04 Ekim 2026, Pazar
Eskişehir Durum | Aktüel | Osmanlı'dan bugüne uzanan takunya ustalığı plastik terliklere karşı direniyor

Osmanlı'dan bugüne uzanan takunya ustalığı plastik terliklere karşı direniyor

İzmirli usta Nihat Yakın, geleneksel takunya zanaatını minyatür ve hediyelik eşya tasarımlarıyla modernize ederek unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirası yaşatmaya çalışıyor.

İzmirli usta Nihat Yakın, geleneksel takunya zanaatını minyatür ve hediyelik eşya tasarımlarıyla modernize ederek unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirası yaşatmaya çalışıyor.

Osmanlı'dan bugüne uzanan takunya ustalığı plastik terliklere karşı direniyor

Geleneksel zanaatların teknoloji ve seri üretim karşısında güç kaybettiği günümüzde, Osmanlı döneminden miras kalan takunya ustalığı da varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Bir zamanlar hamamların, camilerin ve bahçeli evlerin vazgeçilmezi olan bu sağlıklı ürün, plastik ve naylon terliklerin yaygınlaşmasıyla birlikte günlük kullanım alanından büyük ölçüde çekildi. İzmir'in Tire ilçesinde yaşayan Kültür ve Turizm Bakanlığı geleneksel el sanatçısı Nihat Yakın, bu kadim zanaatın son temsilcilerinden biri olarak kültürel mirası geleceğe taşımak için farklı yöntemler geliştiriyor.

Plastik ürünler geleneksel zanaatı gölgede bıraktı

Takunyanın sadece bir ayakkabı değil, aynı zamanda toplumsal bir dil olduğunu belirten Nihat Yakın, geçmişte renklerin ve motiflerin kişilerin durumunu yansıttığını ifade ediyor. Genç kızların canlı renkleri, yaşlıların ise daha koyu tonları tercih ettiği bu dönemde takunyalar, sosyal yaşamın önemli bir parçasıydı. Ancak plastik terliklerin hayatımıza girmesiyle birlikte, ıslak zeminlerdeki başarısı ve sağlık avantajlarıyla bilinen takunyalar, yerini seri üretim ürünlere bıraktı.

Geleneksel motifler hediyelik eşyaya dönüştü

Günlük kullanımın azalması üzerine üretim stratejisini değiştiren Yakın, takunyayı dekoratif bir objeye dönüştürerek yaşatmayı hedefliyor. Osmanlı dönemindeki gelin hamamı takunyalarından ilham alan usta, artık biblo, anahtarlık ve minyatür aksesuarlar üretiyor. Bu sayede geleneksel motifler, evlerin köşelerinde birer hatıra olarak yerini alırken, zanaatın kültürel kimliği de korunmuş oluyor.

Zanaatın geleceği için yeni çıraklar aranıyor

Mesleğinin yok olmaması için büyük bir özveriyle çalışan Nihat Yakın, zanaatını devredecek yeni yeteneklere her zaman kapısının açık olduğunu vurguluyor. Öğrenmenin yaşının olmadığını belirten Yakın, elinden geldiğince bu sanatı icra etmeye devam edeceğini ve gelecek kuşakların bu kültürel mirasa sahip çıkmasını umut ettiğini dile getiriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız