Bir şeylerin raydan çıktığını anlamak için artık büyük skandallara gerek yok. Bazen tek bir mesaj yeter.
“20 bin ver, iki gün şehir dışında takılalım.”
Cümle bu kadar net. Ne utanma var içinde, ne ima, ne de dolaylı bir dil. Pazarlık açık, duygu kapalı. Üstelik bu bir film sahnesi değil, hayatın içinden. Üstelik bunu anlatan da öyle “abartıyor” diyebileceğimiz biri değil. Hayat görmüş, bu şehirde tanınan bilinen işinde gücünde bir adam. Üstelik bekar. Yani mesele sadakat falan da değil.
Yemekte bunu ilk söylediğinde “şaka mı yapıyorsun?” demişim istemsizce..
“İnanmıyorsan mesajları göstereyim” dedi.
Hiçbir tanışıklıkları yok sosyal medyadan ekliler sadece..
Yani anlayacağınız mesele çok daha derin.
20 yaşındaki bir genç kızın, hayatı bu kadar kolay bir “alışverişe” çevirmesi… Ve daha da düşündürücüsü, bu teklifin bir karşılık bulacağını bilerek yazılması.
Çünkü biliyorlar.
Bir yerlerde birileri “tamam” diyor.
Başka bir kadından bir başka mesaj:
“Tablet alırsan hediye, seninle olurum.”
Hediye…
Bakın kelimenin seçimine.
Sanki bir jest, sanki masum bir karşılık. Oysa ortada çok net bir şey var “Değerin fiyatla ölçülmesi.”
Ve en acı tarafı şu; bu artık kimseye garip gelmiyor.
Eskiden böyle hikâyeler fısıltıyla anlatılırdı. Utanarak, çekinerek. Şimdi ekran görüntüsü alınıp gülünerek paylaşılıyor. Çünkü normalleşti.
Her şey gibi bu da normalleşti.
İlişkiler zaten bir süredir duygudan çok “fayda” üzerinden ilerliyordu. Kim ne kazandırır, kim ne sunar, kim ne verir…
Ama artık iş öyle bir noktaya geldi ki, insanlar duyguyu tamamen denklemden çıkardı.
Direkt fiyat yazıyorlar.
Peki suç kimde?
Sadece yazanlarda mı?
Yoksa bu teklifleri sessizce kabul edenlerde mi?
Çünkü arz varsa, talep de var.
Kimse kusura bakmasın…
Bir şeyin piyasası oluşuyorsa, orada sadece satan değil alan da sorumludur.
Ama asıl mesele şu;
Biz neyi kaybettik de bu kadar kolay satılabilir hale geldik?
Gençliğin heyecanını mı?
Aşkın saflığını mı?
Yoksa “değerli olmak” ile “değer biçmek” arasındaki farkı mı?
Valla bilemiyorum, gördüğüm mesajlara hayretle bakabiliyorum hala. Hep şaşırmıyoruz artık hiç bir şeye derken şaşıracak gündemler çıkıveriyor.
Şimdi dönüp kendimize dürüstçe soralım:
Biz gerçekten modern mi olduk…
Yoksa sadece duygularımızı daha pahalı bir ambalaja mı koyduk?
Yorum sizin…
Sevgilerimle..