Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Platformu (AHPADİ) Başkanı Av. Mehmet Ektaş, sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Ektaş, uygulamanın anayasal haklara, kamu yararına ve toplumsal menfaatlere aykırı olduğunu savunarak kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.
Ektaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri arasında halkçılık ve devletçilik anlayışının bulunduğunu belirterek, geçmiş dönemde tarım ve sanayide elde edilen kalkınma hamlelerinin devletin ekonomide etkin rol alması sayesinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Sonraki süreçte uygulanan liberal politikaların ise Türkiye’yi üretimden uzaklaştırdığını savundu.
Ektaş, “Üreten toplumdan tüketen topluma, ihraç eden ülkeden ithal eden ülkeye dönüştük. Gelir dağılımında adaletsizlik arttı, ekonomik dengeler bozuldu” dedi.
“Özelleştirme Acımasızca Kullanıldı”
Özelleştirme politikalarının yıllardır yaygın şekilde uygulandığını öne süren Ektaş, kamuya ait çok sayıda kurum ve taşınmazın elden çıkarıldığını söyledi.
Ektaş, “Önce fabrikalar satıldı, ardından petrol rafinerileri. Yetmedi, yollar paralı hale getirildi, köprüler satıldı. Maden işletmelerine, ormanlara kadar birçok değer özelleştirme kapsamına alındı. Şimdi ise şehirlerimizin merkezinde kalan çok kıymetli sağlık alanları satışa çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.
Son dönemde farklı illerde çok sayıda taşınmazın satış listesine alındığını ifade eden Ektaş, Eskişehir’in de bu süreçten etkilendiğini belirtti.
“Sağlık Hakkı En Temel Anayasal Haklardan Biridir”
Sağlık hizmetlerine erişimin herkes için kolay ve ücretsiz olması gerektiğini vurgulayan Ektaş, mevcut sağlık politikalarını da eleştirdi.
Ektaş, “Sağlık hakkı en temel anayasal haklarımızdan biridir. Ancak önce aile hekimliği sistemiyle vatandaşların hastanelere erişimi zorlaştırıldı. Ardından şehir merkezlerindeki devlet hastaneleri kapatıldı, şehir dışına kurulan şehir hastaneleriyle ulaşım daha da güç hale geldi” dedi.
Özel hastanelerin yaygınlaşmasının da bu süreçte teşvik edildiğini savunan Ektaş, “Vatandaş kamu hastanesine ulaşmakta zorlanırken özel hastanelere yönelmek zorunda bırakıldı” diye konuştu.
“Halkın Bu Satışlardan Çıkarı Yok”
Kapatılan ya da yıkılan sağlık tesislerinin bulunduğu alanların yeniden sağlık yatırımlarında kullanılmasını beklediklerini ifade eden Ektaş, bu bölgelerin satışa çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Ektaş, “Kapattığı, yıktığı hastanelerin yerine yeni hastaneler yapılmasını beklerken bu alanların satışa çıkarıldığını öğreniyoruz. Bu alanlar sağlık hizmeti için kullanılsa bile paralı olacağından halkımızın hiçbir çıkarı olmayacaktır” dedi.
“Bugün Sağlık Alanları Satılırsa Yarın Okullar Satılır”
Açıklamasında eğitim alanlarına da dikkat çeken Ektaş, özelleştirme anlayışının devam etmesi halinde başka kamu varlıklarının da satışa konu olabileceğini söyledi.
Ektaş, “Eğer sağlık alanlarının satışını gerçekleştirirlerse, yarın okullarımızın ve okul arazilerimizin satılmayacağından da kuşkumuz yok” ifadelerini kullandı.
“Kamu Yararı Şartı Yok Sayılıyor”
Özelleştirmelerin anayasal dayanağı bulunsa da esas unsurun kamu yararı olduğunu vurgulayan Ektaş, satış kararlarında bu unsurun bulunmadığını öne sürdü.
Ektaş, “Kamu yararı sözle değil, somut, ölçülebilir ve denetlenebilir verilerle ortaya konulmalıdır. Bugün satış kapsamına alınan sağlık alanları için böyle bir savunma mümkün değildir. Bu satışların Türk milletine fayda sağlayacağı söylenemez” diye konuştu.
Bu tür uygulamaların vatandaşın sağlık hizmetine erişimini zorlaştıracağını ve ek maliyet oluşturacağını savunan Ektaş, kamusal hizmet anlayışına geri dönülmesi gerektiğini ifade etti.
Siyasetçilere Çağrı Yaptı
Açıklamasının sonunda Eskişehir’deki siyasi temsilcilere seslenen Ektaş, “Eskişehir’in AK Parti milletvekilleri ve teşkilat yöneticileri başta olmak üzere tüm siyasetçileri göreve davet ediyoruz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.