öncelik olarak kabul ediliyor.
Bu kapsamda öğrencilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla eğitim süreçlerinin farklı devlet üniversiteleri veya garantör üniversite sistemi üzerinden sürdürülmesi planlanıyor. Akademik kayıtlar, ders içerikleri ve kredi sistemleri de yeni yapı doğrultusunda yeniden düzenlenebiliyor.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK? GARANTÖR DEVLET ÜNİVERSİTESİ MODELİ
YÖK tarafından uygulanan sistemde süreç genellikle “Garantör Devlet Üniversitesi” modeli üzerinden yürütülüyor.
Bu modelde faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitesindeki öğrencilerin eğitim haklarının korunması amaçlanırken, akademik faaliyetlerin başka bir devlet üniversitesi koordinasyonunda devam ettirilmesi sağlanıyor.
Garantör üniversite sistemi sayesinde öğrencilerin kayıt, sınav, ders ve mezuniyet işlemlerinin kesintiye uğramadan sürdürülmesi hedefleniyor.
GARANTÖR ÜNİVERSİTE DEVREYE GİRECEK
Garantör üniversite, faaliyetleri sona eren vakıf üniversitesindeki öğrencilerin eğitim süreçlerini devralan devlet üniversitesi olarak tanımlanıyor.
Bu üniversite, öğrencilerin akademik uyum süreçlerini koordine ederken aynı zamanda ders programları ve müfredat eşleştirmelerini de yürütüyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi için hangi üniversitenin resmi olarak garantör üniversite olacağı konusunda ise henüz kesinleşmiş resmi bir açıklama bulunmuyor.
ÖĞRENCİLERİN DEVLET ÜNİVERSİTESİNE AKTARILMASI
Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerindeki öğrenciler, belirlenen sistem çerçevesinde farklı devlet üniversitelerine yönlendirilebiliyor.
Bu süreçte öğrencilerin mevcut bölümleri, kredi sistemleri, akademik kazanımları ve müfredat uyumluluğu dikkate alınarak planlama yapılıyor.
Amaç, öğrencilerin eğitim hayatının kesintiye uğramadan devam etmesini sağlamak olarak gösteriliyor.
ÜÇÜNCÜ ÜNİVERSİTE SEÇENEĞİ
Garantör üniversitenin kapasitesinin yetersiz kalması durumunda YÖK tarafından başka devlet üniversiteleri de sürece dahil edilebiliyor.
Bu uygulama yükseköğretim sisteminde zaman zaman “üçüncü üniversite modeli” olarak ifade ediliyor. Böylece öğrenci yoğunluğu ve akademik kapasite dengesi korunmaya çalışılıyor.
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ NE OLARAK KULLANILACAK?
İstanbul Bilgi Üniversitesi kampüslerinin geleceğiyle ilgili şu an için resmi makamlar tarafından yapılmış net bir açıklama bulunmuyor.
Kampüslerin eğitim faaliyetleri için farklı bir üniversiteye tahsis edilmesi, kamu kullanımına açılması ya da yeni bir akademik yapılanma kapsamında değerlendirilmesi gibi ihtimaller kamuoyunda tartışılıyor.
Ancak mevcut aşamada üniversite yerleşkelerinin hangi amaçla kullanılacağına ilişkin kesinleşmiş resmi karar paylaşılmış değil.
RESMİ AÇIKLAMA VE SÜRECİN BELİRSİZ NOKTALARI
Şu an itibarıyla öğrencilerin hangi üniversitelere yerleştirileceği, akademik personelin durumu ve kampüslerin geleceği konusunda tüm ayrıntılar netleşmiş değil.
Sürecin ilerleyen aşamalarında YÖK ve ilgili devlet kurumları tarafından yeni açıklamalar yapılması bekleniyor.