Hatay'ın Antakya ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Hacı Bayram Yıldız, ilerleyen yaşına rağmen sergilediği dinçlikle çevresindekilerin dikkatini çekiyor. Yaklaşık 35 yıldır ulaşımını tamamen bisikletle sağlayan Yıldız, günlük rutininde camiye gitmekten işlerine yetişmeye kadar her yere kendi gücüyle ulaşıyor. Mazot veya gaz gibi yakıt masraflarına ihtiyaç duymadan, pedal çevirerek yaşamını sürdüren Yıldız, bu alışkanlığının hem bütçesine katkı sağladığını hem de sağlığının temel kaynağı olduğunu belirtiyor.
Kızının ilk maaşıyla başlayan bisiklet tutkusu
Hacı Bayram Yıldız'ın bisikletle olan bağı, kızının okulunu bitirip aldığı ilk maaşıyla kendisine bir bisiklet hediye etmesiyle başlamış. Yıllar içinde bu bisikletin eskimesine rağmen, kızı emekli olduğunda babasına yeni bir bisiklet alarak bu geleneği sürdürmüş.
Yıldız, geçmişte taksi kullandığını ancak yakıt masrafları ve kaza riskleri nedeniyle bisikleti tercih ettiğini ifade ediyor. Bugün hala su tesisatçılığı gibi işlerle uğraşan Yıldız, bisikleti sayesinde hem işlerine yetişiyor hem de fiziksel olarak aktif kalmayı başarıyor.
Günlük 20 kilometrelik aktif yaşam
Günlük yaşamında bisikletle katettiği mesafe bazen 20 kilometreyi bulan Yıldız, sadece camiye gidip gelmenin bile günlük 6 kilometrelik bir hareket sağladığını belirtiyor. Antakya'nın farklı noktalarına, hatta üniversite bölgesine kadar bisikletle ulaşım sağlayan yaşlı adam, çevresindekilerin kendisine neden bu kadar genç göründüğünü sorduğunda cevabı her zaman bisiklet oluyor. Yıldız, sağlığını ve diriliğini düzenli pedal çevirmeye borçlu olduğunu vurguluyor.
100 yaş hedefine pedal çevirerek ilerliyor
Yaşıtlarının kendisine yönelik yaptığı esprili yorumlara yine esprili bir dille karşılık veren Hacı Bayram Yıldız, 100 yaşını görmeden hayatını kaybetmeyeceğini söylüyor. Annesinin 104 yaşında vefat ettiğini hatırlatan Yıldız, yaşam enerjisini bisiklet sürmeye ve hareketli kalmaya bağlıyor. 85 yaşında olmasına rağmen hala inşaat işlerine giden ve tesisat tamiri yapan Yıldız, bisikletin sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda yaşam kalitesini artıran bir yaşam biçimi olduğunu kanıtlıyor.