Bir dönem Avrupa devlerine diz çöktüren, ancak mali krizlerin pençesinde amatör kümeye kadar gerileyen Eskişehirspor, 2026 yılında küllerinden doğuyor. "Kırmızı Şimşekler" için artık yas dönemi bitti, yükseliş devri başladı.
Maziden Gelen Güç: Sevilla'yı Titreten Ruh
Eskişehirspor denince akla sadece bir futbol takımı gelmez; bir başkaldırı gelir. 1970’te Sevilla’yı kupanın dışına iten o "Siyah-Kırmızı" ruh, bugün 3. Lig arenalarında yeniden vücut buluyor. Amigo Orhan’ın mirası olan o eşsiz tribün kültürü, en karanlık günlerde bile takımı terk etmedi. Amatör ligde 20 bin kişiye oynayan bu camia, aslında hiçbir zaman "küçük" olmadığını kanıtladı.
Amatörün Çukurundan Profesyonel Arenaya
Geçtiğimiz sezon Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) sergilenen dominant futbol, şehri tekrar ayağa kaldırdı. Yönetimin mali disiplini sağlaması ve transfer engelinin kalıcı olarak çözülmesiyle birlikte, Eskişehirspor bu sezon TFF 3. Lig’de "şampiyonluğun en doğal adayı" konumunda.
SAHADAKİ RÖNTGEN: 2026 MODEL ESKİŞEHİRSPOR
Bugün gelinen noktada kulüp, sadece geçmişiyle değil, modern futbol yatırımlarıyla da dikkat çekiyor.
Gençlik Aşısı: Altyapıdan yetişen "Eskişehir çocukları", tecrübeli isimlerle harmanlandı. Takım, ligin en çok koşan ve en az gol yiyen ekibi konumunda.
Stratejik Hamle: Teknik direktör Hakan Şapçı yönetiminde uygulanan 4-2-3-1 sistemi, özellikle iç saha maçlarında rakipleri boğan bir pres futboluna dönüştü.