Kurban Bayramı yaklaşırken şehirlerin içinde o tanıdık telaş yeniden hissedilmeye başlıyor.
Marketlerdeki kalabalıklar, bayram alışverişleri, temizlenen evler, hazırlanan sofralar, yola çıkacak insanların heyecanı… Ama bütün bu telaşın altında aslında çok eski ve çok güçlü bir duygu saklı: Birlik olabilmek. Çünkü Kurban Bayramı sadece bir bayram değildir. İnsanın vicdanını, merhametini, paylaşmayı ve hatırlamayı yeniden hissettiği özel bir zamandır.
Yıl boyunca hayatın hızına kapılıyoruz. Aynı evin içinde bile bazen birbirimize uzak kalıyoruz. Herkesin elinde bir telefon, zihninde başka düşünceler, yetişmesi gereken başka işler oluyor. Fakat bayram geldiğinde hayat sanki biraz yavaşlıyor. İnsan yeniden birbirinin gözünün içine bakıyor. Uzun zamandır aranılmayan insanlar aranıyor, kırgınlıklar küçülüyor, kapılar yeniden çalınıyor.
Belki de bayramın en güzel tarafı tam olarak burada saklıdır:
İnsana, insan olduğunu yeniden hatırlatmasında.
Bir büyüğün elini öperken hissedilen huzur,
Kapıda “Hoş geldiniz” diyerek karşılanan misafirler,
Mutfaktan gelen yemek kokuları,
Kalabalık sofralarda aynı anda yükselen kahkahalar,
Çocukların heyecanı, büyüklerin duaları…
Bütün bunlar bir geleneğin ötesinde aslında. Bunlar, insanın içini sıcak tutan değerlerdir.
Kurban Bayramı’nın en güzel yanlarından biri de paylaşmayı öğretmesidir. Sadece sofrayı değil; sevgiyi, zamanı, merhameti ve hatırlanmayı paylaşmayı… Çünkü bazı insanlar için bir kapının çalınması bile unutulmaz bir mutluluktur.
Belki bu bayram bir büyüğün gönlünü almak için fırsattır.
Belki uzun süredir konuşulmayan bir kardeşliği yeniden başlatmak için.
Belki de sadece içten edilen bir “İyi bayramlar” ile bir kalbe dokunabilmek için. Çünkü insan bazen en çok hatırlandığında mutlu olur.
Kalabalık sofraların ayrı bir ruhu vardır bayramlarda. Aynı masanın etrafında toplanan insanlar sadece yemek yemez; geçmişi konuşur, anıları paylaşır, özlem giderir. Bir annenin sessizce tabağa yemek eklemesi, bir babanın misafirle ilgilenmesi, çocukların evin içinde koşuşturması… Bunların hepsi yıllar sonra bile hafızada kalan o güzel ayrıntılardır.
Ve belki de bayramın gerçek anlamı tam olarak budur:
Birlikte olabilmek.
Aynı duaya “amin” diyebilmek.
Aynı sofrada huzuru hissedebilmek.
Bu Kurban Bayramı’nda;
Sofralar bereketle dolsun.
Evler huzurla çoğalsın.
Kırgınlıklar yerini sarılmalara bıraksın.
Çocuk kahkahaları hiç eksilmesin.
Ve herkes, hayatın bütün karmaşasına rağmen hâlâ güzel insanların ve güzel duyguların var olduğunu hissedebilsin. Çünkü bazı bayramlar geçer gider. Bazıları ise insanın kalbinde uzun süre yaşamaya devam eder.
İyi bayramlar.